Lystra

ARKEOLOJİK KAZI VE YÜZEY ARAŞTIRMASI DOĞAL VE KÜLTÜREL MİRAS Antik Kent TÜRKİYE'NİN İLLERİ Konya

(Meram, Konya)

ystra, Konya ili Meram ilçesine bağlı Hatunsaray Mahallesi yakınındaki Zoldura (Zoldera) Höyüğü ile özdeşleştirilen; çok katmanlı yerleşim yapısı, Roma koloni statüsü ve Erken Hristiyanlık tarihindeki yeriyle önem taşıyan antik kenttir. Orta Anadolu’da, Konya Ovası’nın güneybatısında bulunan yerleşim, özellikle Roma döneminde askerî ve idari bir merkez olarak gelişmiştir (Bahar 2005; Fant ve Reddish 2003; Kurt 2024).

Antik Lystra, Konya kent merkezinin yaklaşık 32-35 kilometre güneybatısında, Likaonya Ovası içerisinde yer almaktadır. Yerleşimin çekirdeğini, Hatunsaray’ın yaklaşık bir kilometre kuzeyindeki Zoldura Höyüğü oluşturmaktadır. Çevresine göre yaklaşık 25 metre yükselen höyük, birkaç hektarlık bir alanı kaplamakta ve farklı dönemlere ait kültür katmanlarını barındırmaktadır. Bölgenin verimli toprakları ve su kaynakları, yerleşimin uzun süre kullanılmasında etkili olmuştur (BibleHub 2026; Hatunsaray.com 2026; Biblexika 2026).

Kaynaklarda bölgenin Kral Yolu üzerinde bulunduğu ve doğu-batı ile kuzey-güney yönlerindeki ticari ve askerî hareketliliğin kesiştiği bir konuma sahip olduğu belirtilmektedir. Lystra’nın yakın çevresinde Kilistra/Gökyurt, Botsa/Güneydere ve Detse/Yeşildere gibi kaya oyma dinî ve toplumsal yapıları barındıran yerleşimler de bulunmaktadır. Bu yerleşimler, bölgenin Geç Antik dönemde ve Erken Hristiyanlık döneminde yoğun biçimde kullanıldığını göstermektedir (Kurt 2024; Bilkent BUIR 2025).

Zoldura Höyüğü’nün antik Lystra ile özdeşleştirilmesi, 1885 yılında J. R. Sitlington Sterrett tarafından höyük yakınlarında bulunan Latince yazıtla kesinlik kazanmıştır. Anıtsal bir blok üzerindeki “DIVVM AVG(USTUM) COL(ONIA) IUL(IA) FELIX GEMINA LVSTRA CONSECR(avit) D(ecreto) D(ecurionum)” ibaresi, yerleşimin Roma kolonisi olduğunu ve resmî adının Colonia Iulia Felix Gemina Lystra biçiminde kullanıldığını göstermektedir. Yazıtta geçen Felix ve Gemina unvanları, kentin Roma koloni kimliğinin anlaşılması bakımından önem taşımaktadır (Bahar 2005; Kurt 2024; Biblexika 2026).

Bazı kaynaklarda Lystra’nın Hitit belgelerinde Luşna adıyla anılan yerleşimle ilişkili olduğu ileri sürülmektedir. Yerleşim daha sonraki dönemlerde Lystra adıyla tanınmış; Helenistik dönemde farklı Anadolu krallıklarının, Roma döneminde ise imparatorluk yönetiminin etkisi altında kalmıştır. Antik kaynaklarda Lystra, Derbe ile birlikte Likaonya’nın önemli kentleri arasında gösterilmektedir (DergiPark 2026; Bahar 2005; BibleHub 2026).

Zoldura Höyüğü’nde bugüne kadar sistematik arkeolojik kazı gerçekleştirilmemiştir. Bu nedenle yer üstünde görülebilen mimari kalıntılar sınırlı olup alan daha çok seramik parçaları, yapı malzemeleri, dağınık taş bloklar ve tarımsal faaliyetlerin neden olduğu tahribat izleriyle tanımlanmaktadır. Bölgede 1990’lardan itibaren yürütülen yüzey araştırmalarında Kalkolitik, İlk Tunç, Demir Çağı, Helenistik ve Roma dönemlerine tarihlenen buluntular belirlenmiştir. Bu malzemeler, höyüğün uzun süreli bir yerleşim geçmişine sahip olduğunu göstermektedir (Bahar 2005; Korkmaz 2025; Biblexika 2026).

Lystra’nın araştırılması ve korunmasına yönelik çalışmalar kapsamında 2005 yılında “A Plan for Archaeological Excavation of Lystra (Zoldura Höyük)” başlıklı bir kazı planı hazırlanmıştır. Çalışmada topografik haritalama, jeofizik araştırma, sistematik yüzey toplaması ve arkeolojik kazıyı içeren aşamalı bir araştırma programı önerilmiştir. Höyüğün tarımsal faaliyetler ve kaçak kazılar nedeniyle zarar görmesi, koruma önlemlerinin geliştirilmesini gerekli kılmaktadır. Alanın özel mülkiyette bulunması ve tarım arazisi olarak kullanılması da arkeolojik araştırmaları güçleştiren etkenler arasındadır (Bahar 2005; Koçak 2012; Biblexika 2026).

Lystra, MÖ 9 yılında Augustus döneminde Colonia Iulia Felix Gemina Lystra adıyla Roma kolonisi hâline getirilmiştir. Koloninin kurulmasındaki temel amaçlardan biri, Torosların kuzeyindeki askerî ve idari denetimi güçlendirmek ve İsaurialı toplulukların oluşturduğu güvenlik sorunlarına karşı bölgeyi kontrol altında tutmaktı. Roma ordusunda görev yapmış gazilerin yerleştirilmesiyle Lystra, Likaonya Ovası ve çevresindeki dağlık alanların denetlenmesinde kullanılan askerî-kolonyal merkezlerden biri olmuştur (Bahar 2005; Kurt 2024; Hatunsaray.com 2026).

Kentin Roma koloni statüsü sikkelerde de görülmektedir. Augustus dönemine tarihlenen bronz sikkelerde imparator portresi, bereket boynuzu ve bir çift öküzle tarla sürme sahnesi bulunmaktadır. Sikkelerde yer alan “COL IVL FEL GEM LVSTRA” ibaresi kentin koloni adını yansıtmaktadır. Tarla sürme sahnesi, Roma kolonilerinin kuruluş töreni ve toprağın yerleşimcilere tahsisiyle ilişkilendirilmektedir. Lystra’nın Roma koloni sistemine dâhil edilmesi, Latin dili, Roma hukuku ve imparatorluk yönetim biçiminin bölgede yayılmasına katkıda bulunmuştur (Bahar 2005; Hatunsaray.com 2026).

Lystra, Erken Hristiyanlık tarihi bakımından da önem taşımaktadır. Yeni Ahit’in Havarilerin İşleri bölümünde kent, Pavlus ve Barnabas’ın birinci misyonerlik yolculukları sırasında ziyaret ettikleri yerleşimlerden biri olarak geçmektedir. Anlatıya göre Pavlus ve Barnabas, İkonium’da karşılaştıkları muhalefetin ardından Lystra ve Derbe’ye gitmişlerdir. Pavlus’un Lystra’da doğuştan yürüme engelli bir kişiyi iyileştirdiği, bunun üzerine kent halkının Barnabas’ı Zeus, Pavlus’u ise Hermes olarak yorumladığı aktarılmaktadır. Pavlus ve Barnabas’ın kendilerine sunulmak istenen tanrısal saygıyı reddederek halkı tek tanrılı inanca çağırdıkları belirtilmektedir (BibleHub 2026; Jade Bible 2001).

Havarilerin İşleri’ndeki anlatının devamında Antakya ve İkonium’dan gelen kişilerin Lystra halkını Pavlus’a karşı yönlendirdiği, Pavlus’un taşlanarak kent dışına çıkarıldığı ve öldüğü düşünülerek bırakıldığı aktarılmaktadır. Pavlus’un hayatta kaldığı ve ertesi gün Derbe’ye gittiği belirtilmektedir. Bu olay, Lystra’nın Pavlus’un Anadolu’daki misyonerlik faaliyetlerine ilişkin anlatılarda önemli bir yere sahip olmasını sağlamıştır (BibleHub 2026; Jade Bible 2001).

Lystra, Pavlus’un çalışma arkadaşlarından Timoteos’un memleketi olarak da kabul edilmektedir. Havarilerin İşleri’ne göre Pavlus, ikinci misyonerlik yolculuğu sırasında Lystra’ya yeniden gelmiş ve burada yaşayan Timoteos’u yanına almıştır. Timoteos daha sonra Pavlus’un yakın çalışma arkadaşlarından biri olmuş ve Yeni Ahit’te yer alan Birinci ve İkinci Timoteos mektuplarıyla ilişkilendirilmiştir. Kentte Pavlus ve Barnabas tarafından bir Hristiyan topluluğunun oluşturulduğu ve bu topluluğun yönetimi için görevliler belirlendiği de aktarılmaktadır (BibleHub 2026; Bilkent BUIR 2025; Boyacıoğlu t.y.).

Lystra ve çevresinde bulunan su yapıları, yerleşimin Roma dönemindeki altyapısı hakkında bilgi sağlamaktadır. Bölgede tarımsal üretimi desteklemek ve yerleşimin su gereksinimini karşılamak amacıyla kullanılan kanal, sarnıç ve kuyu sistemleri belirlenmiştir. Bu yapılar, Lystra’nın yalnızca askerî bir merkez olmadığını, tarımsal üretim ve yerel ekonomik faaliyetler bakımından da önem taşıdığını göstermektedir. Verimli topraklar ile su kaynaklarının varlığı, Roma kolonisinin uzun süreli yerleşim düzenini desteklemiştir (Kurt 2024; Hatunsaray.com 2026).

Lystra’nın tarihsel gelişimi, farklı dönemlere ait kültürel katmanların bir arada bulunduğu uzun süreli bir yerleşim sürecini yansıtmaktadır. Bazı kaynaklarda Hitit dönemindeki Luşna ile ilişkilendirilen yerleşim, Helenistik dönemin ardından Roma kolonisi hâline gelmiştir. Yakın çevredeki Kilistra/Gökyurt, Botsa/Güneydere ve Detse/Yeşildere gibi kaya oyma yerleşimleri ise bölgenin Geç Antik dönemde ve Erken Hristiyanlık döneminde de kullanılmaya devam ettiğini göstermektedir (Bahar 2005; Kurt 2024; Bilkent BUIR 2025).

Lystra/Zoldura Höyüğü; çok katmanlı yerleşim geçmişi, Roma koloni statüsü ve Erken Hristiyanlık tarihindeki yeri nedeniyle Orta Anadolu arkeolojisi açısından önem taşımaktadır. Bununla birlikte sistematik kazıların henüz gerçekleştirilmemiş olması, kentin mimarisi, kronolojisi ve toplumsal yapısı hakkında kesin değerlendirmeler yapılmasını güçleştirmektedir. Topografik haritalama, jeofizik araştırma, sistematik yüzey araştırması ve arkeolojik kazıyı bir araya getiren kapsamlı çalışmalar, yerleşimin tarihinin aydınlatılması ve mevcut kalıntıların korunması bakımından gereklidir (Bahar 2005; Fant ve Reddish 2003; Koçak 2012).

Höyüğün özel mülkiyette bulunması, tarımsal faaliyetler ve kaçak kazı riski, alanın korunmasına ilişkin temel sorunlar arasındadır. Bu nedenle üniversiteler, yerel yönetimler ve kültür varlıklarını korumakla görevli kurumlar arasında iş birliğinin geliştirilmesi önem taşımaktadır. Lystra’nın bilimsel yöntemlerle araştırılması ve korunması, Anadolu’nun Roma dönemi yerleşim tarihinin ve Erken Hristiyanlık mirasının daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunacaktır.

Referanslar

Bahar, H. (2005). A plan for archaeological excavation of Lystra (Zoldura Höyük). CIPA 2005 XX International Symposium, Torino, İtalya. https://www.cipaheritagedocumentation.org/wp-content/uploads/2018/12/Bahar-A-plan-for-archaeological-excavation-of-Lystra-Zoldura-H%C3%B6y%C3%BCk.pdf; BibleHub. (2026). Topical Bible: Lystra. https://biblehub.com/topical/l/lystra.htm; Biblexika. (2026). Lystra-Archaeological site. https://www.biblexika.com/archaeology/lystra; Bilkent BUIR. (2025). Tarihin gölgesinde Kilistra-Gökyurt Köyü. https://repository.bilkent.edu.tr/items/02d3be4f-ebb2-4fa5-8070-0fdd0ffc26e2; Boyacıoğlu, F. (t.y.). Paul/Pavlus isimli kitabında Lystra/Hatunsaray. https://arastirmax.com/en/system/files/1066/1378267397_13boyacioglufuat-263-275.pdf; DergiPark. (2026). Botsa (Güneydere) erken tarihi. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1907554; Fant, C. E. ve Reddish, M. G. (2003). Lystra. A Guide to Biblical Sites in Greece and Turkey içinde. Oxford University Press; Hatunsaray.com. (2026). Ancient Lystra | Zoldura Mound, Hatunsaray. https://www.hatunsaray.com/en/lystra/; Jade Bible. (2001). Paul and Barnabas at Lystra. https://jade.bible/read/web/acts/14; Jehovah’s Witnesses. (2026). Lystra. https://wol.jw.org/en/wol/d/r1/lp-e/1200012743; Koçak, Ö. (2012). A plan for archaeological excavation of Lystra (Zoldura Höyük). Selçuk University. https://selcuk.academia.edu/Koçak; Korkmaz, Z. (2025). Yüzey araştırması seramik bulguları ışığında Zoldura Höyük (Antik Lystra) Demir Çağı kültürü hakkında öngörüler. Anadolu/Anatolia, 51: 49–88. https://doi.org/10.36891/anatolia.1663830; Kurt, M. (2024). Konya-Hatunsaray (Lystra) ve çevresindeki su yapıları. DergiPark. https://doi.org/10.33171/dtcfjournal.2023.63.1.27; Wikipedia. (2020). Kilistra (Antik Kent). https://tr.wikipedia.org/wiki/Kilistra_%28Antik_Kent%29.

Konuyla ilgili diğer maddeler için bkz.: