Yakutiye Medresesi

DOĞAL VE KÜLTÜREL MİRAS Medrese TÜRKİYE'NİN İLLERİ Erzurum

(Erzurum, 1310)

Maddeye katkıda bulunan yazarlar:
Yazar: NESLİHAN SERÇEOĞLU (2019) (Madde metni için tıklayınız)
Yazar: HASAN ALİ DİKEN (2026) (Madde metni için tıklayınız)
1 / 2

Taç kapısının üzerindeki tek satırlık Arapça kitabeye göre, İlhanlı hükümdarı Sultan Olcayto döneminde Gazan Han ve Bolugan Hatun adına, Erzurum ve Bayburt vilayetlerinin emiri olan Hoca Yakut Gazani tarafından 1310 yılında yaptırılmıştır. Yakutiye medresesi banisine ithafen Hoca Yakut Medresesi olarak da adlandırılmaktadır. Yakutiye Medresesi Anadolu’daki kapalı avlulu medreselerin en büyüğü olmakla beraber, plan düzeni, dengeli mimarisi ve iri motifli süslemeleri ile Erzurum’un en gösterişli yapılarından biridir. Medresenin en dikkat çekici bölümü giriş kısmında yer alan ve cepheden dışarıya taşan taç kapısıdır. Taç kapısının yan kısımlarında basık silme kemerlerle çevrili nişler içerisinde pars ve kartal motifleri, hurma yaprakları ve hayat ağacı görülmekte olup bu süslemeler Orta Asya Türklerinin önemli simgelerini oluşturmaktadır. Taç kapının her tarafını kaplayan bezemeler, muhteşem bir görüntü oluşturmaktadır. Yakutiye Medresesinin diğer mimari özellikleri arasında; üç eyvanlı olması, kesme taştan tek kat halinde dikdörtgen planlı olarak yapılmış olması, avlunun orta bölümü mukarnas süslemeli bir kubbe ile diğer kısımlar ise sivri beşik tonozlarla kapalı olması sayılmaktadır.

Yakutiye Medresesi’nin doğu duvarına bitişik olarak bir kümbet inşa edilmiştir. Tuğladan yapılan kümbetin üç penceresi bulunmakta ve üzeri külah ile örtülmüştür. Medrese avlusunun sağ ve sol taraflarında karşılıklı beşik tonozlu altışar oda bulunmaktadır. Bu odalardan sağ tarafta kalandan yapının minaresine çıkılmaktadır. Güney kısmında yer alan tonozun üzerinde ise bu medreseye vakfedilmiş altı köyün ismini kapsayan vakfiye, mermer üzerine sülüs yazı ile asılmaktadır. Anadolu’da yer alan taç kapılı medreselerin aksine minareler taç kapı üzerinde bulunmamakta, köşe kuleleri üzerinde iki taraftan yapıyı kavramaktadır. Minare iç içe geçmiş motifler ve çinilerle bezeli olarak yapılmış olup, kabartma kordonlarla hareketli bir görünüm kazanmıştır. Yapının sol köşesinde yer alan kalın gövdeli minarelerden biri çok önceden yıkılmış veya hiç yapılmamıştır. Bu minarenin kaidesi konik bir külahla kapatılmıştır.

Geleneksel Selçuklu mimarisi tarzında inşa edilen Yakutiye Medresesi’nde medrese eğitimi verilmiş ve dini eğitimin yanı sıra pozitif ilimler okutulmuştur. Yakutiye medresesi döneminde günümüzün bir akademi üniversitesi olarak hizmet vermiş olup, yapı içerisinde bulunan öğrenci ve hocaların odaları sınıf ve derecelerine göre belirleniyordu. Bu bağlamda her odanın girişinde farklı bir işleme görmek mümkündür. Medrese çağının en önemli eğitim kurumlarından biri olup, yapıldığı dönemden itibaren yüzyıllar boyunca eğitim yuvası olarak insanlığa hizmet etmiş, binlerce ilim adamının yetişmesine ve eğitilmesine vesile olmuştur. Türk-İslam kültürüne katkı yapmış olan Yakutiye Medresesi tarihsel süreç içerisinde farklı amaçlar için kullanılmıştır. Tarihi kaynaklara göre Yakutiye Medresesi, Osmanlı döneminde eski Yeniçeri Kışlası’nın yerine 1877-1879 yılları arasında yaptırılan yeni kışlanın içinde kalmıştır. Uzun yıllar boyunca top dökümhanesi ve askeri depo olarak kullanılmıştır. Yakutiye Medresesi yedi yüzyılı aşkın bir süredir varlığını koruyabilmiş nadir tarihi eserler arasında yer almaktadır. Hem tabiat şartlarına bağlı aşınmalar ve yıpranmalar hem de yapıldığından beri bulunduğu coğrafyada yaşanmış olan savaş ve istilalar dikkate alınırsa, Yakutiye Medresesi bu durumdan olumsuz olarak etkilenmiştir. Bu bağlamda Cumhuriyet döneminde medrese Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1964 ve 1973 yıllarında, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 1991 yılında olmak üzere üç kez restorasyon görmüştür. Bu restorasyonlar kapsamında medresenin orijinal yapısına sadık kalınarak, küçük çaplı onarımlar yapılmıştır. Yakutiye Medresesi günümüzde Türk-İslam Eserleri ve Etnografya Müzesi olarak kullanılmaktadır. Medrese içerisinde geçmiş dönemlerde kullanılan tarihi kadın ve erkek giysileri, tarihi sikkeler, geçmiş dönemlerde yapılan savaşlarda kullanılan silahlar ve avcılık araçları, şehrin kültür yapısını ve yaşantısını anlatan dekorlar ve geçmişte kullanılan yazı araç ve gereçleri yer almaktadır. Bunun yanı sıra, Yakutiye Medresesi çeşitli sanat faaliyetlerini düzenlemek içinde kullanılmaktadır.

Referanslar

Eskici, B, Akyol, A.A. ve Kadıoğlu, Y.K. (2006). Erzurum Yakutiye Medresesi Yapı Malzemeleri, Bozulmalar ve Koruma Problemleri, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi, 46 (1): 165-188; İslam Ansiklopedisi (2019). Yakutiye Medresesi ve Kümbeti, https://islamansiklopedisi.org.tr/yakutiye-medresesi-ve-kumbeti, (Erişim tarihi:15.11.2019); Kocaman, İ., Kazaz, İ. ve Okuyucu, D. (2018). Tarihi Erzurum Yakutiye Medresesi’nin Yapısal Davranışının İncelenmesi, Dokuz Eylül Üniversitesi-Mühendislik Fakültesi Fen ve Mühendislik Dergisi, 20(58): 36-51; Kültür ve Turizm Bakanlığı (2019). Erzurum Yakutiye Medresesi, https://www.ktb.gov.tr/EN-113926/erzurum-yakutiye-madrasa-turkish---islamic-works-and-et-.html. (Erişim tarihi:15.11.2019)

Ayrıntılı bilgi için bakınız

https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/erzurum/gezilecekyer/yakutiye-medresesi, (Erişim tarihi:15.11.2019); Türkiye Kültür Portalı (2019). Yakutiye Medresesi Türk İslam Eserleri ve Etnografya Müzesi.

2 / 2

Yakutiye Medresesi, Erzurum il merkezinde bulunmaktadır. Erzurum’un merkez ilçelerinden biri olan Yakutiye’ye adını veren yapı, Anadolu’daki İlhanlı dönemi mimarisinin en önemli eserlerinden biridir. Selçuklu mimari geleneğini devam ettiren medrese, XIII. yüzyılın sonları ile XIV. yüzyılın başlarında Anadolu’da gelişen Türk-İslam sanatının seçkin örnekleri arasında gösterilmektedir. Kapalı avlulu medrese tipinin Anadolu’daki önemli temsilcilerinden biri olan yapı, günümüzde müze olarak kullanılmakta ve kültür turizmi açısından önemli bir çekim merkezi oluşturmaktadır.

Yakutiye Medresesi, İlhanlı hükümdarı Olcaytu Han döneminde, Erzurum Valisi Emir-i Kebîr Hoca Cemâleddin Yakut Gazanî tarafından 1310 yılında yaptırılmıştır. Yapı adını banisi Yakut Gazanî’den almaktadır. Taç kapı üzerindeki kitabe, medresenin inşa tarihini ve banisini açık biçimde belirtmektedir. İlhanlı hâkimiyeti döneminde Erzurum’un ilim ve kültür merkezi niteliğini güçlendirmek amacıyla inşa edilen medrese, uzun yıllar eğitim faaliyetlerine ev sahipliği yapmıştır. Osmanlı döneminde de kullanılmaya devam eden yapı, çeşitli onarımlar geçirmiş; Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarının ardından müze olarak düzenlenmiştir.

Dikdörtgen planlı olarak inşa edilen medrese, kesme taş malzemeden yapılmıştır. Yapı, kapalı avlulu ve dört eyvanlı plan şemasına sahiptir. Merkezde kubbe ile örtülü bir avlu yer almaktadır. Medresenin en dikkat çekici bölümü doğu cephesindeki anıtsal taç kapıdır. Taç kapı; geometrik ve bitkisel süslemeler, mukarnaslar ve yüksek kabartmalı bezemelerle zenginleştirilmiştir. Kapının iki yanında bulunan silindirik payeler, dönemin taş işçiliğinin başarılı örnekleri arasında değerlendirilmektedir.

Yapının güney cephesinde yer alan tek şerefeli minare, turkuaz ve mor renkli çinilerle süslenmiştir. Minare üzerinde geometrik kompozisyonlar ve kufi karakterli bezemeler bulunmaktadır. Medresenin iç mekânında öğrenci hücreleri, eyvanlar ve derslikler yer almakta olup merkezî kubbenin altındaki mekânın ders ve toplantılar için kullanıldığı kabul edilmektedir.

Yakutiye Medresesi günümüzde Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde müze olarak hizmet vermektedir. Müze içerisinde etnografik, arkeolojik ve tarihî eserler sergilenmektedir. Erzurum’un en önemli tarihî yapılarından biri olan medrese, yerli ve yabancı ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi görmektedir. Yapı üzerindeki çift başlı kartal ve hayat ağacı motifleri, Türk sanatında ve Türk-İslam kültüründe önemli bir yere sahip olan sembolik unsurlar arasında değerlendirilmektedir. Bu bezemeler, Orta Asya’dan Anadolu’ya taşınan sanat ve inanç unsurlarının mimariye yansımalarını göstermesi bakımından önem taşımaktadır.

Yakutiye Medresesi, Anadolu Selçuklu eğitim kurumlarının İlhanlı dönemindeki gelişimini yansıtan önemli yapılardan biridir. Mimari planı, anıtsal taç kapısı, taş süslemeleri ve çinili minaresiyle Anadolu Türk mimarisinin başlıca eserleri arasında kabul edilmektedir. Erzurum’un tarihî kimliğini ve kültürel mirasını oluşturan temel yapılardan biri olan medrese, günümüzde de şehrin en önemli kültürel ve turistik değerleri arasında yer almaktadır.

Referanslar

Aslanapa, O. (1989). Türk Sanatı. İstanbul: Remzi Kitabevi; Çam, N. (1988). Erzurum’daki Yakutiye Medresesi ile ilgili bazı mülahazalar, Vakıflar Dergisi, 20: 288–310; Denknalbant, A. (2013). Yâkutiye Medresesi ve Kümbeti. İçinde: M. Çağrıcı (Ed.), Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi (C. 43, ss. 293–295). Ankara: İSAM Yayınları; Erzurum Valiliği (t.y.). Yakutiye Medresesi. Erişim tarihi: 01.06.2026; Kocaman, İ., Kazaz, İ. ve Okuyucu, D. (2018). Tarihi Erzurum Yakutiye Medresesi’nin yapısal davranışının incelenmesi, Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Fen ve Mühendislik Dergisi, 20(58): 36–51; Özdemir, G. (2021). Yakutiye medreseleri ile ilgili bazı tespitler, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 25(2): 507–529; Temur, B. ve Kurak Açıcı, F. (2022). Bir kültürel miras değeri: Erzurum Yakutiye Medresesi Türk İslam Eserleri ve Etnografya Müzesi, Mimarlık Bilimleri ve Uygulamaları Dergisi, 7(2): 598–614; Türkiye Kültür Portalı (t.y.). Yakutiye Medresesi Türk İslam Eserleri ve Etnografya Müzesi – Erzurum. Erişim tarihi: 02.06.2026; Yakutiye Kaymakamlığı (t.y.). Yakutiye Medresesi. Erişim tarihi: 01.06.2026.