Kyaneai Antik Kenti

DOĞAL VE KÜLTÜREL MİRAS Antik Kent TÜRKİYE'NİN İLLERİ Antalya

(Demre, Antalya)

Maddeye katkıda bulunan yazarlar:
Yazar: CANER ÜNAL (2020) (Madde metni için tıklayınız)
Yazar: ALİCAN ÖZKAVRUK (2026) (Madde metni için tıklayınız)
1 / 2

Kaş ilçesinin 30 kilometre doğusunda, Demre ilçesinin 20 kilometre batısında Kaş-Demre karayolunun üzerinde Yavu Köyü’nde yer almaktadır. Yüksek bir tepe üzerinde olması diğer Likya şehirleri de görüş alanı içerisindedir. Merkezde Kyaneai antik kenti, batıda Tüse, kuzeyde Korba, doğuda Trysa, güneydoğuda Hoyran, güneyde Avşar tepesi ve sahilde Teimiusa’ya kadar uzanan geniş bir teritoryuma sahiptir. Diğer bir Likya şehri Ksanthos gibi adı Yunan kökenlidir. Antik yerleşimin adı koyu mavi anlamına gelen Yunan kökenli lapis lazulidir. Bu adın kentin üstüne oturduğu dimdik kayalıklar ile ilişkili olduğu çınlayan kayalar anlamında kullanıldığı da bilinmektedir. Kyaneai antik kenti’nin kuruluşu hakkında antik kaynaklarda yeterli bilgi bulunmamasına rağmen kentteki yerleşimin kaya mezarlarından ve çevresindeki Klasik yerleşimlerden anlaşıldığı kadarıyla MÖ IV. yüzyıldan itibaren var olduğu söylenmektedir. Kentin varlığı, Likya Birliği yazılı sikkeleri aracılığıyla kanıtlayıcı niteliktedir.

Antik yerleşim içindeki yapıların çoğunun Roma dönemine ait olması, kentin Roma döneminde büyük gelişme göstermesinin yansımasıdır. Ancak Likya tipi mezar anıtları ve Likya yazıtlarının varlığı şehrin tarihini daha önceki dönemlere çekmektedir. Yazıtların bazılarında onurlandırma yazıları ön plandadır. Örneğin, Lykiarkh unvanı kazanan Iason, kente çok fazla yardımda bulunmuş ve bunun sonucunda Likya Birliği tarafından onurlandırılmıştır. Antik kentin nekropol alanı Likya tipi mezarlar (mezar ev üzerinde kaidesi ve semerdam biçimli kapağı) ve kaya mezarlar Likya dilinde yazıtları ile dikkat çekiyor. Helenistik dönemden günümüze ulaşan kentin sur duvarları dört kapısı ile dikkat çekmektedir. Bu dönemden kalan dikkat çeken bir diğer yapı ise tiyatrodur. Tiyatro, yaklaşık 2500 kişilik, diğer Likya şehirlerine ve Kekova’ya bakan manzarasıyla Likya’nın en erken tiyatrolarından (MÖ II. yüzyıl) biri olma özelliğine sahiptir. Roma döneminde parlak günler geçiren kent, hamam ve kütüphaneye bu dönemde kavuşmuştur. Apoditerium, frigidarium, tepidarium ve caldarium bölümleriyle zengin bir Roma dönemi hamam yapısı özelliği göstermektedir. Kentin kentsel kimliğini tamamlayan diğer yapılar: depo, sarnıç ve kuyulardır. Bizans Dönemi’nde ise yapılan en önemli yapı Bazilika’dır. Metop ve triglif frizleri, bir tapınağın varlığını işaret eden yeni araştırma sonuçlarının bulguları arasındadır. Dağlık arazi nedeniyle tarımsal alanların azlığına rağmen kentin geçim kaynakları arasında zeytinyağı ve şarap üretimi bulunmaktaydı.

Referanslar

Çevik, N. (2015). Kyaneai-Yavu. İçinde; K. Dörtlük ve R. Boyraz-Seyhan (Editörler) Lykia Kitabı (ss. 301-304). İstanbul: Suna-İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü; Yazıcı, E. (2012). Kyeanai. İçinde; Ç. Yazıcı (Editör) Likya Yollarında (ss. 196-201). İstanbul: Uranüs Fotoğraf Ajansı ve Yayıncılık.

Ayrıntılı bilgi için bakınız

Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü. (2012). Dünden Bugüne Antalya Cilt1-2, https://antalya.ktb.gov.tr/Eklenti/38500,2012-idundenbuguneantalya.pdf?0, (Erişim tarihi: 01.02.2020).

2 / 2

Kyaneai (Kynaeai), Antalya’nın Demre ilçesine bağlı Yavu Mahallesi’nin kuzeyinde, Asar Tepe olarak adlandırılan alanda ve Myra’nın (Demre) yaklaşık 16 km batısında, Orta Likya Bölgesi’nde yer alan antik bir kenttir. Tepe düzlüğü üzerinde konumlanan yerleşim, stratejik konumu sayesinde bölgedeki önemli merkezlerden biri olmuştur. Kentten ilk kez Spratt ve Forbes gibi araştırmacılar söz etmiştir.

Kentin kökenleri MÖ V. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinde Kyaneai, Antiphellos ile Myra arasındaki önemli yerleşimlerden biri olarak gelişmiştir. Likçe adının muhtemelen Turaxssi olduğu ve bu adın yakın çevredeki Apollon Thyrxeus kehanet merkeziyle ilişkili bulunduğu düşünülmektedir. Ayrıca Khbahñ adı da alternatif bir adlandırma olarak önerilmektedir. Günümüzde kullanılan Kyaneai adı ise Grekçe kökenli olup “koyu mavi” anlamına gelmektedir.

Likya Birliği döneminde (MÖ 167–MS 43), özellikle MÖ I. yüzyılın ikinci yarısında, Myra ile Xanthos arasındaki Orta Likya’nın önemli kentlerinden biri hâline gelmiştir. Yazıtlar aracılığıyla tanınan önemli şahsiyetlerden biri, MS II. yüzyılda yaşamış olan Neikastros’un oğlu İason’dur. Bu yerel elit, yaptığı bağışlar ve özellikle kente kazandırdığı kütüphane ile tanınmaktadır. MS 141 yılında meydana gelen deprem sonrasında kent, Rhodiapolisli Opramoas tarafından yapılan önemli bir bağışla yeniden desteklenmiştir.

Geç Antik Çağ’da Kyaneai, önemli bir piskoposluk merkezi hâline gelmiştir. Hierokles, kenti Likya eyaletinin metropolisi Myra’ya bağlı bir piskoposluk olarak kaydetmektedir. MS VI. yüzyıl civarında “Kyanealıların köyü Sorouda” olarak anılan yerleşim, VII.–XII. yüzyıllar arasında piskoposluk listelerinde yer almaya devam etmiştir. Kentte görev yapan piskoposlar arasında Synesios ve 879 yılında Konstantinopolis’te düzenlenen konsile katılan Piskopos Daniel öne çıkmaktadır. Piskoposluk statüsünün XIV. yüzyıla kadar sürdüğü anlaşılmaktadır.

Kyaneai, özellikle Roma döneminde mimari açıdan gelişmiş bir kent görünümü sergilemektedir. Yerleşimde hamam, tiyatro, agora, bouleuterion ve kütüphane gibi kamusal yapıların varlığı bilinmektedir. MS II. yüzyılda kentin en parlak dönemini yaşadığı kabul edilmektedir. Bu döneme ait büyük hamam yapısı, apodyterium, frigidarium, tepidarium ve caldarium bölümlerinden oluşan tipik Roma hamam planını yansıtmaktadır.

Kentin en erken yapılarından biri olan tiyatro, MÖ II. yüzyıla tarihlenmekte ve Likya Bölgesi’nin en eski tiyatroları arasında yer almaktadır. Erken İmparatorluk döneminde genişletilen yapı, doğu kesiminde ek mekânlarla zenginleştirilmiştir. Kent dokusunda yer alan Likya tipi lahitler ise anıtsal mezar mimarisinin önemli örneklerini oluşturmaktadır.

Kentin merkezinde dikdörtgen planlı bir agora ve bu alan içinde bir bouleuterion bulunmaktadır. Su ihtiyacı, yerleşim geneline yayılmış çok sayıda sarnıç aracılığıyla karşılanmıştır. Bu sarnıçlar çoğunlukla konutların altında yer almakta, Roma döneminde ise kaya içine oyulmuş dikdörtgen planlı sarnıçlar da kullanılmaktadır.

Kentin akropolisi niteliğindeki Asar Tepe, deniz seviyesinden yaklaşık 729 m yükseklikte yer almakta olup en geç MÖ V.–IV. yüzyıllardan itibaren iskân edilmiştir. Bu alanın yerel bir yönetim merkezi olduğu düşünülmektedir. Geç Klasik/Hellenistik dönemde surlarla çevrilen yerleşim yaklaşık 4,4 hektarlık bir alanı kapsamaktadır. Günümüzde bölgede tiyatro, hamam, kütüphane, sarnıç ve çeşitli yapı kalıntıları izlenebilmektedir.

Kyaneai’de Hristiyanlık dönemine ait önemli mimari kalıntılar da bulunmaktadır. Kentte tespit edilen bazilikalar ve kiliseler, yerleşimin piskoposluk merkezi olarak önemini ortaya koymaktadır. Agoranın kuzeyindeki E Bazilikası üç nefli plan tipine sahip olup MS V. yüzyıl ortalarına tarihlenmektedir. Akropolisin güneyinde yer alan B Bazilikası ise MS V.–VI. yüzyıllara ait olup üç nefli olarak inşa edilmiştir. Batı nekropolünde yer alan Bazilika A ile çeşitli küçük şapeller, kentteki Hristiyanlık döneminin diğer önemli yapıları arasında yer almaktadır.

Sonuç olarak Kyaneai, Likya Bölgesi’nin tarihsel, mimari ve dinsel gelişimini yansıtan önemli bir antik kenttir. Stratejik konumu, zengin mimari dokusu ve çok katmanlı tarihsel süreci ile bölgenin kültürel mirası içinde özel bir yere sahiptir.

Referanslar

Bean, G. E. (1998). Eskiçağda Lykia bölgesi. İstanbul: Arkeoloji ve Sanat Yayınları, ss. 112–155; Çevik, N. (2015). Likya. İçinde: K. Dörtlük ve R. Boyraz Seyhan (Ed.), Likya kitabı (ss. 301–304). Antalya: Suna-İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü; Kolb, F. (2008). Burg–Polis–Bischofssitz: Geschichte der Siedlungskammer von Kyaneai in der Südwesttürkei. Mainz: Philipp von Zabern; Hellenkemper, H. ve Hild, F. (2004). Lykien und Pamphylien (Tabula Imperii Byzantini 8). Wien: Verlag der Österreichischen Akademie der Wissenschaften.

Konuyla ilgili diğer maddeler için bkz.: