Afyonkarahisar Ulu Camii

DOĞAL VE KÜLTÜREL MİRAS Cami UNESCO Dünya Miras Alanı TÜRKİYE'NİN İLLERİ Afyonkarahisar

(Afyonkarahisar, 1272-1277)

Maddeye katkıda bulunan yazarlar:
Yazar: TUĞBA GÖCEN (2020) (Madde metni için tıklayınız)
Yazar: REYHAN ÇELİK & GÜLİN PAYASLI OĞUZ (2025) (Madde metni için tıklayınız)
1 / 2

Müslüman şehirlerinde, erken dönemlerde inşa ettirilmiş olan şehrin en görkemli ve büyük ibadet amaçlı yapılan yapılarına Ulu Camii adı verilmektedir. Afyonkarahisar Ulu Camii, 226 metre yüksekliği ile bilinen Afyonkarahisar Kalesi ile Afyonkarahisar’ın bilinen en eski yerleşim yeri olan Hıdırlık Tepesi arasında yer alan vadide yer alıyor. Günümüzde kendi adı ile bilinen Cami-i Kebir Caddesi’nde konumlanmaktadır.

Söz konusu bu cami Selçuklular'dan günümüze kadar korunarak gelmiş nadide eserlerden biridir. Ulu Camii XIX. yüzyıla değin Hoca Bey Camii olarak bilinse de, XIX. yüzyıldan sonra ise günümüzde de kullanılan adı olan Cami-i Kebir yani Ulu Camii olarak anılmaya başlandı. Aynı zamanda bu nadide eser 40 ahşap çamdan yapılma direk üzerine yapılmış olmasından dolayı 40 Direkli Camii olarak da bilinmektedir. Afyonkarahisar’ın en büyük ve görkemli camilerinden biri olan Ulu Camii, Sahipata Nusretiddün Hasan tarafından Anadolu Selçuklu döneminde 36x24 metre çapında 1272-1277 yılları arasında bir arsa üzerine inşa ettirilmiştir. Eser inşa edilirken kargir dört köşe hantal duvarlar üzerine toprak damlı olarak yapılmış olsa da, günümüzde bakır kaplı kubbesi olmayan düz bir çatı ile kapatılmış beş sırada sekizerden 40 çamdan yapılma sütun üzerine oturtulmuştur. Cami, hiç çivi kullanılmadan birbiri üzerine geçme ve bindirme olarak bilinen kündekari tekniği ile yapılmıştır. Bu sebepten dolayı Cami Türkiye’de ve dünyada bu tarzda yapılan sayılı camiler arasında anılmaktadır. Çam sütunların başlıları sarkıt ve baklava dilimleri ile bezelidir. Zamanında sütunların üzerine konulan ahşapların yan yüzleri renkli desenlerle bezenmiş olmasına rağmen maalesef günümüzde çok az izleri bulunmaktadır. Caminin Selçuklu tarzı oyma minberinin kapakları üzerinde yer alan kitabesinde sureler ve eserin yapım tarihini anlatan yazılar bulunmaktadır. Caminin mimarının Emir Hacı Bey olduğu bilinmektedir. Cami içerisinde yer alan ayetleri, Esma’ül Hüsna’yı yazan ve içerideki süslemeleri yapan kişi nakkaş ve hattat Hacı Murat olarak bilinmektedir. Ulu Camii’nin bilinen ilk büyük restorasyonu 1341 yılında, Muzafferüddin Devle Bey'in oğlu Emir Minüddün Abdullah Bey tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu gerçekleştirilen restorasyon neticesinde ise doğu cephesinde yer alan kapısının üzerine bir yazıt eklenmiştir. Yakın bir dönemde ise caminin oturtulduğu direkler ağaç kurtları tarafından yenilerek içleri boşaltılmış olduğu için bir restorasyon görmüştür. Aynı zamanda caminin çatısı onarım görmüş ve caminin batı bitişiğinde yer alan evden dolayı rutubet gördüğü için bu ev satın alınarak yıkılmış ve yerine abdesthaneler ve lavabolar yaptırılmıştır.

Referanslar

Akkanat, C. (2010). Karahisar eteğinde ahşabın sükûneti: Afyon Ulu Camii, Diyanet Aylık Dergi, 237; Aygen, M. S. (1973). Afyonkarahisar Camileri, Türkeli Yayınları No: 1. Ankara: Ulusoğlu Matbaası; Şahin, N. (2007), XIX. Yüzyılda Karahisar-ı Sahib Sancağı. İstanbul: IQ Kültür Sanat Yayıncılık; Sandıkcı, M., Çelik, S., Töre Başat, H. (2016). Afyonkarahisar İnanç Turizmi. Afyonkarahisar: Tasarım Baskı; Uysal, Z. (1993). Afyon Ulu Camii’nin Ahşap Üzerine Boyalı Nakışları. 3. Afyonkarahisar Araştırmaları Sempozyumu Bildirileri: 22-24 Ekim 1993. Afyonkarahisar: Afyon Belediyesi Yayınları; Üstündağ, H. (2018). Afyonkarahisar Ulu Cami’nin Kültürel Değerlerinin Turist Rehberliği Kapsamında Değerlendirilmesi (Basılmamış yüksek lisans tezi). Afyonkarahisar: Afyonkarahisar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

2 / 2

Caminin sözlük anlamı bakıldığında "Toplayan, bir araya getiren" anlamlarına gelir. Camiler, Müslümanların topluca ibadet ettikleri minareli büyük mabetler olarak da adlandırılır. İslam coğrafyasının genişlemesi ve yayılmasıyla bölgesel malzemeler ile ihtiyaca yönelik birbirinden farklı şekillerde camiler inşa edilmiştir. İslâm şehirlerinde bu camilerin en büyük ve en görkemli olanına ulu cami denilir.  Ulu camiler bulundukları şehrin adıyla anılır. Afyonkarahisar Ulu Camii (Hoca Bey Camii yahut Cami-i Kebir), Yapı, 1272 ile 1277 yılları arasında Sahipata Nusretiddün Hasan’ın emriyle taş malzeme kullanılarak yapılmıştır. Söz konusu cami, Anadolu Selçuklu dönemine ait olup ahşap direklerle desteklenen düz çatılı ve dikdörtgen planlı bir yapıdır. Eski Afyon’un merkezinde, kalenin bulunduğu tepenin güneybatı kısmında yer almaktadır.

Yapı, inşa edildiği dönemden günümüze korunarak gelmekte ve hala özgün işlevinde kullanılmaktadır. 1033 metrekare alana sahip olan caminin çatısı beş sıra halinde kırk ahşap sütun üzerine oturmasından dolayı Kırk Direkli Cami olarak da bilinmektedir. Cami, kuzeybatı-güneydoğu yönünde uzanan düzensiz dikdörtgen bir alan üzerine kurulmuş olup, kaba biçimde yontulmuş taşlarla yapılmış yığma bir yapıdır. Güney duvarı büyük ölçüde moloz taştan yapılmış olup batı duvarının güney ucu devşirme taşlardan oluşmaktadır. Yapı orijinalinde üzeri düz toprak damlı iken, 1983 yılında yenilenen çatısı, daha sonra kırma çatılı ve bakır ile örtülmüştür. Caminin tek şerefeli tuğla minaresi kuzeydoğu cephenin kuzey kanadına bitişik olarak yükselmektedir. Minarenin kaide kısmı kare planlı olup kesme taştan yapılmıştır.  Yapının kaidesinden silindirik gövdeye geçiş, baklavalı pabuç aracılığıyla sağlanmıştır. Gövde, kaidesinden başlayarak tuğla örgüyle inşa edilmiştir. Minare, sade bir şerefeye sahip olup, şerefenin üzerinde incelerek üst kısmında konik bir külâhla sona ermektedir. Caminin son ibadet yeri bulunmamaktadır. 30.45 x 39.45 metre dış ölçülerine sahip olan yapı enine dikdörtgen plan şemasına sahiptir. Caminin dış cepheleri belirli bir simetri ve düzenlilik göstermemektedir. Caminin güney cephesindeki pencereler dikdörtgen biçimli ve sivri kemerli alınlıklara sahiptir. Doğu cephesindeki pencereler yalnızca sivri kemerlidir, kuzey ve batı cephelerdeki pencereler ise dikdörtgen biçiminde olup demir korkuluklarla korunmaktadır. Cami, portal özelliğinde tek bir giriş kapısına sahip olmamasına rağmen, kuzey, doğu ve batı yönlerinde olmak üzere üç ayrı girişe sahiptir. Caminin özgün taş mihrap nişi mukarnaslıdır. Harimde bazı sütun başlıkları ve tavan elemanları üzerinde az sayıda korunmuş kalem işi süsleme bulunmaktadır. 

Selçuklu Dönemi’nin seçkin örneklerinden biri olan cami, ilk büyük onarımını 1341 yılında Muzafferüddinoğlu Emir Abdullah Bey tarafından yaptırmıştır. Yapıdaki birçok mimari unsur yenilenmiş olsa da, plan şeması özgün yapısını hâlâ korumaktadır. Yapıda yapılan çeşitli onarımlar sırasında tüm kapı ve pencere profilleri, kadınlar mahfili, sütunlar ve başlıkların büyük kısmı, bazı kirişler ile ahşap yer döşemeleri gibi unsurlar yenilenmiştir. Cami, ayrıca 1765, 1851, 1950, 1969, 1978, 1983-1984 ve 2006 yıllarında çeşitli bakım ve onarım çalışmalarına tabi tutulmuştur. Afyonkarahisar Ulu Camii, özgün mimarisiyle Anadolu Selçuklu döneminden günümüze ulaşan ahşap direkli camiler arasında yer almakta ve bu dönemin önemli yapılarından biri olarak değerlendirilmektedir.

Referanslar

Üstündağ, H. Afyonkarahisar Ulu Cami, https://www.academia.edu/36821072/AFYONKARAH%C4%B0SAR_ULU_CAM%C4%B0_pdf_pdf, (Erişim tarihi: 13. 11. 2025); Yaman, B., Akyol, AA, Pulat, E. ve Yıldız, A. (2023). Afyonkarahisar Ulu Cami Mahfil ve Mihrabinin Ksilolojik Analizi, Bartın Orman Fakültesi Dergisi, 25 (1): 170–176.

Konuyla ilgili diğer maddeler için bkz.: