Özel Çevre Korumu Bölgesi

Doğal Sit Alanı Kamu Yönetimi Tabiatı Koruma Alanı Çevre Bilimleri Muğla

Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKB), ülke ve dünya ölçeğinde ekolojik öneme sahip, çevresel bozulmaya karşı duyarlı kara ve su alanlarının doğal, kültürel ve peyzaj değerlerinin korunması ve sürdürülebilir kullanımının sağlanması amacıyla özel koruma esaslarına tabi tutulduğu alandır. Türkiye’de ÖÇKB kavramı; biyolojik çeşitlilik, doğal kaynaklar, ekosistemler, peyzaj değerleri ve kültürel kaynaklar bakımından önem taşıyan alanların korunmasına yönelik hukuki ve yönetsel bir statüyü ifade etmektedir. Bu statü, belirli bir tür veya doğal unsurun korunmasının yanı sıra ekosistem bütünlüğünün ve alanla ilişkili doğal ve kültürel değerlerin bir arada değerlendirilmesine dayanmaktadır.

Kavramın Türkçe karşılığı “Özel Çevre Koruma Bölgesi”, kısaltması ise “ÖÇKB”dir. İngilizce literatürde kavram, bağlama göre “Special Environmental Protection Area” veya “Specially Protected Area” şeklinde karşılanabilmektedir. Bununla birlikte “Specially Protected Area” ifadesi, özellikle Akdeniz’de Özel Koruma Alanları Protokolü (Specially Protected Areas and Biological Diversity Protocol-SPA/BD Protocol) kapsamında kullanılan uluslararası bir terimdir.

“Özel çevre koruma bölgesi” kavramı Türkçe kökenli bir tamlamadır. “Özel” belirli bir amaca yönelik farklılaştırılmış uygulamayı, “çevre” canlıların yaşamlarını sürdürdükleri doğal, fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel ortamı, “koruma” doğal ve kültürel değerlerin bozulmasını önlemeye yönelik uygulamaları, “bölge” ise belirli özellikler bakımından sınırlandırılmış coğrafi alanı ifade etmektedir. Kavramın Türkiye’deki hukuki kullanımı 1980’li yılların sonlarında kurumsal bir nitelik kazanmıştır.

Türkiye’de ÖÇKB statüsünün ilk uygulamaları 1988’de gerçekleştirilmiştir. Köyceğiz-Dalyan, Fethiye-Göcek ve Gökova’nın özel çevre koruma bölgesi olarak ilan edilmesiyle birlikte bu koruma statüsünün uygulama alanı oluşturulmuştur. 1989’da yürürlüğe giren 383 sayılı Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı Kurulmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ile Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur. Kuruma, özel çevre koruma bölgelerinde çevre değerlerinin korunması, çevre sorunlarının giderilmesi, koruma ve kullanma esaslarının belirlenmesi ile planlama çalışmalarının yürütülmesine ilişkin görevler verilmiştir.

ÖÇKB statüsünün temel hukuki dayanaklarından biri 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun dokuzuncu maddesidir. İlgili düzenleme uyarınca, ülke ve dünya ölçeğinde ekolojik önemi bulunan ve çevre kirliliği ile bozulmaya karşı duyarlı kara ve su alanlarının; biyolojik çeşitliliğin, doğal kaynakların ve bunlarla ilişkili kültürel kaynakların gelecek kuşaklara ulaştırılması amacıyla özel çevre koruma bölgesi olarak tespit ve ilan edilmesi mümkündür. Günümüzde ÖÇKB’lerin tespit ve ilanına ilişkin yetki Cumhurbaşkanına aittir.

ÖÇKB’lerin kapsamını biyolojik çeşitlilik, doğal kaynaklar, ekosistemler, kıyı ve deniz alanları, peyzaj özellikleri ile tarihî ve kültürel kaynaklar oluşturmaktadır. Bu alanlarda koruma ve kullanım kararları, alanın doğal ve kültürel özellikleri dikkate alınarak belirlenmektedir. ÖÇKB statüsü, alanın bütün insan faaliyetlerine kapatılmasını gerektirmemekte; gerçekleştirilecek faaliyetlerin alanın koruma amaçları ve ilgili mevzuat çerçevesinde yürütülmesini öngörmektedir. Bu kapsamda yerleşim, tarım, balıkçılık, turizm, rekreasyon ve diğer ekonomik faaliyetlere ilişkin kullanım koşulları alanın özelliklerine göre farklılık gösterebilmektedir.

ÖÇKB statüsü, millî park, tabiat parkı, tabiatı koruma alanı ve doğal sit gibi diğer koruma statülerinden hukuki ve yönetsel açıdan farklılık göstermektedir. Bununla birlikte aynı coğrafi alan içerisinde birden fazla koruma statüsünün bulunması mümkündür. Bu nedenle ÖÇKB sınırları içerisinde doğal sit, arkeolojik sit veya diğer koruma statülerine tabi alanlar yer alabilmektedir. Koruma statülerinin bir arada bulunması, alanların planlanması ve yönetiminde farklı mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesini gerektirmektedir.

ÖÇKB’lerin yönetimi; bilimsel araştırma, ekosistem ve biyolojik çeşitliliğin izlenmesi, koruma amaçlı planlama, alan kullanım kararlarının belirlenmesi, denetim ve koruma-kullanma dengesinin sağlanmasına yönelik uygulamaları kapsamaktadır. ÖÇKB’lerin tespit, tescil ve onayına ilişkin usul ve esaslar ilgili mevzuat kapsamında düzenlenmektedir. Alanların belirlenmesinde bilimsel ve teknik değerlendirmelerin yanı sıra ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri dikkate alınmakta ve ilan işlemi Cumhurbaşkanı kararıyla gerçekleştirilmektedir.

2026 yılı itibarıyla Türkiye’de 19 Özel Çevre Koruma Bölgesi bulunmaktadır. Bu alanlar Belek, Datça-Bozburun, Fethiye-Göcek, Foça, Gökova, Göksu Deltası, Gölbaşı, Ihlara, Kaş-Kekova, Köyceğiz-Dalyan, Pamukkale, Patara, Tuz Gölü, Uzungöl, Saros Körfezi, Finike Denizaltı Dağları, Salda Gölü, Karaburun-Ildır Körfezi ve Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgeleridir. ÖÇKB’lerin önemli bir bölümü kıyı ve deniz ekosistemlerini kapsamakla birlikte, göl, delta, sulak alan ve karasal ekosistem özellikleri taşıyan alanlar da bu statü kapsamında bulunmaktadır.

ÖÇKB sisteminin kapsamı zaman içerisinde Türkiye’nin farklı bölgelerine genişletilmiştir. İlk ilan edilen alanlar Köyceğiz-Dalyan, Fethiye-Göcek ve Gökova’dır. Daha sonraki dönemlerde farklı ekolojik ve kültürel özelliklere sahip alanlar da ÖÇKB olarak ilan edilmiştir. Salda Gölü ile Karaburun-Ildır Körfezi 2019’da, Marmara Denizi ve Adalar ise 2021’de ÖÇKB olarak ilan edilmiştir. Böylece ÖÇKB sistemi, kıyı ve deniz alanlarının yanı sıra farklı özelliklere sahip karasal ve sulak alanları da kapsayan bir koruma ağı niteliği kazanmıştır.

ÖÇKB’ler, sahip oldukları doğal ve kültürel kaynaklar nedeniyle turizm faaliyetleri bakımından da önem taşımaktadır. Fethiye-Göcek, Gökova, Datça-Bozburun, Köyceğiz-Dalyan, Kaş-Kekova, Patara ve Belek gibi ÖÇKB’ler; deniz turizmi, yat turizmi, doğa turizmi, ekoturizm, rekreasyon ve kültür turizmi faaliyetleriyle ilişkilendirilen alanlar arasında yer almaktadır. Bu alanlarda turizm faaliyetlerinin planlanması ve yürütülmesinde doğal kaynakların korunması, alanın ekolojik özellikleri ve kullanım yoğunluğu dikkate alınmaktadır.

ÖÇKB’lerde turizm faaliyetleri, koruma amaçları doğrultusunda belirlenen kullanım koşulları çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Özellikle kıyı ve deniz alanlarında turizm faaliyetlerinin ekosistemler, biyolojik çeşitlilik ve doğal kaynaklar üzerindeki etkilerinin izlenmesi, koruma-kullanma dengesinin sağlanması açısından önem taşımaktadır. Ziyaretçi yoğunluğu, kıyı kullanımı, yapılaşma, ulaşım, deniz araçlarının faaliyetleri ve diğer insan kaynaklı baskılar, alanların yönetiminde dikkate alınan başlıca unsurlar arasında bulunmaktadır.

ÖÇKB’lerde koruma ve kullanım kararlarının oluşturulmasında ekosistemlerin özellikleri, biyolojik çeşitlilik, doğal kaynakların kullanım biçimleri, yerleşim yapısı ve ekonomik faaliyetler birlikte değerlendirilmektedir. Bu kapsamda sürdürülebilir turizm, doğa turizmi ve rekreasyon faaliyetlerinin alanın koruma hedefleriyle uyumlu biçimde yürütülmesi, korunan alan yönetiminin temel unsurlarından biri olarak değerlendirilmektedir. Yerel yönetimler, ilgili kamu kurumları, bilimsel kuruluşlar ve yerel paydaşların alan yönetimine ilişkin süreçlerdeki rolleri de koruma politikalarının uygulanmasında önem taşımaktadır.

ÖÇKB sistemi, Türkiye’nin ulusal koruma mevzuatının yanı sıra Akdeniz’in deniz ve kıyı çevresinin korunmasına yönelik uluslararası düzenlemelerle de ilişkilidir. Türkiye’nin taraf olduğu Akdeniz’in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi (Barselona Sözleşmesi) ve bu sözleşme kapsamında kabul edilen Özel Koruma Alanları ve Biyolojik Çeşitlilik Protokolü, Akdeniz’de biyolojik çeşitliliğin ve özel koruma gerektiren alanların korunmasına yönelik uluslararası çerçeveyi oluşturmaktadır. Türkiye’deki ÖÇKB uygulamaları, özellikle kıyı ve deniz ekosistemlerinin korunması bakımından bu uluslararası koruma yaklaşımıyla bağlantılıdır.

Sonuç olarak Özel Çevre Koruma Bölgesi, doğal, kültürel ve peyzaj değerleri bakımından önem taşıyan ve çevresel bozulmaya karşı duyarlı alanların korunması amacıyla oluşturulan özel bir koruma statüsüdür. ÖÇKB uygulamalarında temel amaç, biyolojik çeşitliliğin ve doğal kaynakların korunması ile bu alanlarda gerçekleştirilen ekonomik ve sosyal faaliyetlerin ilgili koruma esasları doğrultusunda düzenlenmesidir. Turizm açısından ise ÖÇKB’ler, doğal ve kültürel kaynakların turizm çekiciliği oluşturduğu alanlarda koruma ve kullanım kararlarının birlikte ele alınmasını sağlayan önemli mekânsal ve yönetsel alanlar niteliğindedir.

Referanslar

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (t.y.). Korunan Alanlar – Özel Çevre Koruma Bölgeleri. T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (Erişim tarihi: 14.08.2026); Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (t.y.). ÖÇK Bölgeleri Harita. T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (Erişim tarihi: 14.08.2026); Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (t.y.). Özel Çevre Koruma. Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü (Erişim tarihi: 14.08.2026); Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (2025). Türkiye Çevre Durum Raporu 2025. Ankara: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı; Coşkun, B. ve Yıldırım, Ç. P. (2020). Özel Çevre Koruma Bölgelerinin Hukuki Zemini ve Bu Konudaki Son Dönem Gelişmeleri, Eurasian Education & Literature Journal: 53–67; Kaya, L. G., Aslan, F. ve Yılmaz, B. (2011). Muğla-Dalyan Turizminin Özel Çevre Koruma Bölgesi Üzerine Etkileri, İnönü Üniversitesi Sanat ve Tasarım Dergisi, 1(3): 255–266; Taşlıgil, N. (2008). Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi ve Turizm, Ege Coğrafya Dergisi, 17(1-2): 73–83; Türkiye Cumhuriyeti (1983). 2872 Sayılı Çevre Kanunu, Resmî Gazete, 11 Ağustos 1983, Sayı: 18132; Türkiye Cumhuriyeti (1989). 383 Sayılı Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı Kurulmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname, Resmî Gazete, 13 Kasım 1989, Sayı: 20341; Türkiye Cumhuriyeti (2012). Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik, Resmî Gazete, 19 Temmuz 2012, Sayı: 28358.