Büyük Deller Yerleşmesi
ARKEOLOJİK KAZI VE YÜZEY ARAŞTIRMASI TÜRKİYE'NİN İLLERİ Aksaray
(Demirci, Gülağaç, Aksaray, 2020)
-
2026
Büyük Deller, Aksaray ilinin Gülağaç ilçesine bağlı Demirci Kasabası merkezinin yaklaşık bir buçuk kilometre kuzeyinde yer alır. I. ve III. derece arkeolojik sit alanı çevresine hâkim konumda, ignimbirit bir kaya kütlesi üzerindedir. Yerleşme; Karasu kaynağına ve tarihöncesi yerleşmelerin kültürlerini şekillendiren volkanik kayaçlar, çömlekçi kili, tuz ve bakır gibi hammadde kaynaklarına yakınlığıyla dikkat çeker. Tarihöncesinde ilk kez Kalkolitik dönem’de iskân gören kayalık alana, Helenistik dönem’de bir kale kurulmuş; antik yol güzergâhları kavşağındaki (Hristiyan hac yolu) konumuyla tarih çağlarında da önemini korumuştur. Büyük Deller yerleşmesi, 1994 yılında Prof. Dr. Sevil Gülçur başkanlığında yürütülen “Aksaray, Niğde, Nevşehir İlleri Yüzey Araştırması” sırasında tespit edilmiştir. Arkeolojik kazılar, 2020 yılında Aksaray Müze Müdürlüğü başkanlığında, Dr. Pınar Çaylı bilimsel danışmanlığında müze kazısı olarak başlamış; 2021 yılında Cumhurbaşkanlığı kararlı kazı statüsüne geçmiştir. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı izni ve mali desteğiyle, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi adına uluslararası bir ekiple sürdürülen kazılar, 2024 yılından itibaren Geleceğe Miras Projesi kapsamında yer almaktadır.
Höyük coğrafyasındaki Büyük Deller’in yakın çevresinde Aşıklı Höyük, Balıklı Eski Yerleşim Alanı, Musular, Çakılbaşı, Güvercinkayası, Yoncalıhöyük, Altıntaş ve Büyük Tepe gibi Neolitik, Kalkolitik ve Tunç çağlarına tarihlenen yerleşmeler bulunmaktadır. Araştırma bölgesinin Helenistik ve Roma dönemleri’nde de yoğun iskân gördüğü yüzey araştırmalarından anlaşılmaktadır. Dikkat çeken arkeolojik alanlar arasında Zindanlık, Ziyaret Tepe ve Kayamahmut tümülüsleri ile Kızlarkalesi (Demirci), Kırkgöz Damlar, Aziz Mercurius Yeraltı Şehri ve Kilisesi (Saratlı) yer alır.
Büyük Deller kültür dolgularının oturduğu kayalık, 17,5 hektar taban genişliğinde olup kültür dolgularıyla birlikte toplam yüksekliği yaklaşık 65 metredir. Kayalık formasyona göre kot farklılığı gösteren kültür dolgusu kalınlığının, en yüksek noktada ortalama beş metreye ulaştığı öngörülmektedir. Yerleşmenin güney–güneybatı yamacında kaya mezarları, sarnıç ve zirve düzlüğünde dağıtılmış bir tümülüs bulunmaktadır. Büyük Deller yerleşmesinde Kalkolitik ve Helenistik dönem kültür dolguları tespit edilmiştir. Anadolu’nun batı ve güney kıyı şeridi üzerindeki birçok antik kentten iyi bilinen Helenistik dönem, Aksaray bağlamında görece sınırlı ölçüde tanınmaktadır. Araştırma bölgesinde örneği bulunmayan Helenistik dönem Büyük Deller Kalesi’nin, MÖ IV. yüzyılın son çeyreğinden MS I. yüzyılın başına kadar izlenebilen tabakalanmasıyla Orta Anadolu’da Helenistik kültürün tanınmasına önemli katkı sağlayacak bir referans noktası olacağı değerlendirilmektedir. Döneme ait en belirgin mimari unsur, şimdilik sur duvarıdır. Üzerine oturduğu volkanik kayaç, yapıların inşasında hammadde olarak kullanılmıştır. Tepeyi bir kuşak gibi çeviren sur hattının yüksekliği henüz belirlenememekle birlikte yaklaşık iki metre genişliğinde, belirli aralıklarla yerleştirilmiş bastionlarla ve yığma taş setlerle desteklenen, dişli gelişen bir plan gösterdiği anlaşılmaktadır. Kale girişinin, doğu yamacın orta kesiminde yer aldığı ve bu alanın taş ocağı gibi boşaltılarak oluşturulduğu düşünülmektedir (bkz. Fotoğraf 1). Bilimsel kazılar başlamadan önce zirve düzlüğünde tespit edilen defineci çukurları, blok kesme taşlarla inşa edilmiş yapı kalıntılarının henüz kazılmayan kültür dolgusu altında bulunduğunu düşündürmektedir. Helenistik dönem Büyük Deller yerleşiminin tarihsel arka planını tanımlayabilmek için henüz yeterli arkeolojik kanıta ulaşılamamıştır. Bununla birlikte kalenin tarihlenmesinde seramik buluntular önem taşımaktadır. MÖ IV. yüzyılın son çeyreği ile MÖ III. yüzyıla tarihlenen seramikler, bölgesel üretim örneklerinden oluşmakta; aynı zamanda Kızılırmak Havzası boyalı seramiklerinin yayılım haritasını genişletmektedir. MÖ II. ve I. yüzyıla tarihlenen seramikler ise üretim özelliklerine göre ithal ve bölgesel üretim olmak üzere iki ana gruba ayrılmaktadır. Sayıca az olmakla birlikte ithal seramikler arasında Pergamon ve Ephesos merkezli üretimler saptanmıştır.
Büyük Deller’in de içinde bulunduğu Volkanik Kapadokya Kültür Bölgesi’nde tarihöncesi araştırmalar 1989 yılından günümüze kesintisiz biçimde sürdürülmektedir. Bölgede Kalkolitik dönem’e ilişkin en belirgin veriler ise bütünüyle kazılmış olan Güvercinkayası (Çatalsu–Gülağaç) yerleşmesinden elde edilmiştir. Yerleşmenin kentleşme öncesi karmaşık toplumlara geçişteki rolü, artı ürün ve yerleşmeyi ikiye bölen sur yapısı üzerinden kapsamlı biçimde ortaya konulmuştur. Toplumların savunulması kolay yüksek alanları neden tercih ettikleri bu bulgular ışığında sorgulanmıştır. Bununla birlikte Anadolu’da kentleşme öncesi süreçte sosyoekonomik değişimlerin anlaşılmasına yönelik yanıt bekleyen sorular bulunmakta; tek bir yerleşmeden hareketle yapılan çıkarımların yeni verilerle sınanması gerekmektedir. Bu çerçevede, Orta ve Son (?) Kalkolitik dönem’e göreli olarak tarihlenen ve Güvercinkayası ile çağdaş olduğu anlaşılan Büyük Deller’in bu süreçteki rolünü tanımlamak önem taşımaktadır.
Volkanik Kapadokya ve Orta Torosların kuzeyinde, Geç Neolitik’in devamı niteliğindeki Erken Kalkolitik ova yerleşmelerinin MÖ 5200’lere gelindiğinde yerlerini yeni bir yer seçimi anlayışına bıraktığı, son yıllarda gerçekleştirilen araştırmalarla daha açık biçimde ortaya konulmaktadır. Büyük Deller de çevresine hâkim konumdaki yer seçimi ve hammadde kaynaklarına yakınlığıyla bu dönüşümün izlenebileceği alanlar arasında yer almaktadır. Yerleşmenin Kalkolitik dönem tabakaları henüz sınırlı bir alanda kazılmış olmakla birlikte, eldeki veriler bitişik düzende inşa edilmiş dikdörtgen taş mimarinin; ocak, fırın ve silo gibi konut içi taşınmazların konumu ile yapım tekniğinin Güvercinkayası konutlarıyla örtüştüğünü göstermektedir. Volkanik Kapadokya Bölgesi’nde Kalkolitik dönem’in tanımlanmasına katkı sağlayan Güvercinkayası (I–II) ve Köşk Höyük (I) yerleşmelerinden bilinen koyu yüzlü açkılı Orta Kalkolitik çanak çömlek, Büyük Deller’de de en yoğun buluntu grubunu oluşturmakta; özellikle depo kapları öne çıkmaktadır. Çanak çömlekte açık renk hamur kullanımındaki artış, kırmızı astar uygulaması, mahmuz kulp kullanımı ve kil hamurunda obsidiyen katkısı gibi özellikler ise Büyük Deller’in Orta Kalkolitik dönem’in sonlarına da tarihlenebileceğini düşündürmektedir.
Büyük Deller’de Kalkolitik süreçte yontmataş endüstrisinde yerel kaynakların etkin biçimde kullanıldığı anlaşılmaktadır. Yontmataş alet üretim sürecinin tüm aşamalarının izlenebildiği standart dilgi üretimi ile obsidiyen aynalar öne çıkmaktadır. Mızrak ve ok uçları ise kültür bölgesinde Son Neolitik ve Erken Kalkolitik süreçte Tepecik Çiftlik ve Köşk Höyük yerleşmelerindeki örneklerle benzerlik göstermektedir. Anadolu’da en erken MÖ VII. binyılın ortalarında görülen aynalar, Çatalhöyük, Tepecik Çiftlik, Köşk Höyük, Sırçalı Tepe ve Domuztepe yerleşmelerinden Son Neolitik–İlk Kalkolitik süreçte bilinmektedir. Daha çok mezar ve ritüelle ilişkili alanlarda bulunan bu nesnelerin kullanım amacı kesin olarak bilinmemekle birlikte, yansıtma özelliğinin öne çıktığı işlevlerle ilişkili olabileceği ileri sürülmektedir. Büyük Deller aynalarıyla benzer tipolojik ve teknik özellikler Güvercinkayası aynalarında da görülmekte; her iki yerleşmeye ait örnekler kronolojik devamlılığı göstermeleri bakımından önem taşımaktadır. Sürtme taş buluntular, Orta Anadolu’daki Neolitik ve Kalkolitik dönem yerleşmelerinden bilinen tipolojik ve teknolojik özellikleri yansıtmakta; hammadde grubu içinde şimdilik en yoğun örnekleri ignimbirit, ince taneli bazalt, gabro, andezit, kristal tüf ve serpantinleşmiş peridotit oluşturmaktadır.
Aralarında yaklaşık 5000 yıl bulunan bu iki farklı dönemde, Büyük Deller gibi yüksek bir kayalığın neden iskân edildiği sorusu, alanda sürdürülecek arkeolojik kazılarla daha ayrıntılı biçimde yanıtlanabilecektir. Gerçekleştirilen çalışmalar, yerleşmenin Kapadokya turizmi bağlamında yeni bir arkeolojik araştırma ve ziyaret alanı olarak değerlendirilmesi açısından da önem taşımaktadır.
Referanslar
Çaylı, P. (2025). A new Chalcolithic hilltop settlement in Volcanic Cappadocia: Preliminary results of the Büyük Deller excavation, Arkeoloji Dergisi, XXXIV: 45-65; Çaylı, P. ve Demirtaş, I. (2023). Gülagaç (Aksaray) ilçesi’nin kültür varlıkları: Arkeolojik ve etnografik potansiyel üzerine bir değerlendirme, Turkish Studies-Social Sciences, 18(1): 53-78; Demirtaş, I. (2025). Observations on the spiral-patterned seal from the Büyük Deller settlement, Colloquium Anatolicum, 24: 25-47; Tüysüz, B. ve Kurt, T. (2025). Kızılırmak Havzası boyalı seramiklerinin yayılım haritasına eklenen yeni bir merkez: Büyük Deller ve yeni bulgular, Arkhaia Anatolika, 8: 218-241; Tüysüz, B., Demirtaş, I. ve Çaylı, P. (2024). Büyük Deller Helenistik dönem seramikleri üzerine ön değerlendirmeler, Seleucia, XIV: 297-327.
