Göksu Deltası Özel Çevre Koruma Bölgesi

DOĞAL VE KÜLTÜREL MİRAS SİT ALANI Arkeolojik Sit Alanı Doğal Sit Alanı Tarihsel Sit Alanı Kamu Yönetimi Tabiatı Koruma Alanı Çevre Bilimleri Mersin

(Silifke, Mersin, 1990)

Göksu Deltası Özel Çevre Koruma Bölgesi, Mersin ili Silifke ilçesinin güneyinde, Göksu Nehri’nin Akdeniz’e döküldüğü kıyı kesiminde yer alan delta ve sulak alan ekosistemlerini kapsamaktadır. Orta Toroslar’ın güney eteklerinde konumlanan delta, Göksu Nehri’nin taşıdığı alüvyonların kıyı kesiminde birikmesiyle oluşmuş geniş ve düşük eğimli bir kıyı ovası niteliğindedir. Alan; lagün, sazlık, bataklık, kumul, tuzcul habitat, çayır ve kıyı kumsalı gibi farklı habitat tiplerini bir arada bulundurması nedeniyle yüksek ekolojik çeşitlilik göstermektedir. Doğal, ekolojik ve biyolojik değerlerin korunması amacıyla 18 Ocak 1990 tarihli ve 90/77 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiş, karar 2 Mart 1990 tarihli ve 20449 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Bölgenin yüzölçümü yaklaşık 228,5 km²’dir.

Göksu Deltası, Mersin ili Silifke ilçesi sınırları içerisinde, Silifke ile Taşucu arasındaki kıyı kesiminde bulunmaktadır. Yaklaşık 36°17' kuzey enlemi ve 33°59' doğu boylamı civarında yer alan delta, Göksu Nehri’nin yaklaşık 10.000 km² büyüklüğündeki havzasından taşıdığı su ve sedimentlerin Akdeniz kıyısında birikmesi sonucunda gelişmiştir. Deniz seviyesine yakın konumu nedeniyle delta ovasında yükselti genel olarak 0-5 metre arasında değişmektedir.

Deltanın oluşumunda akarsuyun taşıdığı alüvyonların kıyıda birikmesi temel jeomorfolojik süreçtir. Bu süreç sonucunda geniş bir delta ovasının yanı sıra kıyı kumulları ve lagün sistemleri meydana gelmiştir. Deltanın batı kesiminde yer alan Akgöl ve Paradeniz, alanın başlıca lagünleridir. Akgöl yaklaşık 820 hektar, Paradeniz ise yaklaşık 492 hektar yüzölçümüne sahiptir. Kıyı kumulları, delta ovası ile Akdeniz arasında geçiş zonu oluşturmakta ve özellikle deniz kaplumbağalarının üreme alanlarını içermektedir. Özel Çevre Koruma Bölgesi içerisinde doğal alanların yanı sıra yerleşim ve tarımsal kullanım alanları da bulunmaktadır.

Göksu Deltası, akarsu, lagün, sazlık, bataklık, mevsimsel sulak alan ve kıyı ekosistemlerinin bir arada bulunduğu kompleks bir sulak alan sistemidir. Bu habitatların hidrolojik açıdan birbirleriyle ilişkili olması, alanın biyolojik çeşitliliğinin oluşmasında etkili olmaktadır. Tatlı su, acı su ve tuzlu su ortamlarının bir arada bulunması, farklı ekolojik özelliklere sahip habitatların gelişmesine olanak sağlamaktadır.

Sulak alanlar özellikle göçmen ve su kuşları açısından önemli beslenme, barınma ve üreme alanları oluşturmaktadır. Çeşitli araştırmalarda Göksu Deltası’nda 300’ün üzerinde kuş türünün kaydedildiği, bazı çalışmalarda ise toplam tür sayısının 332 olarak verildiği belirtilmektedir. Saz horozu (Porphyrio porphyrio), deltada gözlenen karakteristik kuş türleri arasında yer almaktadır. Kuşların yanı sıra sürüngen ve iki yaşamlı türleri de alanın biyolojik çeşitliliğinin önemli unsurlarıdır. Nil yumuşak kabuklu kaplumbağası (Trionyx triunguis) deltada bulunan önemli sürüngen türlerinden biridir.

Göksu Deltası, deniz kaplumbağalarının Akdeniz kıyılarındaki üreme alanlarından biri olarak da değerlendirilmektedir. Caretta caretta (iribaş deniz kaplumbağası) ve Chelonia mydas (yeşil deniz kaplumbağası) delta kıyılarındaki kumsallarda üremektedir. Özellikle Caretta caretta için kullanılan yuvalama kumsallarının uzunluğu yaklaşık 10,5 kilometreye ulaşmaktadır. Bu nedenle kıyı kumulları ve kumsallar, koruma çalışmalarının yoğunlaştığı habitatlar arasında yer almaktadır.

Flora bakımından delta; kumul, sazlık, bataklık ve tuzcul bitki topluluklarının bulunduğu farklı habitatlar içermektedir. Resmî verilere göre Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde 507 bitki taksonu bulunmakta ve bunların 10’u endemik özellik göstermektedir. Kıyı kumullarında kum zambağı gibi hassas türlere rastlanırken Akgöl ve Paradeniz çevresinde tuzluluk ve su rejimine uyum sağlayan halofit bitki toplulukları gelişmiştir.

Göksu Deltası ve yakın çevresi, doğal özelliklerinin yanı sıra tarihî ve arkeolojik değerleri de barındırmaktadır. Göksu havzası ile Silifke ve Taşucu çevresindeki yerleşimlerin geçmişi antik dönemlere kadar uzanmaktadır. Günümüzde Silifke’nin bulunduğu alanda Seleukia kenti MÖ III. yüzyılda kurulmuş; bölge Roma ve Bizans dönemlerinde de yerleşim ve ulaşım bakımından önemini sürdürmüştür. Delta çevresinde günümüzde tarım, hayvancılık ve balıkçılık başta olmak üzere çeşitli ekonomik faaliyetler yürütülmektedir. Bu faaliyetler, doğal alanların korunması ve kaynak kullanımının sürdürülebilirliği açısından alan yönetiminin dikkate aldığı unsurlar arasında bulunmaktadır.

Göksu Deltası’nın sahip olduğu sulak alanlar, kıyı ekosistemleri ve biyolojik çeşitlilik, alanın doğa temelli turizm ve rekreasyon faaliyetleri açısından değerlendirilmesine olanak sağlamaktadır. Kuş gözlemciliği, deltada gerçekleştirilen başlıca doğa turizmi faaliyetlerinden biridir. Özellikle göç dönemlerinde ve kış aylarında farklı kuş türlerinin alanda bulunması, kuş gözlemciliği açısından mevsimsel bir kullanım potansiyeli oluşturmaktadır.

Kuş gözlemciliğinin yanı sıra doğa yürüyüşleri, doğa fotoğrafçılığı ve botanik gözlemciliği de alanda gerçekleştirilebilecek düşük etkili rekreasyon faaliyetleri arasında değerlendirilmektedir. Bununla birlikte sulak alanlar, kumul sistemleri ve deniz kaplumbağalarının üreme kumsalları ekolojik açıdan hassas habitatlar olduğundan, turizm ve rekreasyon faaliyetlerinin koruma statüsü ve alanın taşıma kapasitesi dikkate alınarak planlanması gerekmektedir. Göksu Deltası’nın Silifke ve Taşucu çevresindeki doğal ve kültürel çekim noktalarıyla birlikte değerlendirilmesi, bölgesel ölçekte doğa temelli turizm rotalarının oluşturulmasına imkân sağlayabilecek bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir.

