Berobana

Festival Somut Olmayan Kültürel Miras TÜRKİYE'NİN İLLERİ Artvin

(Şavsat, Artvin)

Yeni yılın başlangıcı, farklı toplumlarda özel anlamlar yüklenen kutlamalar, törenler ve eğlencelerle karşılanmaktadır. Berobana da Şavşat yöresinde yılbaşı gelenekleriyle ilişkili olarak oynanan, toplumsal dayanışmayı ve paylaşımı destekleyen seyirlik oyunlardan biridir. Oyunun yörede yaklaşık 150 yıldır sürdürüldüğü aktarılmakla birlikte başlangıç tarihini kesinleştiren bilgiler sınırlıdır. Gürcü halk tiyatrosuyla bağlantıları ve Anadolu’daki seyirlik oyunlarla benzerlikleri, bölgedeki kültürel etkileşimler çerçevesinde değerlendirilmektedir.

Berobana adının kökenine ilişkin dilbilimsel açıklamalardan biri, sözcüğün Gürcücede “ihtiyar adam”, “rahip” veya “keşiş” anlamlarına gelen beri ile isimlerden oyun adı türeten -obana ekinin birleşmesiyle oluştuğu yönündedir. Bazı kaynaklarda ise adın beri ve “kadın” anlamı verildiği belirtilen bana sözcüklerinden türediği ileri sürülmektedir. Bununla birlikte sözcük yapısına dayanan etimolojik açıklama ile oyundaki karakterlerden hareketle geliştirilen yerel anlamlandırmaların birbirinden ayrılması gerekmektedir.

Berobana, Gürcü halk tiyatrosu geleneğinde yer alan berikaoba ile maskeli oyuncular, hayvan temsilleri, ev ziyaretleri ve armağan toplama bakımından benzerlik göstermektedir. Berikaoba’nın kökeni, araştırmalarda Hristiyanlık öncesindeki bereket, doğurganlık ve doğanın yeniden canlanmasıyla ilişkili törenlerle birlikte ele alınmaktadır. Bu gelenekte berika adı verilen maskeli oyuncuların hayvan postları giymesi, yüzlerini isle boyaması ve topluluk hâlinde evleri ziyaret etmesi gibi uygulamalar bulunmaktadır. Gösteriler karşılığında yiyecek veya para verilmesi ve ev sahiplerine iyi dileklerde bulunulması, bu ziyaretlerin unsurları arasındadır. Törenlerin zamanı ve içeriği, yerel geleneklere göre değişmektedir.

Berobana, yılbaşıyla ilişkili uygulamalarında eğlenmek, toplumsal dayanışmayı güçlendirmek ve sosyalleşmek amacıyla gerçekleştirilmektedir. Doğu Karadeniz’in bazı kırsal yerleşimlerinde geleneksel yılbaşı, miladi takvime göre 13 Ocak’ı 14 Ocak’a bağlayan geceye karşılık gelmektedir. Bu tarih, yörede “eski hesap” olarak adlandırılan halk takvimiyle ilişkilidir. Trabzon kırsalındaki Kalandar kutlamalarında da benzer oyunlar ve âdetler görülmektedir. Berobana’nın oynanma zamanı bütün köylerde aynı değildir. Bazı yerleşimlerde kış aylarındaki uygulamalar sürerken bazı köylerde yaz aylarında da gösteriler düzenlenmektedir. Köy nüfusunun yazın artması, günümüzdeki bazı etkinliklerin zamanlamasında etkili olmaktadır.

Oyunun hazırlıkları, kimi köylerde “delikanlıbaşı” adı verilen, daha önce oyunda görev almış, saygın ve deneyimli bir kişinin yönetiminde yürütülmektedir. Delikanlıbaşı, oyun ekibini oluşturmakta ve görev dağılımını yapmaktadır. Ardından kostümler, aksesuarlar ve diğer malzemeler hazırlanmaktadır. Bazı köylerde oyuncular gösteri öncesinde prova yapmaktadır. Oyun sonrasında toplanılacak mekânlar ve yiyeceklerin hazırlanacağı yerler de bu süreçte belirlenmektedir. Müzik, yerel uygulamaya ve gösteri ortamına göre davul ve zurna, tulum veya akordeonla sağlanmaktadır.

Berobana’da soytarılarla gelin, deveciyle deve ve hoca ya da müneccimle cilimili takımı çevresinde gelişen üç temel temsil grubu bulunmaktadır. Bazı köylerde bunların tamamı, bazılarında ise yalnızca belirli bölümleri sergilenmektedir. Oyuncu sayıları, kostümler, gösterilerin sırası ve diyaloglar da yerel uygulamalara göre farklılaşmaktadır.

Soytarı rolündeki oyuncuların koyun postundan yapılan, boynuz ve sakal eklenen siyah veya beyaz maskeler kullandığı örnekler bulunmaktadır. Maskelerde oyuncunun görebilmesi ve konuşabilmesi için göz ve ağız açıklıkları bırakılmaktadır. Bazı uygulamalarda yüzün isle boyandığı da görülmektedir. Soytarıların sırtlarına yastık bağlanmasıyla kambur ve yaşlı bir görünüm oluşturulmakta; kostümler hem korkutma hem de güldürme amacı taşımaktadır. Gelin rolünü genellikle kadın kıyafetleri giyen, başına yazma veya yemeni bağlayan bir erkek oyuncu üstlenmektedir.

Deveci rolündeki oyuncu, uzun bir palto giymekte, beline ziller bağlamakta ve deveyi yönlendirmek için bir sopa kullanmaktadır. Deve, genellikle iki veya üç gencin bir maket ya da örtülü düzeneğin içine girmesiyle canlandırılmaktadır. Hoca veya müneccim rolündeki oyuncu, cübbeye benzeyen bir giysi giyerek asa, kitap ve tespih gibi aksesuarlar taşımaktadır. Çoğunlukla beş veya altı kişiden oluşan cilimili takımının uzun kulaklı ve kuyruklu kostümleri ise hayvan benzetmelerini çağrıştırmaktadır.

Gelin ve soytarıların yer aldığı bölümde oyuncular, müzik eşliğinde gösteri yapacakları evin önüne gelmektedir. Soytarılardan biri ev sahibinden izin istemekte, ardından gelin dans ederken soytarılar komik sözler ve hareketlerle gösteriye katılmaktadır. Soytarıların görevlerinden biri, gelini seyircilerin oyun gereği gerçekleştirdiği kaçırma girişimlerine karşı korumaktır. Gelinin kaçırılması durumunda oyunculardan “haraç” olarak adlandırılan sembolik bir karşılık istenebilmektedir. Böylece seyirciler, gösterinin akışına doğrudan katılmaktadır.

Gösterinin ardından ev sahibinden yiyecek veya para alınmaktadır. Ev sahibi, maddi olanaklarına göre yağ, un, şeker, yumurta, mısır unu, buğday ve meyve gibi ürünler verebilmektedir. Bazı uygulamalarda armağan verilmemesi, mizahi korkutma ve karşılıklı şakalaşma sahnelerine dönüştürülmektedir. Oyuncular evleri bu biçimde sırayla ziyaret etmektedir.

Soytarıların gösterileri arasında bayılma ve yeniden canlanma sahnesi de bulunmaktadır. Oyunculardan biri seyircilerden birinin önünde bayılmış gibi davranmakta, diğer soytarı ise onu ayıltmaya çalışmaktadır. Başarılı olamayınca arkadaşını hastaneye götürmek için seyirciden para istemektedir. Bazı anlatımlarda, seyircinin bayılan oyuncunun ağzına para sıkıştırması üzerine oyuncunun ayağa kalkarak kendisini selamladığı belirtilmektedir. Bu sahne, oyundaki ölüp dirilme motifinin örneklerinden biri olarak değerlendirilmektedir. Gösteriler sırasında gelini kaçırmaya çalışanlarla soytarılar arasında sopaların da kullanıldığı kovalamaca ve korkutma sahneleri yaşanabilmektedir.

Deve temsilinde, maketin içindeki oyuncular devenin hareketlerini canlandırırken deveci onları yönlendirmektedir. Deveci ve diğer oyuncular, evleri ziyaret ederek deveyi doyurmak için yiyecek istemektedir. Armağan verilmesinin ardından deve, müzik eşliğinde gösteri yapmaktadır. Bazı uygulamalarda ev sahibi veya bahşiş veren seyirciler, kısa bir mesafe boyunca deve maketinin üzerinde taşınmaktadır. Bu bölümde eğlence, taklit, seyirci katılımı ve armağan toplama birlikte yürütülmektedir. Bazı güncel uygulamalarda erzak yerine para verilmesinin öne çıktığı aktarılmaktadır.

Hoca veya müneccim ile cilimili takımının yer aldığı bölümde, birbirine iple bağlı oyuncular ev sahibini ya da seyircilerden birini aralarına almaktadır. Hoca, kişinin falına bakıyormuş gibi davranarak gülünç yorumlar yapmakta ve abartılı taleplerini yanındaki kâtibe yazdırmaktadır. İstenenler arasında 13 okka yağ, 300 yumurta, bir çift çarık ve yedi tavuk gibi örnekler bulunmaktadır. Bu taleplerin eksiksiz karşılanması beklenmemekte; ev sahibi veya seyirci, olanakları ölçüsünde para ya da erzak vermektedir. Ardından oyuncular başka bir eve geçmektedir.

