Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi
DOĞAL VE KÜLTÜREL MİRAS SİT ALANI Arkeolojik Sit Alanı Doğal Sit Alanı Kentsel Sit Alanı Tarihsel Sit Alanı Kültürel Miras Destinasyonu Tabiatı Koruma Alanı Çevre Bilimleri Antalya Muğla
(Kaş, Seydikemer, Muğla, Antalya, 1990)
-
2026
Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi, Antalya ve Muğla illeri sınırlarında, Kaş ve Seydikemer ilçeleri çevresinde yer alan; kıyı, kumul, sulak alan, tarım, maki ve orman ekosistemlerinin yanı sıra arkeolojik ve kültürel değerleri bünyesinde barındıran korunan bir alandır. Bölge, 18 Ocak 1990 tarihli ve 90/77 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edilmiş, 25 Eylül 2020 tarihli ve 3018 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile sınırları yeniden düzenlenmiştir. Sınır revizyonu sonucunda bölgenin yüzölçümü yaklaşık 364,37 km² olarak belirlenmiştir. Güncel sınırlar, Patara Kumsalı ve Patara Antik Kenti çevresinin yanı sıra Eşen Çayı havzası ile çevresindeki kırsal alanların bir bölümünü kapsamaktadır.
Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi, kıyı ve kıyı gerisindeki karasal ekosistemlerin bir arada bulunduğu bir doğal alan niteliğindedir. Bölgenin doğal peyzajında Patara Kumsalı, hareketli ve sabit kumul alanları, Eşen Çayı, sulak alanlar, göl ve bataklık karakterindeki habitatlar, maki ve garig toplulukları ile tarım ve orman alanları bulunmaktadır. Kıyı kumulları ile sulak alanların yakın ilişkisi, farklı ekolojik süreçlerin aynı coğrafi bütünlük içerisinde gerçekleşmesine olanak sağlamaktadır.
Bölge, Antalya’nın Kaş ilçesi ile Muğla’nın Seydikemer ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Eşen Çayı, alanın hidrolojik ve jeomorfolojik yapısının şekillenmesinde belirleyici bir role sahiptir. Aynı zamanda akarsu, Antalya ve Muğla illeri arasındaki doğal sınırın oluşumunda etkili olan coğrafi unsurlardan biridir. Antalya kesiminde Ova, Kınık, Yeşilköy, Gelemiş, Çayköy ve Üzümlü; Muğla kesiminde ise Kumluova, Karadere ve Karaköy yerleşimleri koruma alanı içerisinde veya çevresinde yer almaktadır. Bölgenin güneyinde Akdeniz, kuzeyinde ise Batı Toroslar’ın uzantıları ve bu dağlık alanların eteklerindeki kırsal kesimler bulunmaktadır.
Patara Kumsalı, Eşen Çayı’nın denize ulaştığı kesimin doğusunda gelişen geniş kıyı sisteminin temel unsurlarından biridir. Kumsalın oluşumunda Eşen Çayı tarafından taşınan alüvyonların kıyıda birikmesi ve denizel süreçler tarafından yeniden düzenlenmesi etkili olmuştur. Rüzgârların kıyıdan karaya doğru taşıdığı kumların birikmesiyle kumsalın gerisinde hareketli ve sabit kumul sistemleri gelişmiştir. Yaklaşık 18 kilometre uzunluğundaki Patara Kumsalı, bölgenin başlıca jeomorfolojik ve peyzaj unsurlarından birini oluşturmaktadır.
Patara çevresindeki alüvyal düzlüklerin oluşumunda Eşen Çayı’nın taşıdığı sedimentlerin birikimi belirleyici olmuştur. Akarsuyun taşıdığı malzemenin kıyıda birikmesi ve dalga, akıntı ve rüzgâr faaliyetleriyle yeniden dağıtılması sonucunda kumsal ve kumul sistemleri meydana gelmiştir. Bu süreçler, Patara kıyısının dinamik bir jeomorfolojik yapıya sahip olmasına neden olmaktadır.
Kıyı gerisindeki alüvyal düzlüklerde yer altı su seviyesinin yüzeye yaklaştığı alanlar bulunmaktadır. Gelemiş Gölü (Ova Gölü) ve çevresindeki sulak alanlar, kıyı ile kara arasındaki hidrolojik ilişkinin görülebildiği başlıca alanlardandır. Yükselti, toprak ve su koşullarındaki farklılıklar, bölge içerisindeki habitat ve bitki topluluklarının çeşitlenmesinde etkili olmaktadır.
Eşen Çayı, Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi’nin başlıca hidrolojik unsurudur. Akarsuyun taşıdığı sedimentler, kıyı oluşum süreçlerine katkıda bulunmasının yanı sıra delta ve kıyı ekosistemlerinin sürekliliğinde de rol oynamaktadır. Kıyı gerisinde bulunan sulak ve bataklık alanlar ise yüzey ve yer altı suları arasındaki hidrolojik ilişkilerin oluşturduğu ekolojik sistemlerin parçalarını meydana getirmektedir.
Bölgenin farklı habitat tiplerine sahip olması, biyolojik çeşitliliğin yüksek olmasına katkı sağlamaktadır. 2019 yılında gerçekleştirilen biyolojik çeşitlilik araştırmaları ve önceki çalışmaların sonuçlarına göre bölgede 16’sı endemik olmak üzere 373 bitki türü tespit edilmiştir. Fauna açısından ise 21 iç su balığı, altı çift yaşamlı, 25 memeli, 23 sürüngen, 107 omurgasız ve 86 kuş türünün kaydedildiği bildirilmektedir. Bu tür çeşitliliği, kıyı, sulak alan, kumul, maki, tarım ve orman habitatlarının bir arada bulunmasıyla ilişkilendirilmektedir.
Kıyı ekosisteminin başlıca biyolojik unsurlarından biri deniz kaplumbağalarıdır. Patara Kumsalı, özellikle Caretta caretta (iribaş deniz kaplumbağası) için Akdeniz’deki önemli yuvalama alanlarından biridir. Bunun yanı sıra Chelonia mydas (yeşil deniz kaplumbağası) türünün de kumsalı yuvalama amacıyla kullandığı tespit edilmiştir. Kumsalda gerçekleştirilen uzun süreli izleme çalışmalarında yuva sayıları, yumurta miktarları, yavru çıkışları ve üreme başarısı gibi parametreler değerlendirilmiştir. Söz konusu çalışmalar, Patara Kumsalı’nın deniz kaplumbağalarının üreme alanlarının korunması açısından taşıdığı ekolojik değerin ortaya konulmasına katkı sağlamaktadır.
Kıyı kesiminde tuzcul otsu bitki toplulukları görülürken kıyıdan iç kesimlere doğru defne, akçakesme, mersin, kocayemiş ve yabani zeytin gibi türlerin oluşturduğu maki toplulukları yaygınlaşmaktadır. Bazı kesimlerde garig formasyonları da bulunmaktadır. Kumul, sulak alan, maki, tarım ve orman ekosistemlerinin aynı alan içerisinde birbirleriyle bağlantılı olması, bölgenin ekolojik yapısının temel özelliklerinden biridir.
Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi içerisinde yer alan Patara Antik Kenti, alanın başlıca arkeolojik ve kültürel miras unsurlarından biridir. Günümüzde Kaş ilçesine bağlı Gelemiş yerleşimi yakınında bulunan Patara, Likya bölgesinin önemli kentlerinden biri olup Likya Birliği’nin başkentliğini yapmıştır. Kentin gelişiminde, Xanthos Vadisi’nin Akdeniz’e açıldığı kesimde bulunan doğal limanın sağladığı ulaşım ve ticaret olanakları etkili olmuştur. Eşen Çayı’nın taşıdığı alüvyonların zaman içerisinde liman alanını doldurması, kentin denizle olan bağlantısını ve buna bağlı ekonomik faaliyetlerini etkilemiştir.
Patara’da 1988 yılında başlayan arkeolojik kazılar, yerleşimin tarihinin daha erken dönemlere uzandığını ortaya koymuştur. Kentte Likya, Roma ve Bizans dönemlerine tarihlenen çok sayıda mimari kalıntı ve arkeolojik buluntu bulunmaktadır. Meclis binası, tiyatro, hamamlar, nekropoller, deniz feneri ve diğer anıtsal yapılar kentin tarihî ve arkeolojik dokusunu oluşturan başlıca unsurlardır. Bu yönüyle Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi, doğal ve kültürel miras unsurlarının aynı coğrafi alan içerisinde birlikte bulunduğu korunan alanlardan biridir.
Bölgedeki yerleşimlerin ekonomik yapısında tarım faaliyetleri önemli bir yere sahiptir. Özellikle ova kesimlerinde örtü altı tarım ile sebze ve meyve üretimi gerçekleştirilmektedir. Turizm faaliyetleri ise özellikle kıyı ve antik kent çevresinde ekonomik yapının diğer önemli bileşenlerinden birini oluşturmaktadır.
Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde turizm faaliyetleri ağırlıklı olarak kıyı kullanımı ve kültürel miras alanlarının ziyareti çevresinde yoğunlaşmaktadır. Patara Kumsalı, uzunluğu ve doğal kıyı karakteri nedeniyle deniz turizmi ve günübirlik rekreasyon faaliyetlerinin başlıca kullanım alanlarından biridir. Kumsalın Patara Antik Kenti ile yakın coğrafi ilişkisi, bölgede doğal ve kültürel kaynakların birlikte değerlendirilmesine olanak sağlamaktadır.
Bölgedeki turizm faaliyetleri yalnızca deniz turizmiyle sınırlı olmayıp arkeolojik alan ziyareti, doğa gözlemciliği, yürüyüş ve ekoturizm gibi faaliyetleri de kapsamaktadır. Patara Antik Kenti’nin tarihî ve arkeolojik değerleri ile çevredeki kıyı ve doğal alanların bir arada bulunması, kültür ve doğa turizminin aynı destinasyon içerisinde gerçekleştirilebilmesine olanak vermektedir. Bölgenin Likya coğrafyasındaki konumu da kültür rotaları ve yürüyüş güzergâhları bakımından turistik kullanım potansiyelini artırmaktadır.
Patara’nın Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edilmesinin temel amacı, doğal, tarihî, kültürel ve arkeolojik değerlerin korunması, biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi ve doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımına yönelik planlama kararlarının oluşturulmasıdır. Alanın yönetiminde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesindeki Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kamu kurumları görev almaktadır. Arkeolojik alanların korunması ve bilimsel araştırmalarında ise Kültür ve Turizm Bakanlığı, ilgili koruma kurulları ve kazı bilim heyetleri sorumluluk üstlenmektedir.
2020 yılında gerçekleştirilen sınır revizyonunun ardından Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi için 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı hazırlanmış ve planın hedef yılı 2035 olarak belirlenmiştir. Planlama kararlarında doğal, tarihî, kültürel ve arkeolojik değerlerin korunması; ekolojik dengenin ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi; tarım alanları, sulak alanlar, ormanlar, su kaynakları ile flora ve faunanın korunarak kullanılması temel hedefler arasında yer almaktadır. Turizm alanları ve günübirlik tesis alanlarının kullanımına ilişkin kararlar da koruma-kullanma dengesi çerçevesinde düzenlenmiştir.
Deniz kaplumbağalarının korunmasına yönelik olarak Patara Kumsalı’nda uzun yıllardır izleme ve koruma çalışmaları gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmalar kapsamında yuvalama alanlarının belirlenmesi, yuvaların ve yavru çıkışlarının izlenmesi, kumsaldaki insan faaliyetlerinin düzenlenmesi ve ziyaretçilerin bilgilendirilmesi gibi uygulamalar yürütülmektedir.
Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde koruma açısından temel sorunlardan biri, doğal ve kültürel kaynakların korunması ile turizm, yerleşim ve tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan kullanım taleplerinin birlikte yönetilmesidir. Özellikle yaz döneminde kumsalın ziyaretçi yoğunluğunun artması, deniz kaplumbağalarının yuvalama faaliyetleri açısından çeşitli baskılar oluşturabilmektedir. Yapay aydınlatma, gürültü, yoğun insan hareketliliği, araç kullanımı ve kontrolsüz rekreasyon faaliyetleri, deniz kaplumbağalarının yuvalama davranışları ve yavruların denize ulaşma süreçleri üzerinde olumsuz etkilere yol açabilmektedir.
Tarımsal faaliyetlerin yoğunlaştığı alanlarda su kaynaklarının kullanımı, tarımsal girdiler ve yüzeysel veya yer altı suyu kalitesi de sulak alanların ekolojik bütünlüğü bakımından dikkate alınması gereken unsurlardır. Bunun yanında kumul sistemlerinin doğal hareketliliğine yapılan müdahaleler, kıyı alanlarındaki yapılaşma baskısı, kontrolsüz ziyaretçi kullanımı ve habitatların parçalanması, alanın ekolojik bütünlüğünü etkileyebilecek başlıca baskılar arasında değerlendirilmektedir.
Patara’da sürdürülebilir turizm yaklaşımının temelini, turizm faaliyetlerinin doğal ve kültürel kaynakların korunmasını gözeten bir planlama ve yönetim anlayışı içerisinde yürütülmesi oluşturmaktadır. Kumsalın deniz kaplumbağaları açısından taşıdığı ekolojik değer ile Patara Antik Kenti’nin arkeolojik niteliği birlikte değerlendirildiğinde, turizm faaliyetlerinin alanın koruma hedefleriyle uyumlu biçimde düzenlenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda ziyaretçi yönetimi, bilimsel izleme, çevre eğitimi, yerel paydaşların koruma süreçlerine katılımı ve düşük etkili turizm uygulamalarının geliştirilmesi, bölgedeki doğal ve kültürel değerlerin uzun vadeli korunmasına yönelik temel araçlar olarak değerlendirilebilir.
Referanslar
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (t.y.). Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi. Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü. Erişim tarihi: 15 Ağustos 2026; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (t.y.). Patara. Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü. Erişim tarihi: 15 Ağustos 2026; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (2022). Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi 1/25.000 Ölçekli Nazım İmar Planı – Plan Notları. Ankara: T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (2022). Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi 1/25.000 Ölçekli Nazım İmar Planı Araştırma ve Değerlendirme Raporu. Ankara: T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (2020). 2020 Yılı Muğla İli Çevre Durum Raporu. Muğla: T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (2018). Patara Kaplumbağa Korunması ve İzlenmesi Projesi. Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü. Erişim tarihi: 15 Ağustos 2026; Olgun, K., Bozkurt, E., Ceylan, S., Tural, M., Özcan, S., Karasüleymanoğlu, K. Ş. ve Geroğlu, Y. (2016). Nesting activity of sea turtles, Caretta caretta (Linnaeus, 1758) and Chelonia mydas (Linnaeus, 1758) (Reptilia, Cheloniidae), at Patara Beach (Antalya, Turkey) over four nesting seasons, Turkish Journal of Zoology, 40 (2): 215-222; İşkan, H. (2016). Likya Birliği ve Eyaleti Başkenti: Patara. İçinde; H. İşkan ve E. Dündar (Editörler), Lukka’dan Likya’ya (ss. 142-165). İstanbul: Yapı Kredi Yayınları; İşkan, H. (Editör) (2019). Patara: Kent, Liman, Kült. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları; Işık, F. ve İşkan, H. (Editörler) (2015). Patara VII.1: Kum’dan Kent’e Patara Kazılarının 25 Yılı / From Sand Into a City: 25 Years of Patara Excavations. İstanbul: Ege Yayınları; Şahin, S. ve Adak, M. (2007). Stadiasmus Patarensis: Itinera Romana Provinciae Lyciae. İstanbul: Ege Yayınları.