Göksu Deltası, 1990 yılında Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmesinin ardından farklı ulusal ve uluslararası koruma statüleri kapsamında koruma altına alınmıştır. Deltanın yaklaşık 15.000 hektarlık bölümü, 13 Temmuz 1994 tarihinde Ramsar Sözleşmesi kapsamında uluslararası öneme sahip sulak alan olarak Ramsar Listesi’ne dâhil edilmiştir. Göksu Deltası Ramsar Alanı, listede 657 sıra numarasıyla kayıtlıdır. Alan ayrıca 1996 yılında birinci derece doğal sit alanı olarak tescil edilmiştir.

Alanla ilgili koruma ve yönetim faaliyetleri, başta Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü olmak üzere ilgili kamu kurumları tarafından yürütülmektedir. Bu kapsamda deniz kaplumbağalarının izlenmesi ve korunması, hassas tür ve habitatların takibi, sulak alanların hidrolojik özelliklerinin izlenmesi ve bitki türlerinin korunmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Alanın planlama süreçlerinde de doğal ve ekolojik hassasiyetler dikkate alınmaktadır.

Göksu Deltası’nın karşı karşıya olduğu çevresel baskılar arasında tarımsal faaliyetlerden kaynaklanabilecek kirlilik, su kaynaklarının kullanımı, hidrolojik rejimde meydana gelebilecek değişiklikler, habitatların parçalanması ve kıyı alanlarındaki insan kaynaklı baskılar bulunmaktadır. Ramsar değerlendirmelerinde tarımsal kaynaklı noktasal olmayan kirlilik ile su rejimini etkileyebilecek müdahaleler alan açısından potansiyel tehditler arasında gösterilmektedir.

İklim değişikliğine bağlı sıcaklık artışı, kuraklık, deniz seviyesindeki yükselme ve aşırı hava olaylarının da delta ekosistemlerinin hidrolojik ve ekolojik özellikleri üzerinde uzun vadeli etkiler oluşturabileceği öngörülmektedir. Özellikle deniz kaplumbağalarının üreme dönemlerinde kumsalların korunması, gece kullanımlarının kontrol edilmesi, yapay ışık ve gürültünün sınırlandırılması ve yuvalama alanlarındaki insan faaliyetlerinin düzenlenmesi önem taşımaktadır.

Göksu Deltası’nda sürdürülebilir turizm yaklaşımının, doğal alanların ekolojik özelliklerini ve koruma statülerini dikkate alan düşük etkili faaliyetlere dayanması gerekmektedir. Kuş gözlemciliği, doğa fotoğrafçılığı, botanik gözlemciliği ve rehberli doğa gezileri bu kapsamda değerlendirilebilecek faaliyetlerdir. Turizm faaliyetlerinin yerel tarım ve balıkçılık faaliyetleriyle birlikte planlanması, doğal kaynakların korunması ile yerel ekonomik faaliyetlerin devamlılığı arasında dengeli bir kullanım modelinin oluşturulmasına katkı sağlayabilir.

Referanslar

Ramsar Sites Information Service (2007). Ramsar Site: 657 – Göksu Delta, Ramsar Information Sheet. Ramsar Convention Secretariat; Ramsar Sites Information Service (2020). Annotated List of Wetlands of International Importance – Turkey: Göksu Delta. Ramsar Convention Secretariat; Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü (t.y.). Göksu Deltası. T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı; Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü (t.y.). Göksu Deltası Özel Çevre Koruma Bölgesi. T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı; Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (t.y.). Göksu Deltası Ramsar Alanı. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Turizmi Web Uygulaması; Yel, S. G. ve Selvi, H. Z. (2019). Göksu Deltası Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde ekoturizme açılabilecek alanların belirlenmesi, SETSCI Conference Proceedings, 4 (6): 220-227; Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü (t.y.). Silifke. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı; Kültür ve Turizm Bakanlığı (2013). Kuş Gözlemciliği – Göksu Deltası (Silifke). T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Portalı; Mersin Valiliği (2017). 2017 Yılı İl Çevre Durum Raporu. T.C. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü; Mersin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü (2024). Göksu Deltası Özel Çevre Koruma Bölgesi 1/50.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Plan Hükmü Değişikliği.