Oyun boyunca toplanan para ve erzakın değerlendirilmesi de köylere göre değişmektedir. Bazı uygulamalarda bunlar delikanlıbaşına teslim edilmekte ve oyuncular arasında paylaştırılmaktadır. Oyun ekibi, gösterilerden sonra toplanan para ve erzakla harfana adı verilen ortak bir eğlence düzenlemektedir. Hazırlanan yemeklerin köy halkıyla paylaşıldığı örnekler de bulunmaktadır. Bazı köylerde evlerden toplanan kaymak, tuz ve mısır unuyla yapılan haviçs, oyun sonrasında dağıtılmaktadır. Paylaşım ve bereketle ilişkilendirilen bu yemek, bütün köylerde hazırlanmamakta; oyun sonrasındaki yemekler ve eğlenceler yerel uygulamalara göre farklılaşmaktadır.

Berobana’da ölüp dirilme, kız kaçırma, kılık değiştirme ve gelecekten haber verme gibi motifler bulunmaktadır. Bu motifler, müzik, dans, taklit ve doğaçlamayla birleşerek köy yaşamının ortak bir eğlencesine dönüşmektedir. Oyunun hazırlanması ve sergilenmesi, gençlerin deneyimli oyuncuları gözlemleyerek yerel bilgileri, anlatımları ve uygulamaları öğrenmesine olanak sağlamaktadır. Ev ziyaretleri, armağan toplama ve ortak yemekler de toplumsal dayanışmanın ve paylaşım ilişkilerinin sürdürülmesine katkıda bulunmaktadır.

Göç, köy nüfusunun azalması ve eğlence alışkanlıklarının değişmesi, Berobana’nın oynanma sıklığını ve aktarım koşullarını etkilemektedir. Buna karşılık bazı köylerde oyunun sürdürülmesi veya yeniden canlandırılması, yerel kültürel mirasın yaşatılması bakımından önem taşımaktadır. Oyunların belgelenmesi, kostüm ve uygulama bilgilerinin kaynak kişilerden derlenmesi ve gençlerin hazırlık sürecine katılması, kuşaklar arası aktarımı destekleyebilir. Berobana’nın şenlik ve festivallerde sergilenerek kültür turizmi kapsamında tanıtılması da yerel toplulukların katılımı ve köyler arasındaki farklılıkların korunmasıyla birlikte değerlendirilmelidir.
 
 

Referanslar

Abakelia, N. (2008). The Spaciotemporal Patterns of Georgian Winter Solstice Festivals, Folklore: Electronic Journal of Folklore, 40: 101–116. DOI: 10.7592/FEJF2008.40.abakelia; Arkeolojik Haber (t.y.). Şavşat’ın 150 Yıllık Geleneği Berobana ile Birlik ve Bereket, https://www.arkeolojikhaber.com/haber-savsatin-150-yillik-gelenegi-berobana-ile-birlik-ve-bereket-42391/, (Erişim tarihi: 20 Ekim 2026); Başar, L. K. (2021). Artvin İli Şavşat İlçesinde Bir Köy Seyirlik Oyunu: Berobana, Karadeniz İncelemeleri Dergisi, 15 (31): 325–350; Bregadze, N. (1982). Ocherki po Agroetnografii Gruzii. Tbilisi: Mecniereba; Bucaklişi, İ. vd. (2007). Büyük Lazca Sözlük (Didi Lazuri Nenapuna). İstanbul: Chiviyazıları Yayınevi; Chveneburi (t.y.). Berobana, https://chveneburi.net/tr/kultur/berobana-h463.html, (Erişim tarihi: 20 Ekim 2026); Karadeniz.gov.tr (t.y.). Halk Tiyatrosu, https://karadeniz.gov.tr/halk-tiyatrosu/, (Erişim tarihi: 20 Ekim 2026); Keskin, M. A. (2021). Artvin Şavşat Maden (Bazgiret) Köyü Marioba Şenliği, Motif Akademi Halkbilimi Dergisi, 14 (36): 1277–1293. DOI: 10.12981/mahder.964812; Tercuman, Ş. (2025). Doğu Karadeniz Laz Folkloru. İstanbul: Doğu Kütüphanesi Yayınları; Tokdemir, H. (1993). Artvin Yöresi Folkloru. Ankara.

Konuyla ilgili diğer maddeler için bkz.: