Maddeye katkıda bulunan yazarlar:
Yazar: UTKU ONGUN (2020) (Madde metni için tıklayınız)
Yazar: MERVE AKSOY (2025) (Madde metni için tıklayınız)
1 / 2

İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı Şirince, dağlık bir alanda yer almaktadır. Şirince’nin Ege Denizi’ne uzaklığı yaklaşık 16 kilometredir. Şirince’nin geçmişi MÖ V. yüzyıla kadar gitmektedir. Önceki yıllarda Küçük Menderes’in verimli alanlarında kurulan köy, yaşanan sel felaketlerinden dolayı daha yükseklere taşınmış ve bugünkü konumuna yerleşmiştir. Şirince’nin önceleri adının Kırkıca/Kırkınca olduğu ve eski kaynaklarda Doğadaki Efes şeklinde anıldığı belirtilmektedir. XIX. yüzyılda Şirince, özellikle ihracata yönelik incir üretimiyle ünlü, Rumların yaşadığı ve 1.800 haneden oluşan bir yerleşmedir. Köy, dağlık ve engebeli bir arazi üzerinde kurulduğundan dolayı dışarıya kapalıydı. Efes antik kenti sakinleri, Küçük Menderes’in taşıdığı alüvyonların Efes limanını doldurması ile liman kentinin önemini yitirmesi sonucunda Şirince’nin kurulduğunu belirtmektedir. 1919 yılındaki belgeler köy halkının belirttiği bilgileri doğrulamakta olup, o günlerde köy Çirkince adıyla Selçuk Kasabası’na bağlıdır. XIX. yüzyılda, Osmanlı yönetiminde bir Rum köyü olan Şirince’nin yerli halkı mübadele sonucunda Yunanistan’a göç etmiştir ve Rumların terk ettiği Şirince’ye Yunanistan’ın Kavala, Manastır ve Selanik’ten gelenler yerleştirilmiştir. Karşılıklı mübadele sonrasında bir Türk köyü olan Şirince, 1926-1935 tarihlerinde dönemin İzmir Valisi olan Kazım Dirik Paşa’nın Böyle güzel bir yer çirkin olamaz, olsa olsa Şirince olur beyanı üzerine günümüzde kullanıldığı şekliyle Şirince adını aldı. Sonraki yıllarda tanınırlığı gittikçe artan Şirince, özellikle büyük şehirlerden gelip yerleşenlerin ve yerli/yabancı ziyaretçilerin önemsediği bir turizm destinasyonu haline geldi.

Şirince’nin coğrafi konumu, doğal güzelliği, özgün kırsal mimarisi, yakın çevresindeki kültürel ve deniz turizmi olanakları ile alternatif tatil meraklıları için Batı Anadolu’nun önemli bir turizm destinasyonudur. Şirince, Meryem Ana Evi’ne 16 kilometre, Pamucak kıyılarına 14 kilometre ve Efes antik kentine 10 kilometre uzaklıkta olup, Kolophon, Lebedos, Notion, Artemis Tapınağı, Klaros, St. Jean Kilisesi, Yedi Uyurlar, Metropolis ve Magnesia, Meryem Ana Evi, İsabey Camii gibi dini veya kutsal yerlere yakındır. Şirince’nin çevresinde Kurudağ (Damlataş), Kuşini ve Sütini Mağaraları bulunmaktadır. Şirince’ye bir kilometre uzaklıktaki Nesin Matematik Köyü 55 dönümlük bir arazi üzerine 2007 yılında kuruldu.

Şirince’nin turizm çekim merkezi olmasının nedenleri, köy evleri ve kiliseleriyle (Aya Yani ve Aya Dimitri) tarihi miras oluşturmasıdır. Şirince’nin köy evleri, çanak şeklinde bir vadinin güney ve batı yamaçlarına dizilip uzaktan kademeli bir görünüme sahiptir. Şirince, bu vadinin güney ve doğu yamaçlarına kurulmuş olup denizden yüksekliği ortalama 350 metredir. Şirince evleri XIX. yüzyıl ve XX. yüzyıl başlarına ait son dönem Osmanlı evleridir. Şirince evleri gerek sokak üzerinde gerekse bahçeler içerisinde konumlandı. Sokak üzerinde bulunan evlerin ön cepheleri sokağa bakmakta olup, ana giriş de bu cephede bulunmaktadır. Bahçe içinde konumlanan evlerde ise, ön cepheler bahçeye açılmaktadır. Dolayısıyla her ev ayrı bir güzellik taşımakta ve turizm açısından bir çekicilik oluşturmaktadır. Tarihi açıdan Şirince, sadece mimari dokusuyla değil, aynı zamanda şarap, zeytinyağı ve el işçiliği gibi yöreye has özelliklerden dolayı da turist çekebilmektedir. Özellikle Şirince şarapları gelen ziyaretçiler tarafından satış yerlerinde veya mahzenlerde tadılmakta ve satın alınmaktadır. Şirince’nin tarım arazileri üzüm bağları, zeytin, şeftali, incir, elma ve ceviz ağaçlarıyla kaplıdır. Şirince’ye özgü ev şarapları, yöresel yemekleri, özgün yapısı ve otantik yaşantısıyla adı gibi şirin bir köydür.

Maya takvimine göre 21 Aralık 2012 tarihinde dünyaya Marduk adında bir gezegenin çarpacağı ve bu çarpmanın dünyanın sonunu getireceğiydi. Bu felaketten etkilenmeyecek iki yerden biri Şirince’ydi. Kıyametin Şirince’yi teğet geçeceği söylentisi kehanete inanlar için kıyametten kaçış oldu. Maya kehaneti gerçekleşmedi ama bu olay Şirince’nin hem ulusal hem de uluslararası ölçekte tanınmasına neden oldu. Sonraki yıllarda Şirince, yerli/yabancı turistlerin önemli bir uğrak noktası haline geldi.

Şirince, mimari dokusu, butik otelleri, Şirince evleri, restoranları, tarihi ve kültürler değerleri ile bir çekim merkezi konumundadır. Şirince’de yaklaşık 35 adet otel, butik otel ve pansiyon mevcuttur. Şirince’de bar, diskotek vb. gibi eğlence merkezleri yoktur. Bunun yerine lokantalar, restoranlar, şarap evleri, kafeteryalar ve hediyelik eşya satan dükkanlar bulunmaktadır. Yıl boyunca, özellikle hafta sonları ve resmi tatillerde, günübirlik ziyaretçi akınına uğramaya başladı. 2020 yılı itibarıyla nüfusu yaklaşık 500 kişi olan destinasyon, son dönemlerde yoğun sezonda yıllık yaklaşık 1.5 milyon ziyaretçi ağırlamaktadır. Şirince yoğun sezonlarda, özellikle trafik ve otopark sorunlarıyla karşılaşmakta ve taşıma kapasitesinin üzerinde bir ziyaretçi yoğunluğu yaşamaktadır.

Referanslar

Bolat, S. (2007). Bilgi Ekonomisinde Örtülü Bilginin Önemi ve Rekabet Avantajı Yaratmada Örtülü Bilgi Kaynaklarının Keşfi: Şirince’de Bir Uygulama (Yayınlanmamış yüksek lisans tezi). Aydın: Adnan Menderes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü; Çolak, O. (2009). Turistik Ürün Çeşitlendirme Kapsamında Kırsal Turizm ve Kırsal Turizm İşletmeciliği: Şirince Örneği (Yayınlanmamış yüksek lisans tezi). Aydın: Adnan Menderes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü; Ongun, U. (2015). Kırsal Turizmin Kırsal Kalkınmaya Etkisi: Şirince Örneği (Yayınlanmamış doktora tezi). Isparta: Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü; Köşklük Kaya, N. (2012). Şirince Köyü Örneğinde Kırsal Mimari Mirasın Kırsal Turizmin Gelişmesine Katkısının Tartışılması, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Sosyal ve Ekonomik Araştırmalar Dergisi, 14(22): 119-123; Tül, Ş. (1997). Şirince-Bir Zamanlar Çirkince. İzmir: Ege Yayınları 10, Gezi Dizisi-2; Sepetçioğlu, T. E. (2004). 1924 Mübadillerinin Yeni Sosyal Çevreye Uyum Süreçlerinin Halkbilimsel Yönden İncelenmesi (Yayınlanmamış yüksek lisans tezi). Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü; Soykan, F. (2004). Bir Turizm Coğrafyası Araştırması: Kırsal Alanların Turizm Potansiyelinin Saptanması ve Şirince Köyüne (İzmir) Uygulaması. İzmir: Ege Üniversitesi Basımevi.

2 / 2

İzmir’e bağlı Selçuk ilçesinin sekiz kilometre doğusunda bulunan Ege Bölgesi'nin en güzel köylerinden biri olarak kabul edilen Şirince, özellikle taş evleri, dar sokakları, şarapları ve doğal güzellikleriyle ünlüdür. Şirince'nin geçmişi antik dönemlere kadar uzanır. 1922 yılına kadar Ortodoks Rumları'nın yaşamış olduğu küçük bir köydür. O yıllarda sadece birkaç Türk Müslüman görevliler haricinde nüfusun Rumlar'dan oluşması kültür ve gelenekte bir birliktelik oluşturmuştur. 1923 Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi sırasında köyde yaşayan Rumlar Yunanistan’a göç etmiş, yerine Balkanlardan gelen Türk göçmenler yerleştirilmiştir. Yüzyıllık evleri, her biri ayrı bir manzaraya açılan dar taşlı sokakları, doğası ve temiz havası ile o yıllardan günümüze kadar korunmuş tarihi mimarisi ile turistik bir köydür.

Eski kaynaklarda Şirince köyünün “Dağdaki Efes” ismi ile anılması bu köyün köklerinin çok eskiye dayandığını göstermektedir. Köyün kuruluşu hakkında birçok hikayeler anlatılmaktadır.  

En yaygın olarak bilinenleri ise Şirince’nin kuruluşu beylikler dönemine rastlamaktadır. Derebeyin yanında çalışan köylülerden bir grup azad edilmelerini ve kendilerine bugünkü Şirince köyü ve çevresinin verilmesini dilerler. Bunun üzerine bey sorar; yerleşeceğiniz yer güzel mi? Yanıt Çirkince’dir. Bey de “öyleyse köyünüzün adı Çirkince olsun” der ve azad edilen köylüler tarafından Şirince kurulur. 

Köyün özgün adı olan Kırkınca’nın, efsanelere göre zamanında dağlara sığınan kırk kişiye atfen verildiği söylenir. Rumca telaffuzu zamanla "Kirkice," "Kirkince" ve "Çirkince" gibi farklı biçimlere dönüşmüştür. Ancak, Cumhuriyet’in ilk yıllarında İzmir Valisi Kazım Dirik’in talimatıyla köyün adı Şirince olarak resmileştirilmiştir. 

Şirince’nin, 2012 yılında Maya takvimine dayalı kıyamet kehaneti ile gündeme gelmesi, köyün uluslararası çapta büyük ilgi görmesine sebep olmuştur. Mayalıların geliştirmiş olduğu Uzun Sayım Takvimi, 21 Aralık 2012 yılında sona eriyordu. Bu durumda bazı kişiler bu tarihte dünyanın sonunun geleceği, kıyametin kopacağına inanıyorlardı. Maya uzmanları bu durumu reddetmiş olsalar da kehanet dünya genelinde büyük bir yankı uyandırdı. Bu süreçte, bazı ezoterik ve spiritüel gruplar, kıyametin kopmayacağı ve insanların korunabileceği enerjisi yüksek yerler olduğunu öne sürdüler. Bu yerlerden biri olarak Fransa’daki Bugarach Köyü, diğeri ise Türkiye’deki Şirince Köyü gösterildi. Peki neden Şirince seçilmişti? Köyün Efes Antik kenti yakınlarında olması ve tarih boyunca mistik bir atmosferinin olması, doğal yapısının bozulmadan günümüze kadar gelmiş olması, Spiritüel çevreler tarafından yüksek enerjili bir bölge olarak görülmesi, Hristiyanların inanışlarına göre, Meryem Ana’nın son yıllarını Efes civarında geçirdiğine inanılması ve Meryem Ana Evi’nin Şirince’ye çok yakın olması bu söylentilerin oluşmasına sebep olmuştur.

Bu sebeple söz konusu tarih yaklaştıkça Şirince’ye büyük bir ziyaretçi akını başladı. Binlerce yerli ve yabancı turist, köyde kıyametten korunmak veya bu özel günü deneyimlemek için toplandı. Otellerin rezervasyonları aylar öncesinden doldu, köyde şarap ve hediyelik eşya satışları patladı. Sonuç olarak, beklenen kıyamet kopmadı, ancak Şirince bu olay sayesinde turistik açıdan büyük bir popülerlik kazandı ve bugün hâlâ, bu efsane sayesinde birçok turistin ilgisini çekmeye devam ediyor. Şirince, tarihi dokusunu koruyan ve doğal güzellikleriyle huzur veren bir köy olarak İzmir ve çevresinden gelen ziyaretçilerin gözde destinasyonlarından biridir. Köyü ziyaret edenler tarafından şarap tadımı yapmak, tarihi sokaklarda gezinip fotoğraf çekilmek, el yapımı sabun, zeytinyağı ve organik ürünlerden satın almak ve Aziz John Baptist Kilisesi'ni ziyaret etmek yapılan aktiviteler arasında yer almaktadır.

Şirince, tarihî ve kültürel turizmin yanı sıra farklı turizm türleri açısından da büyük bir potansiyele sahiptir. Doğayla iç içe olması ve organik tarım ürünleriyle öne çıkması, sürdürülebilir turizm projeleri için fırsatlar sunmaktadır. Festival ve etkinlik turizmi açısından önemli bir potansiyele sahiptir. Şirince’de düzenlenecek şarap festivalleri, yerel sanat etkinlikleri ve kültürel şenlikler, turizm sezonunu genişletmeye katkı sağlayabilir.

Şirince, günübirlik ziyaretçilerin yoğun olduğu bir destinasyondur. Net bir veri bulunmamakla birlikte, özellikle yaz aylarında ve hafta sonlarında binlerce kişi köyü ziyaret etmektedir. Yerli turistlerin yanı sıra, yabancı turistler de özellikle Efes, Kuşadası ve İzmir turlarının bir parçası olarak Şirince’ye de uğramaktadır. Çoğu ziyaretçi günübirlik gelirken, bazı turistler bir-iki gece konaklamayı tercih etmektedir. Şirince’de butik oteller, pansiyonlar ve taş evlerden dönüştürülmüş konaklama tesisleri bulunmaktadır. Büyük otel zincirleri yerine, köyün tarihi ve doğal dokusuna uygun konaklama seçenekleri sunulmaktadır. Şirince, özellikle şarap evleri, kahvaltı mekanları ve geleneksel Ege mutfağı sunan restoranlarıyla tanınır. Şarap tadımı yapılan mekanlar ve organik ürünler sunan kafeler, ziyaretçilerin ilgisini çeken önemli unsurlardır.

Referanslar

https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/izmir/gezilecekyer/selcuk-sirince-koyu, (Erişim tarihi: 13. 02. 2025); http://www.selcuk.gov.tr/sirince, (Erişim tarihi: 13. 02. 2025); https://www.kusadasitanitim.com, (Erişim tarihi: 13. 02. 2025); https://www.selcukticaretodasi.org.tr, (Erişim tarihi: 13. 02. 2025)