Lebon Pastanesi
YİYECEK VE İÇECEK İŞLETMECİLİĞİ Pastane TÜRKİYE'NİN İLLERİ İstanbul
(Pera, Beyoğlu, İstanbul, 1903)
-
2026
XIX. yüzyılın ikinci yarısında Charles Bourdon tarafından işletilen Saint Petersbourg Pastanesi ve Lokantası, dönemin en ünlü yiyecek-içecek işletmeleri arasında yer alır. Saint Petersburg Pastanesi, dönemin en iyi aşçı ve garsonlarının hizmet verdiği seçkin bir lokanta ve pastane olarak tanınmıştır. Bu nedenle işletme yalnızca pasta ve şekerleme ürünleriyle değil; lokantası, balo salonu ve toplantı salonlarıyla da ün kazanmıştır. “Sarayın şekercisi” olarak anılan ve pastaları ile şekerlemeleriyle öne çıkan Charles Bourdon, II. Abdülhamid tarafından Mecidiye Nişanı ile ödüllendirilmiştir. Saint Petersbourg’tan Yıldız ve Çırağan saraylarına günlük servis yapıldığı belirtilmektedir.
Lebon Pastanesi’nin tarihi ise, General Sebastiani’nin yanında aşçı olarak İstanbul’a gelen ve Fransız Büyükelçiliği’nde çalışan Eduard Lebon’un görevinden ayrılmasıyla başlamıştır. Lebon, Saint Petersburg Pastanesi ve Lokantası’nı işleten Charles Bourdon tarafından işe alınmış; bu süreçte şekerciliğin inceliklerini öğrenmiştir. Daha sonra patronunun kızıyla evlenen Lebon, bin sekiz yüz altmış iki yılında Saint Petersburg Pastanesi’ne ortak olmuş; bu doğrultuda işletmenin adı “Confiserie et Patisserie de Saint Petersbourg, C. Lebon ve Bourdon” biçiminde değiştirilmiştir. Ardından işletme, Lebon’un kayınbiraderi Alexandre Vallaury tarafından yapılan Şark Aynalı Pasajı’na (Passage Oriental) taşınmıştır. Şark Aynalı Pasajı’nda kuaför, terzi gibi farklı dükkânların yanı sıra Lebon Pastanesi de yer almıştır. Bin dokuz yüz üç yılında Charles Bourdon’un vefatından sonra pastanenin adı Lebon olarak değişmiştir.
Lebon Pastanesi, dönemin “gerçek bir pasta fırınına” sahip tek pastanesi olarak anılmaktadır. Üretim için Lemeunier firmasına özel fırınlar yaptırıldığı; Dolmabahçe Sarayı’nın dahi pastalarını Lebon’dan temin ettiği ifade edilmektedir. Ayrıca II. Abdülhamid’in, Alman İmparatoru’nun İstanbul ziyareti sırasında pasta fırınının aynısını saraya da yaptırdığı belirtilmektedir. Bin dokuz yüz beş yılında ise pastanenin dekorasyonu için Paris’teki “Boulanger Choisy-le-Roi” firmasına seramik panolar sipariş edilmiştir. Panoların, dönemin sanat akımı olan Art Nouveau üslubunda hazırlandığı aktarılmaktadır.
Cumhuriyet’in ilanından sonra Lebon Pastanesi ikinci bir şube açmıştır. Bin dokuz yüz otuz yedi yılında Şark Pasajı’ndaki dükkânını kapatan işletme, bin dokuz yüz yetmişli yılların ortalarına kadar Kumbaracı Sokağı’nın köşesine kurulan ikinci dükkânda faaliyetini sürdürmüştür. Lebon’un eski yerine ise ilerleyen yıllarda ün kazanacak Markiz Pastanesi açılmıştır.
Referanslar
Acehan, A. (2018). Yenileşme dönemi Türk şiirinde bir mekân olarak meyhane, Folklor Akademi Dergisi, 1(3): 375-408; Ciritci, İ. (2019). Markiz: Beyoğlu’nun mekân-kültür artikülasyonu üzerine, IAPS: Culture and Space, 16; Dirlikyapan, J. Ö. (2010). İstanbul’un edebiyatçı mekânları, Turkish Studies, 5(3): 1092; Güreşir, S. K. (2019). Hayattan esere: Ahmet Hamdi Tanpınar’da yeme-içme kültürü, RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi, 14: 78-102; Kutadgu, A. ve Demirdurak, B. (2018). Burası Anadolu Kıymetini Bilelim. İstanbul: Gita Yayınları; Mengi, N. (2020). “Salâh Bey Tarihi”nin edebiyatçı mekânları, Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 34: 139-163; Tozal, A. (2021). Beyoğlu pastane kültürü: Lebon ve Markiz’in hikayesi. https://www.themagger.com/markiz-pastanesi-tarihi/#gallery-2, (Erişim tarihi: 16. 02. 2026); Ünyay-Açıkgöz, F. (2019). İspanya’dan Osmanlı’ya: çikolatanın tarihi serüvenine katkı, Ahi Evran Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 5(1): 16-27.
