Yazılmayı Bekleyen Maddeler
Bilgi Grafları (Knowledge Graphs)
Varlıkları, bunların özelliklerini ve aralarındaki ilişkileri birbirine bağlayan yapılandırılmış bilgi gösterimi biçimi. Turizm uygulamalarında çekicilikleri, konaklama işletmelerini, restoranları ve hizmetleri ilişkilendirerek bilgilerin bütünleştirilmesini, anlamsal sorgulamayı ve çıkarım yapmayı destekleyebilir.
Ultrasonik İşleme (Ultrasonic Processing)
Gıdaların özelliklerini değiştirmek veya ekstraksiyon ve emülsifikasyon gibi işlemleri desteklemek amacıyla yüksek frekanslı akustik enerji kullanan işleme yaklaşımı. Etkisi çoğunlukla ısıdan ziyade, sıvılarda kabarcıkların oluşması ve çökmesi anlamına gelen kavitasyon yoluyla ortaya çıkar.
Yüksek Basınçla İşleme (High-Pressure Processing)
Yüksek sıcaklıklara duyulan gereksinimi sınırlayarak mikrobiyal etkinliği ve gıda yapısını değiştirmek amacıyla gıdaya yüksek ve büyük ölçüde eşit dağılan hidrostatik basınç uygulayan gıda işleme yöntemi. Elde edilen sonuçlar, ürünün özelliklerine ve işlem koşullarına bağlıdır.
Aquafaba
Başta nohut olmak üzere baklagillerin pişirilmesiyle elde edilen; köpük oluşturma, emülsiyon oluşturma ve kıvam artırma işlevleri sağlayabilen çözünmüş ve dağılmış bileşenler içeren sıvı. Mutfak araştırmalarında, belirli ürün formülasyonlarında yumurta yerine kullanımı incelenmektedir.
Teruar (Terroir)
Bir ürünün ayırt edici özelliklerini, üretildiği yer, çevresel koşullar ve üretim uygulamaları arasındaki etkileşimlerle ilişkilendiren kavram. Şarap üretiminde toprak, iklim, topografya ve biyolojik etmenleri kapsar; hukuki bir coğrafi işaretle aynı anlama gelmez.
Gıda Peyzajları (Foodscapes)
Gıdanın üretildiği, dağıtıldığı ve tüketildiği fiziksel ortamları, toplumsal ilişkileri ve kültürel anlamları kapsayan disiplinler arası kavram. Gıdayla ilişkili uygulamaların mekânları nasıl şekillendirdiğini ve insanların bu mekânları nasıl deneyimlediğini incelemeye olanak sağlar
Serbest Zaman Yoluyla Stresle Başa Çıkma (Leisure Coping)
Serbest zamanla ilişkili inançların, etkinliklerin ve sosyal kaynakların bireylerin stresle başa çıkmasına nasıl yardımcı olduğunu açıklayan araştırma kavramı. Geçici olarak dikkati başka yöne çevirme, duygu durumunu düzenleme ve başkalarıyla birlikte olma gibi yolları kapsar; etkileri kullanılan stratejilere ve bağlama göre değişir.
Yetişkinlerde Oyunbazlık (Adult Playfulness)
Bireyin karşılaştığı durumları eğlenme ve keşfetme fırsatları olarak görerek bunlara kendiliğinden ve içsel motivasyonla katılma eğilimini ifade eden psikolojik yatkınlık. Serbest zaman araştırmalarında bu eğilim, belirli bir oyundan veya bir etkinliğe geçici olarak yoğun biçimde dalma hâlinden ayrı ele alınmaktadır.
Hizmet İklimi (Service Climate)
İş yerindeki politikaların, uygulamaların, desteklerin ve ödüllerin yüksek kaliteli müşteri hizmetlerine ne ölçüde öncelik verdiğine ilişkin çalışanların ortak algılarını açıklayan örgütsel kavram. Çalışanların ve misafirlerin deneyimlediği hizmet ortamını şekillendirir.
Meşru Görülmeyen Görevler (Illegitimate Tasks)
Çalışanların, üstlendikleri role göre makul bulmadıkları veya tümüyle gereksiz gördükleri için uygunsuz olarak değerlendirdikleri görevleri açıklayan iş stresi kavramı. Bir görevin hukuka aykırı olup olmamasını değil, çalışan tarafından meşru kabul edilip edilmemesini konu alır
Bilgi Gizleme (Knowledge Hiding)
Bir kişinin, başka birinin talep ettiği bilgiyi kasıtlı olarak saklaması veya paylaşmaktan kaçınması biçimindeki örgütsel davranış. İlgili bilgiye sahip olmamaktan farklıdır. Konaklama araştırmalarında, iş yerindeki ilişkilerin bu davranışı nasıl etkilediği incelenmektedir.
Turizm Boykotları (Tourism Boycotts)
Siyasal, etik, toplumsal veya çevresel açıdan yanlış olduğu düşünülen uygulamalara karşı çıkmak amacıyla bir destinasyonu ziyaret etmekten ya da turizm hizmetlerini satın almaktan bilinçli olarak kaçınmayı içeren tüketici eylemi. Başkalarını da katılmaya çağıran kamuya açık boykot çağrılarıyla birlikte yürütülebilir
İntikam Seyahati (Revenge Travel)
Bireylerin ertelenmiş veya kısıtlanmış seyahatlerini, birikmiş seyahat arzularını gerçekleştirerek telafi etmeye yöneldiği, özellikle pandemi kısıtlamalarının ardından belirginleşen seyahat eğilimi. Daha sonra akademik araştırmalara konu olmuş olmakla birlikte, yeni ve yerleşik bir turizm kategorisi olarak değerlendirilmemektedir.
Seyahat Kıskançlığı (Travel Envy)
Başkalarının seyahat deneyimlerinin, çoğu zaman sosyal medya üzerinden yapılan karşılaştırmalar aracılığıyla uyandırdığı kıskançlığı açıklayan turizm psikolojisi kavramı. Bireyin seyahat etme veya belirli destinasyonları ziyaret etme isteğini etkileyebilir.
Turizm Dönüşüm Zekâsı (Tourism Transformation Intelligence)
Turizm sistemleri ve destinasyon yönetimi kapsamındaki dönüşümü anlamaya ve desteklemeye yönelik olarak önerilen kavramsal bir yaklaşım. İnsan Dönüşüm Zekâsı Sistemi’nin (Human Transformation Intelligence System—HUTIS) turizm alanındaki olası uygulamalarını, RADEM İnsan Dönüşümü ve Mükemmellik Enstitüsü (RADEM Institute for Human Transformation & Excellence—RIHTE) tarafından öngörülen araştırma, eğitim ve kapasite geliştirme faaliyetleriyle birlikte ele almaktadır. HUTIS bir dönüşüm sistemi olarak sunulurken RIHTE, insani ve örgütsel gelişimle ilgilenen kurumsal bir girişim niteliğindedir.
İnsan Odaklı Sürdürülebilir Turizm (Human-Centered Sustainable Tourism)
İnsani gelişimi ve refahı çevresel, toplumsal ve ekonomik sürdürülebilirlikle bütünleştiren bir turizm planlaması ve geliştirme yaklaşımı. Önerilen RADEM temelli uygulama, insanın dönüşüm kapasitesinin sürdürülebilir turizm planlamasına, yerel toplulukların katılımına ve kurumsal değişime nasıl katkı sağlayabileceğini incelemektedir.
Kimjang Geleneği (Kimjang)
Özellikle sonbahar hasadının ardından kimchinin topluca hazırlanmasını ve paylaşılmasını kapsayan geleneksel bir Kore uygulamasıdır. Sebzelerin korunmasını, mutfak bilgisinin aktarılması ve aileler ile topluluklar arasındaki iş birliğiyle birleştirir.
Kuru Dinlendirme (Dry Aging)
Ambalajlanmamış etin sıcaklık, nem ve hava akımının kontrol edildiği soğutulmuş koşullarda bekletilmesine dayanan yerleşik bir et olgunlaştırma işlemidir. Süreçte meydana gelen nem kaybı ve biyokimyasal değişimler, etin yumuşaklığını ve lezzetini etkiler.
Oleojelleşme (Oleogelation)
Sıvı yemeklik yağın jel oluşturan bir ağ içerisinde hareketsizleştirilerek yarı katı bir yapıya dönüştürüldüğü gıda yapılandırma tekniğidir. Gıdalarda dokunun tasarlanmasına ve geleneksel katı yağların bir bölümünün yerine kullanılabilecek yapıların geliştirilmesine olanak sağlar
Kokumi Etkisi (Kokumi)
Mevcut tat algılarını değiştiren maddelerin lezzetin dolgunluğunu, zenginliğini ve kalıcılığını artırmasını ifade eden duyusal bir kavramdır. Ek bir temel tat oluşturmak yerine, mevcut tatların algılanışını etkiler.
İstem Enjeksiyonu (Prompt Injection)
Bir yapay zekâ sistemini amaçlanan davranışından saptırmak için girdilere veya erişilen içeriklere kötü amaçlı talimatlar yerleştirilmesine dayanan bir güvenlik saldırısıdır. Turizm alanındaki bir sohbet robotuna ilişkin ön baskı çalışma, bu tür yönlendirmelere karşı savunma yöntemlerini incelemektedir.
Bilgi Erişimiyle Zenginleştirilmiş Üretim (Retrieval-Augmented Generation)
Haricî bir bilgi kaynağından ilgili içerikleri getirerek yanıt üretiminde bağlam olarak kullanan bir yapay zekâ mimarisidir. Turizm uygulamalarında destinasyon bilgileri kullanılarak yanıtların, modelin eğitim sırasında edindiği bilgilerin ötesindeki kaynaklara dayandırılması sağlanır
Boş Zaman Nostaljisi (Leisure Nostalgia)
Birey için kişisel anlam taşıyan geçmiş boş zaman etkinliklerine, ortamlara veya ilişkilere duyulan duygusal özlemdir. Rekreasyon, seyahat ve diğer keyifli uğraşlara ilişkin anılar aracılığıyla güncel aidiyet duygularını ve yaşam doyumunu şekillendirebilir
Boş Zamanda Sıkılma (Leisure Boredom)
Bireyin boş zamanı bulunmasına rağmen bu zamanı yeterince ilgi çekici, uyarıcı veya anlamlı bulmamasını açıklayan yerleşik bir psikolojik kavramdır. Etkinlik tercihleri ve etkinliklere katılım üzerinde etkili olabilir.
Hizmet Telafisi Paradoksu (Service Recovery Paradox)
Bir hizmet hatasının ardından son derece etkili bir telafi gerçekleştirildiğinde, müşterinin benzer koşullarda hatasız sunulan bir hizmete kıyasla daha yüksek memnuniyet bildirmesini ifade eden yerleşik bir olgudur. Bu durum belirli koşullara bağlı olarak ortaya çıkar.
Örgütsel İnsandışılaştırma (Organizational Dehumanization)
Çalışanların, işverenlerinin kendilerini örgütsel amaçlara ulaşmak için kullanılan, birbirinin yerine geçirilebilir araçlar olarak gördüğüne ve bireysellikleriyle insani gereksinimlerini dikkate almadığına ilişkin algılarını açıklayan yerleşik bir örgütsel kavramdır. Yakın tarihli otelcilik araştırmaları, bu algıyı hizmet robotlarının kullanıma alınmasıyla birlikte incelemektedir
İşe Gömülmüşlük (Job Embeddedness)
Çalışanları işlerinde tutan bağları açıklayan yerleşik bir örgütsel kavramdır. Başkalarıyla kurulan bağlantıları, iş yeri veya yaşanılan toplulukla algılanan uyumu ve işten ayrılma durumunda vazgeçilmesi gerekecek kazanımları kapsar.
Sessiz İstifa (Quiet Quitting)
Çalışanların işlerinden ayrılmadan katkılarını zorunlu görevlerle sınırlandırdığı ve gönüllü olarak gösterdikleri ek çabayı geri çektiği bir iş yeri davranışıdır. Çoğunlukla işin taleplerine karşı sınır koymanın bir yolu olarak ortaya çıkar
Canlı Rol Yapma Turizmi (Live Action Role-Play Tourism)
Ziyaretçilerin kurgusal senaryolar kapsamında karakterleri canlandırdığı; fiziksel mekânlar, kostümler, aksesuarlar ve diğer katılımcılarla etkileşimler aracılığıyla hikâye odaklı, katılımcıyı içine alan bir seyahat deneyimi oluşturduğu, gelişmekte olan bir turizm uygulamasıdır.
Eşiksellik Alanı (Limenscape)
Turizm deneyimlerini keşif, özgürlük, rutinden uzaklaşma, bireysel veya kolektif yönelim ve kişisel değişim boyutlarındaki süreklilikler üzerinden ele alan, öneri niteliğindeki bir araştırma çerçevesidir. Liminal ve liminoid deneyimleri birbirinden ayrı durumlar olarak değerlendirmek yerine, bu boyutlar üzerindeki farklı konumlarıyla açıklamayı amaçlar.
Federe Öğrenme (Federated Learning)
Katılımcıların modelleri kendi yerel verileriyle eğittiği ve ham verileri ortak bir yerde toplamak yerine model güncellemelerini paylaştığı yerleşik bir yapay zekâ eğitimi yaklaşımıdır. Turizm araştırmalarında kişiselleştirilmiş seyahat programlarının oluşturulmasına yönelik uygulamaları önerilmektedir; ancak bu öneriler, her koşulda mahremiyetin korunduğunu veya yaklaşımın sektörde yaygın biçimde benimsendiğini göstermemektedir.
Yüksek Nemli Ekstrüzyon (High-Moisture Extrusion)
Nem, ısı, basınç ve kesme kuvvetlerinin ardından kontrollü soğutma uygulanarak bitkisel proteinlerin ete benzeyen, belirli bir yönde uzanan lifli yapılara dönüştürüldüğü yerleşik bir işleme yöntemidir. Güncel araştırmalar, dokunun kontrol edilmesine ve kullanılan bileşenlerin getirdiği sınırlılıklara odaklanmaktadır.
Transglutaminaz (Transglutaminase)
Gıda hazırlamada proteinler arasında kovalent bağlar oluşturmak için kullanılan bir enzimdir. Malzemelerin birbirine bağlanmasını sağlar; yeniden yapılandırılmış gıdalarda ve alternatif protein formülasyonlarında doku, sertlik veya jel yapısının değiştirilmesine olanak tanır.
Küreleştirme (Spherification)
Sıvı malzemelerden yenilebilir küreler oluşturulmasını sağlayan yerleşik bir mutfak tekniğidir. Yaygın uygulamasında kalsiyum iyonları, damlacığın yüzeyindeki aljinatın jelleşmesini sağlayarak sıvı bir merkezin çevresinde ince bir zar oluşturur.
Mutfakta Kültürel Sahiplenme (Culinary Cultural Appropriation)
Toplumsal açıdan marjinalleştirilmiş bir grubun yemek geleneklerinin, daha güçlü aktörler tarafından uygun rıza alınmadan, kültürel kaynağı tanınmadan veya bağlamına saygı gösterilmeden alınmasını ya da yeniden sunulmasını ele alan yerleşik bir eleştirel kavramdır. Yalnızca mutfaklar arasındaki alışverişi veya farklı geleneklerin harmanlanmasını ifade etmez.
Duyusal Özgül Doygunluk (Sensory-Specific Satiety)
Belirli bir yiyeceğin tüketilmesiyle, o yiyecekten alınan hazzın tüketilmeyen yiyeceklere kıyasla azalmasını ifade eden yerleşik bir duyusal olgudur. Bireyin bir yemeğe ilgisini kaybederken farklı bir lezzeti hâlâ çekici bulabilmesini açıklamaya yardımcı olur.
Tadını Çıkarma (Savoring)
Olumlu duyguları sürdürmek veya güçlendirmek amacıyla keyifli deneyimlere bilinçli biçimde dikkat yöneltme ve bu deneyimlerin değerini takdir etme sürecidir. Pozitif psikolojide yerleşik olan bu kavram, boş zaman ve turizm araştırmalarında iyi oluşa katkıları bakımından incelenmektedir
Rekreasyon Çatışması (Recreation Conflict)
Bireyin rekreasyon amaçlarına ulaşmasının engellendiğini düşünmesi ve bu durumu diğer insanların davranışlarına veya varlığına bağlamasını açıklayan yerleşik bir kavramdır. Ortak kullanılan alanlara ilişkin farklı beklentileri bulunan etkinlik grupları arasındaki gerilimleri de kapsar.
Akış Deneyimi (Flow Experience)
Bireyin bir etkinliğe derinlemesine odaklandığı ve kendini bütünüyle etkinliğe verdiği yerleşik bir psikolojik durumdur. Genellikle algılanan zorluklarla kişisel becerilerin birbirine uygun olması, dikkatin yoğunlaşması ve zaman algısının değişmesiyle ilişkilidir. Rekreasyon araştırmalarında katılımın sürdürülmesiyle bağlantısı incelenmektedir
İş Yerinde Dışlanma (Workplace Ostracism)
Çalışanların meslektaşları veya yöneticileri tarafından görmezden gelinme, etkileşimlerin dışında bırakılma ya da toplumsal olarak dışlanma deneyimlerini açıklayan yerleşik bir örgütsel kavramdır. Olağan koşullarda iş yerindeki aidiyeti yansıtan konuşmalara veya etkileşimlere dâhil edilmemeyi kapsar.
Psikolojik Sözleşme İhlali (Psychological Contract Breach)
Çalışanın, istihdam ilişkisi kapsamında işverenine atfettiği sözlerin veya yükümlülüklerin yerine getirilmediğine ilişkin değerlendirmesini açıklayan yerleşik bir örgütsel kavramdır. Destek, gelişim olanakları veya adil davranılma konusundaki yazılı olmayan taahhütleri de kapsar
Müşteri Nezaketsizliği (Customer Incivility)
Müşterilerin çalışanlara yönelik, nezaket kurallarını ihlal eden düşük yoğunluklu kaba veya saygısız davranışlarını ifade eden yerleşik bir hizmet çalışmaları kavramıdır. Zarar verme niyetinin çoğunlukla belirsiz olduğu bu davranışlar, küçümseyici ifadeleri ve çalışanları görmezden gelmeyi kapsayabilir
Ahlaki Lisanslama (Moral Licensing)
Bireylerin geçmişteki olumlu davranışlarının veya kendilerine ilişkin olumlu ahlaki algılarının, sonrasında daha az etik tercihleri kabul edilebilir görmelerine yol açabildiği, bağlama bağlı ve yerleşik bir psikolojik mekanizmadır. Turizm araştırmalarında çevresel açıdan sorumlu tüketim davranışları üzerindeki rolü incelenmektedir.
Turizm Kaynaklı Soylulaştırma (Tourism Gentrification)
Turizmin etkisiyle bir mahallenin gayrimenkul piyasasında, işletme yapısında ve toplumsal bileşiminde meydana gelen değişimleri açıklayan yerleşik bir kavramdır. Mekânların giderek ziyaretçilere ve daha yüksek gelirli kullanıcılara hizmet etmesi, yerel halkın yerinden edilmesine veya yaşadığı yerde kalmasının güçleşmesine yol açabilir
Zirve-Son Kuralı (Peak–End Rule)
Bir deneyime ilişkin geriye dönük değerlendirmelerin, deneyimin bütün anlarından eşit ölçüde etkilenmek yerine, en yoğun anlarından ve son bölümünden orantısız biçimde etkilenmesini açıklayan, bağlama bağlı ve yerleşik bir eğilimdir. Turizm araştırmalarında bu örüntünün hangi koşullarda geçerli olduğu ve sınırları incelenmektedir
Deneyim Örnekleme Yöntemi (Experience Sampling Method)
Bireylerin gündelik yaşamlarındaki etkinlikleri, duyguları ve içinde bulundukları koşullar hakkında, deneyimin gerçekleştiği zamana yakın aralıklarla tekrarlanan bildirimler toplayan yerleşik bir araştırma yöntemidir. Boş zaman araştırmacılarının birey içi değişimleri incelemesine olanak tanırken, geçmiş deneyimlerin sonradan hatırlanmasına duyulan bağımlılığı azaltır.
Ohmik Isıtma (Ohmic Heating)
Elektrik akımının gıdanın içinden geçirilmesi ve gıdanın elektriksel direnci aracılığıyla kendi içinde ısı üretilmesine dayanan yerleşik bir gıda işleme yöntemidir. Yöntemin performansı, elektriksel iletkenlik ve ürün bileşimi gibi etkenlere bağlıdır.
Nişasta Retrogradasyonu (Starch Retrogradation)
Nişasta zincirlerinin jelatinizasyonun ardından, özellikle soğutma ve depolama sırasında yeniden birleşerek daha düzenli yapılar oluşturduğu yerleşik bir süreçtir. Ekmeğin sertleşmesi ve jellerin katılaşması gibi dokusal değişimlere katkıda bulunur.
Maillard Tepkimesi (Maillard Reaction)
İndirgen şekerlerle amino grupları arasında gerçekleşen, pişmiş gıdalardaki kahverengi renklerin ve karmaşık aromaların önemli bir bölümünü oluşturan, enzimatik olmayan tepkimeler bütünüdür. Tepkimelerin ilerleyişi sıcaklık, nem ve pH gibi koşullara bağlıdır.
Gastronomik Milliyetçilik (Gastronationalism)
Yemek geleneklerinin, gıda ürünlerinin ve mutfak mirasına ilişkin sahiplik iddialarının ulusal kimliği ve aidiyet sınırlarını oluşturmak veya savunmak amacıyla kullanılmasını açıklayan yerleşik bir eleştirel kavramdır. Bir yiyeceğin hangi ulusun mutfağını temsil ettiğine ilişkin anlaşmazlıkları da kapsar
Dijital Dürtme (Digital Nudging)
Mevcut seçenekleri ve seçme özgürlüğünü koruyarak kararları etkilemek amacıyla dijital seçim ortamlarının düzenlenmesine dayanan yerleşik bir tasarım yaklaşımıdır. Turizm araştırmalarında, öneri sistemlerinin arayüzlerinde kullanılan bu tür müdahalelerin etkileri sınanmaktadır
Dikkatin Yenilenmesi Kuramı (Attention Restoration Theory)
Dikkati çaba gerektirmeden kendine çeken ortamların, bilinçli çaba gerektiren odaklanma kapasitesinin yeniden kazanılmasına yardımcı olabileceğini ileri süren yerleşik bir kuramdır. Boş zaman araştırmalarında, hangi çevresel özelliklerin ve deneyimlerin bu yenilenmeyi desteklediği sınanmaktadır.
Rekreasyon Fırsat Spektrumu (Recreation Opportunity Spectrum)
Rekreasyon ortamlarını fiziksel, toplumsal ve yönetsel özelliklerine göre, insan müdahalesinin çok sınırlı olduğu alanlardan yoğun biçimde geliştirilmiş alanlara uzanan bir süreklilik üzerinde sınıflandıran yerleşik bir planlama çerçevesidir. Yöneticilerin farklı ziyaretçi deneyimleri sunmasına yardımcı olur.
Boş Zaman Suçluluğu (Leisure Guilt)
Bireyin üretken olarak değerlendirdiği faaliyetler yerine boş zaman etkinliklerine zaman ayırması nedeniyle duyduğu suçluluğu veya huzursuzluğu açıklayan bir araştırma kavramıdır. Yakın tarihli çalışmalar, bu deneyimi klinik bir tanı olarak ele almak yerine ölçmeye yönelik bir araç geliştirmekte ve sınamaktadır.
Hizmet Sabotajı (Service Sabotage)
Çalışanların hizmet sunumuna veya müşterilerin deneyimlerine zarar veren kasıtlı davranışlarını açıklayan yerleşik bir hizmet yönetimi kavramıdır. Kazara yapılan hatalardan veya görevlerin ötesinde ek çalışma yapmayı reddetmekten farklı olarak, hizmetin bilinçli biçimde olumsuz etkilenmesini ifade eder.
Çalışan Sesliliği (Employee Voice)
Çalışanların uygulamaları iyileştirmek veya sorunları önlemek amacıyla işle ilgili önerilerini, kaygılarını ya da bilgilerini gönüllü olarak dile getirmesini ifade eden yerleşik bir örgütsel davranıştır. Konuklarla doğrudan iletişim kuran çalışanların ağırlama işletmelerindeki faaliyetler hakkında görüş bildirmesini de kapsar
Psikolojik Sahiplenme (Psychological Ownership)
Bireyin bir mekâna veya nesneye hukuken sahip olması gerekmeksizin onu “benim” olarak algıladığı yerleşik bir psikolojik durumdur. Otelcilik araştırmalarında, konukların konakladıkları odalara yönelik bu duyguyu nasıl geliştirdikleri incelenmektedir
Solastalji (Solastalgia)
Bireyin değer verdiği yaşam çevresinde, orada yaşamayı sürdürürken meydana gelen istenmeyen dönüşümlerin yol açtığı duygusal sıkıntıyı açıklayan yerleşik bir kavramdır. Turizm araştırmalarında, kent sakinlerinin alışık oldukları mekânlarda yaşanan değişimler karşısındaki deneyimleri üzerinden incelenmektedir
Sentetik Veri (Synthetic Data)
Gözlemlenmiş veya varsayımsal verilerin seçilmiş özelliklerini yeniden üretmek amacıyla yapay olarak oluşturulan kayıtlardır. Turizm araştırmalarında simülasyon ve keşif amaçlı sınamalar için kullanılmaktadır. Bununla birlikte, üretilen yanıtlar gerçek turistlerden elde edilmiş gözlemler değildir ve geçerliliklerinin sınanması gerekir
Konformal Tahmin (Conformal Prediction)
Tahmin modellerini, belirli varsayımlar altında hedeflenen kapsama düzeyine sahip belirsizlik aralıkları veya kümeleri üretecek biçimde kalibre eden yerleşik bir istatistiksel yaklaşımdır. Yakın tarihli araştırmalarda plaj ziyaretçi sayılarının tahminine uygulanmaktadır; bu tür uygulamalarda zamansal bağımlılığın dikkatle değerlendirilmesi gerekir.
Dondurarak Yoğunlaştırma (Cryoconcentration)
Sıvı gıdalardaki suyun bir bölümünün dondurulması ve oluşan buzun kalan sıvıdan ayrılması yoluyla gerçekleştirilen yerleşik bir yoğunlaştırma yöntemidir. Buharlaştırmaya başvurmadan sıvının çözünmüş katı madde derişimini artırır.
Darbeli Elektrik Alanla İşleme (Pulsed Electric Field Processing)
Elektroporasyon yoluyla hücre zarının geçirgenliğini artırmak için kısa süreli elektrik darbeleri uygulayan yerleşik bir gıda işleme teknolojisidir. Ekstraksiyon ve kurutma gibi işlemleri destekler. Ohmik ısıtmadan farklı olarak temel mekanizması, elektriksel direnç yoluyla ısı üretilmesine dayanmaz
Yağ Çiçeklenmesi (Fat Bloom)
Yağın yer değiştirmesi ve kristallenme yapısındaki değişimler sonucunda çikolatanın yüzeyinde soluk, mat veya çizgili bir görünüm oluşmasına yol açan yerleşik bir kalite kusurudur. Şeker çiçeklenmesinden farklıdır; ürün formülasyonu, temperleme ve depolama koşullarından etkilenebilir.
Pickering Emülsiyonları (Pickering Emulsions)
Katı parçacıkların, genellikle yağ ve su gibi birbiriyle karışmayan sıvıların ara yüzeyinde birikerek damlacıkların birleşmesini önlemeye yardımcı olduğu yerleşik bir emülsiyon sınıfıdır. Gıda araştırmalarında, doku ve kararlılığın tasarlanması amacıyla yenilebilir parçacıkların kullanımı incelenmektedir
Mutfak Sermayesi (Culinary Capital)
Kültürel açıdan değer verilen yemek bilgisi, beğeniler ve uygulamalar aracılığıyla kazanılan toplumsal statüyü ve farklılaşmayı açıklayan yerleşik bir eleştirel kavramdır. Mutfak uzmanlığının ve ilgili kurumların yemek alanındaki hiyerarşileri nasıl yeniden ürettiğini veya sorguladığını anlamaya yardımcı olur.
Rekreasyonel İkame (Recreation Substitution)
Koşullar değiştiğinde veya ilk tercih erişilemez ya da istenmeyen hâle geldiğinde, tercih edilen rekreasyon etkinliğinin, mekânının veya zamanının benzer yararlar sağlaması beklenen bir seçenekle değiştirilmesini açıklayan yerleşik bir uyum kavramıdır.
Boş Zaman Repertuvarı (Leisure Repertoire)
Bireyin düzenli olarak katıldığı ve anlamlı ya da tatmin edici bulduğu boş zaman etkinliklerinin bütününü ifade eden yerleşik bir kavramdır. Bu bütünün bileşimi, bireyin ilgilerini, yeteneklerini, sahip olduğu olanakları ve içinde bulunduğu kültürel bağlamı yansıtır
Zaman Bolluğu (Time Affluence)
Bireyin önem verdiği etkinliklere ve ilişkilere ayırabileceği yeterli zamanı bulunduğunu hissetmesini açıklayan yerleşik, öznel bir kavramdır. Yalnızca planlanmamış saatlerin fazlalığını ifade etmez; boş zaman araştırmalarında gündelik yaşam kalitesi üzerindeki rolü incelenmektedir.
İş Yerinde Gelişme (Thriving at Work)
Çalışanın kendini canlı ve enerjik hissetmesiyle öğrenme ve yeteneklerini geliştirdiğini algılamasının birlikte yaşandığı, işle ilişkili yerleşik bir psikolojik durumdur. Ağırlama araştırmalarında, iş yeri koşullarının bu ortak deneyimi nasıl desteklediği veya engellediği incelenmektedir.
Çalışan Çift Yönlülüğü (Employee Ambidexterity)
Çalışanların mevcut bilgi ve rutinleri verimli biçimde kullanırken yeni fikir ve yaklaşımları da keşfedebilme yeteneğini açıklayan yerleşik bir örgütsel davranış kavramıdır. Güvenilir hizmet sunumuyla değişen koşullara uyum sağlamanın birlikte yürütülmesini kapsar.
Bireye Özgü Anlaşmalar (Idiosyncratic Deals)
Çalışan ile işveren arasında bireysel olarak müzakere edilen, standart çalışma koşullarından farklılaşan ve her iki tarafa da yarar sağlaması amaçlanan düzenlemeleri ifade eden yerleşik bir istihdam kavramıdır. Kişiye göre uyarlanmış sorumlulukları, gelişim olanaklarını veya çalışma esnekliğini kapsayabilir.
Ödemonik İyi Oluş (Eudaimonic Well-Being)
İyi oluşu yalnızca haz üzerinden değil; anlam, kişisel gelişim, amaçlı bir yaşam sürdürme ve bireyin potansiyelini gerçekleştirmesi üzerinden açıklayan yerleşik bir yaklaşımdır. Turizm araştırmalarında seyahatin bu sonuçlara nasıl katkıda bulunabileceği incelenmektedir.
İnsan Katılımlı Yapay Zekâ (Human-in-the-Loop AI)
İnsan yargısını veya geri bildirimini eğitim, değerlendirme ve düzeltme gibi süreçlere dâhil eden yapay zekâ sistemi tasarım yaklaşımı. Turizm alanındaki uygulamaları arasında, sürdürülebilir kent gezisi önerilerine ilişkin otomatik değerlendirmelerin uzman görüşleriyle kalibre edilmesi bulunmaktadır
Kavram Kayması (Concept Drift)
Tahminlerin dayandığı istatistiksel ilişkilerin zaman içinde değişmesi ve bunun sonucunda önceden eğitilmiş bir modelin güvenilirliğinin azalabilmesiyle ortaya çıkan makine öğrenmesi olgusu. Otelcilik araştırmalarında, rezervasyon iptal davranışlarındaki değişimlerin sürekli izleme ve değişen koşullara uyum sağlayacak biçimde modelin yeniden eğitilmesi gereksinimini nasıl oluşturduğu incelenmektedir.
Su Aktivitesi (Water Activity)
Bir gıdayla dengede bulunan su buharının basıncının, aynı sıcaklıktaki saf suyun denge buhar basıncına oranıyla tanımlanan gıda bilimi ölçütü. Toplam nem içeriğinden farklı olarak suyun mikrobiyal gelişme ve kimyasal tepkimeler için kullanılabilirliğini gösterir ve gıdanın kararlılığının açıklanmasına yardımcı olur.
Enzimatik Esmerleşme (Enzymatic Browning)
Başta polifenol oksidaz olmak üzere enzimlerin fenolik bileşiklerin oksidasyonunu başlattığı ve ardından gerçekleşen tepkimelerle kahverengi pigmentlerin oluştuğu süreç. Genellikle meyve ve sebzelerin kesilmesi veya zedelenmesi sonrasında ortaya çıkar; oluşum mekanizması bakımından enzimatik olmayan Maillard esmerleşmesinden farklıdır.
Yemek Pişirme Becerilerinin Kaybı (Culinary Deskilling)
Genellikle hazır ve kolay hazırlanan gıdalara bağımlılıkla ve uygulayarak öğrenme olanaklarının azalmasıyla ilişkilendirilen, gündelik yemek pişirme becerilerinin ve bu becerilerin aktarımının zayıflamasını açıklayan tartışmalı kavram. Mutfak becerileri değişen gündelik uygulamalar yoluyla gelişebildiği ve dönüşebildiği için yemek pişirme yeterliliğinde evrensel bir gerileme olduğu anlamına gelmez
Gıda Tabuları (Food Taboos)
Belirli yiyeceklere, yiyeceklerin birlikte tüketilmesine veya yeme uygulamalarına ilişkin toplumsal ya da kültürel yasak ve kısıtlamalar. Ortak inanç ve normlardan kaynaklanan bu kısıtlamalar, topluluğun tamamına uygulanabileceği gibi yalnızca belirli gruplar, koşullar veya yaşam dönemleri için de geçerli olabilir
Netnografi (Netnography)
Etnografik araştırmayı çevrim içi topluluklara, etkileşimlere ve kültürel materyallere uyarlayan; bunların anlamlarını toplumsal ve kültürel bağlamları içinde yorumlayan nitel araştırma yaklaşımı. Turizm alanındaki uygulamaları arasında ziyaretçilerin destinasyon deneyimlerine ilişkin çevrim içi anlatılarının incelenmesi bulunmaktadır.
Rekreasyon Ekolojisi (Recreation Ecology)
Açık hava rekreasyonunun bitki örtüsü, toprak, yaban hayatı ve ekolojik süreçler üzerindeki etkilerini inceleyen araştırma alanı. Rekreasyon amaçlı erişim ve kullanım olanakları korunurken bu etkilerin nasıl değerlendirilebileceğini ve yönetilebileceğini araştırır
Serbest Zaman Okuryazarlığı (Leisure Literacy)
Bireylerin serbest zaman olanaklarını anlamalarını, etkinliklere anlamlı biçimde katılmalarını ve katılımlarını sürdürmelerini sağlayan bilgi ve uygulama becerileri. Önerilen bir gelişim modeli, anlama ve katılımdan başlayarak katılımın sürdürülmesine ve serbest zaman deneyimlerinin genişletilmesine uzanan bir süreç tanımlamaktadır.
Otellerde Kapasite Üstü Rezervasyon (Hotel Overbooking)
Beklenen rezervasyon iptallerini, rezervasyonu olduğu hâlde gelmeyen misafirleri veya erken ayrılışları telafi etmek amacıyla mevcut oda kapasitesinden daha fazla rezervasyon kabul edilmesine dayanan kapasite yönetimi uygulaması. Doluluk oranında sağlanabilecek artış ile onaylı rezervasyonla gelen misafirlere oda sağlanamamasının risk ve maliyetleri arasında denge kurulmasını gerektirir.
Uçuş Utancı (Flight Shame)
Hava yolculuğunun çevresel etkileri ve kişisel değerlerle veya toplumsal beklentilerle çeliştiği algısı nedeniyle uçakla seyahat etmeye ilişkin duyulan utanç ya da mahcubiyet. Bu duygunun ortaya çıkışı ve yoğunluğu; seyahat koşullarına, bireysel değerlere ve toplumsal normlara bağlıdır.
Psikolojik Tepkisellik (Psychological Reactance)
Bireylerin seçim özgürlüklerine yönelik algıladıkları bir tehdit karşısında, kısıtlamalara direnme veya özerkliklerini yeniden kazanma yönünde geliştirdikleri güdüsel tepki. Konaklama araştırmalarında, aşırı kısıtlayıcı konaklama kurallarına yönelik olumsuz misafir tepkilerini açıklamak için kullanılmaktadır.
Seçenek Aşırı Yükü (Choice Overload)
Çok sayıda alternatifin karar vermeyi zorlaştırdığı, memnuniyeti azaltabildiği veya pişmanlığı artırabildiği, bağlama bağlı bir olgu. Turizm araştırmalarında, seçeneklerin sunuluş biçiminin ve zaman baskısının bu etkiyi nasıl değiştirdiği incelenmektedir.
Soğuk Başlangıç Sorunu (Cold-Start Problem)
Yeni bir kullanıcı veya önerilecek unsur hakkında güvenilir kişiselleştirme yapmaya yetecek etkileşim geçmişinin bulunmamasından kaynaklanan öneri sistemi sorunu. Turizmde, sisteme ilk kez katılan gezginler ile sisteme yeni eklenen çekicilikler, oteller veya destinasyonlara ilişkin önerileri etkiler.
Washoku
Japonya’nın yiyeceğe ilişkin bilgi, hazırlama ve birlikte yeme uygulamalarını mevsimsellik, doğaya saygı ve topluluk içinde kültürel aktarım ile ilişkilendiren geleneksel beslenme kültürü. Sabit bir yemekler bütünü olmanın ötesinde, yaşayan bir toplumsal uygulama olarak ele alınır.
Yiyecek Tiksintisi (Food Disgust)
İtici veya bulaşmaya yol açabilecek nitelikte algılanan yiyeceklere ya da yiyecekle ilişkili durumlara yönelik, bireylere ve bağlama göre değişen uzaklaşma ve kaçınma duygusu. Tanınmayan yiyecekleri denemeye yönelik isteksizlikten farklıdır; bilinen ve daha önce tüketilmiş yiyeceklere karşı da ortaya çıkabilir.
Protein Denatürasyonu (Protein Denaturation)
Bir proteinin ana peptit zinciri parçalanmadan katlanmış yapısının değişmesi. Pişirme sırasında ısının neden olduğu denatürasyon; proteinlerin bir araya gelmesini, dokuyu ve su tutma özelliklerini değiştirebilir. Protein denatürasyonu, proteinin parçalanmasıyla aynı anlama gelmez.
Sinerez (Syneresis)
Bir jelin ağ yapısının yeniden düzenlenmesi veya büzülmesi sonucunda sıvının jel yapısından ayrılması ve bunun doku ile kararlılığı değiştirmesi. Güncel surimi araştırmalarında, dondurma ve çözündürmenin jelin su tutma özelliğini nasıl etkilediği incelenmektedir.
Psikolojik Mesafe (Psychological Distance)
Bir olayın veya nesnenin bireye zaman, konum, toplumsal ilişki ya da gerçekleşme olasılığı bakımından ne kadar uzak hissedildiğini açıklayan kavram. Açık hava rekreasyonu araştırmalarında, bu algıların çevresel tutum ve davranışlarla ilişkisi incelenmektedir
Zaman Coğrafyası (Time Geography)
Etkinlikleri ve hareketleri zaman ve mekân içinde, bireylerin izlediği güzergâhlar ve bu güzergâhların kesişimleri üzerinden inceleyen analitik çerçeve. Güncel turizm araştırmalarında, yerel halk ile ziyaretçiler arasındaki farklı karşılaşma olanaklarını ayırt etmek amacıyla geliştirilmektedir
Serbest Zaman Adaleti (Leisure Justice)
Anlamlı serbest zaman deneyimlerini herkes için bir hak olarak ele alan ve toplumsal ve çevresel eşitsizliklerin bu hakkın gerçekleşmesini nasıl sınırlandırdığını inceleyen normatif yaklaşım. Serbest zaman politikalarının kimlerin olanaklarına ve çıkarlarına hizmet ettiğini sorgular.
Örgütsel Sinizm (Organizational Cynicism)
Çalışanların işverenlerinin dürüstlüğüne ilişkin kuşkularını, örgüte yönelik olumsuz duygularını ve alaycılık gibi eleştirel ifadelerini bir araya getiren tutum. Genel olarak güvensiz bir kişilik özelliğinden farklı olarak, belirli bir örgüte yöneliktir.
Hizmet Ortamı (Servicescape)
Hizmetin sunulduğu fiziksel çevreyi kapsayan hizmet tasarımı kavramı. Ortam koşulları, mekânsal düzen ve simgesel ipuçları gibi unsurların müşterilerin ve çalışanların algılarını ve davranışlarını nasıl etkilediğini ele alır
Fiyat Paritesi (Rate Parity)
Eşdeğer oda tekliflerinin farklı satış kanallarında aynı fiyatla sunulmasına dayanan otel dağıtım uygulaması. Fiyat paritesi anlaşmaları, bu fiyat tutarlılığının hangi satış kanalları için geçerli olduğunu belirler.
Faaliyet Göstermeye Yönelik Toplumsal Onay (Social License to Operate)
Bir kuruluşun faaliyetlerinin paydaşlar tarafından süreklilik içinde kabul edilmesini ifade eden meşruiyet kavramı. Resmî bir hukuki izin niteliği taşımaz. Turizm alanındaki uygulamaları, yerel toplulukların işletme faaliyetlerini kabul etmesini ve işletmelerin veri toplama ve kullanma uygulamalarının kabul edilebilir bulunmasını kapsar
Duygusal Dayanışma (Emotional Solidarity)
İnsanlar arasında hissedilen yakınlık, anlayış ve bağlılık yoluyla ifade edilen duygusal bağı açıklayan kavram. Turizm araştırmalarında, yerel halk ile ziyaretçiler arasındaki ilişkileri incelemek amacıyla kullanılmaktadır.
Turist Bakışı (Tourist Gaze)
Kültürel beklentilerin, medyanın ve toplumsal kabullerin, ziyaretçilerin neleri fark ettiğini ve görülmeye değer bulduğunu nasıl şekillendirdiğini açıklayan sosyolojik kavram. Destinasyondaki çekiciliklerin çoğu zaman gündelik yaşamdan farklılıkları üzerinden anlamlandırılmasını ele alır
Mezarlık Turizmi (Cemetery Tourism)
Mezarlıkların ve defin alanlarının tarihî, kültürel, sanatsal ve toplumsal değerlerini tanımak amacıyla ziyaret edilmesine dayanan turizm biçimidir. Mezar taşları, anıt mezarlar, mezarlık mimarisi, defin gelenekleri ve bu alanlarla ilişkili yaşam öyküleri üzerinden toplumların geçmişinin ve anma kültürlerinin keşfedilmesini kapsar. Kültürel miras turizmiyle bağlantılı olan mezarlık turizmi, ölüm ve hatırlama temaları bakımından karanlık turizmle de ilişkilendirilir; ziyaretçilerin ilgileri tarih, sanat, öğrenme ve kültürel deneyim gibi farklı motivasyonlara dayanabilir.