Sultan Melik Türbesi

DOĞAL VE KÜLTÜREL MİRAS Türbe TÜRKİYE'NİN İLLERİ Erzincan

(Kemah, Erzincan)

Maddeye katkıda bulunan yazarlar:
Yazar: NECİBE ŞEN (2019) (Madde metni için tıklayınız)
Yazar: HASAN ALİ DİKEN (2026) (Madde metni için tıklayınız)
1 / 2

Kemah ilçesi Munzur Dağları'nın eteğinde Karasu Irmağı'nın yanına kurulmuş ve Mengücek Beyliği’ne başkentlik yapmış önemli bir yerleşimdir. Melikgazi Türbesi Erzincan şehir merkezine 50 kilometre uzaklıkta Kemah ilçesinin girişinde, köprünün hemen yanında, kayalık bir platform üzerinde bulunmaktadır. Türbe Mengücekoğulları (1071-1228) döneminde mimar İbrahim oğlu Ömer tarafından inşa edilmiştir. Türbe manevi bir ziyaretgah olma özelliği taşımaktadır. Halk arasında Melik Gazi Kümbeti, Sultan Melek, Melik Şah isimleri kullanılmaktadır. Türbe taş temel üzerine yapılmıştır. Duvarlar tuğla ile örülmüş, dıştan sekizgen içten dairesel planlıdır. Türbe, piramidal bir külah ile örtülmüştür. Sekiz köşeli duvarlar dikdörtgen çerçeveler içerisine alınmış, köşelerdeki payeler ile dışarı çıkıntı yapılmıştır. Kapının yer aldığı cephede, kapıyı sınırlandıran sütunçeler ve kapı kenarının içinde kalan alan, geometrik geçmelerle süslenmiştir. Türbenin kripta bölümünde Sultan Melik’in mumyası ve beş mezar bulunmaktadır. Giriş kapısının altındaki bir kapıdan mumyalığa inilmektedir. Türbenin altında ağırlığı taşıyan sekizgen bir sütun bulunmaktadır. Orta direk ve tavan tuğla, duvarlar ise taş örgülüdür. Mumyalığın üzerinde “dünya durdukça o Mengücek Sultan tarafından aydınlatılacaktır” yazan farsça bir kitabe bulunmaktadır.

Referanslar

Özgünaydın, L. (2009). Erzincan. Erzincan: Erzincan Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü; Erzincan Gezi Rehberi (2011). Erzincan: Erzincan Valiliği, Erzincan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü; Işık, F., Çankaya, M., Delikurt , K., Ballı , O., Bol, N., Ustaoğlu , E. ve Dumlupınar, Z. (2005). Erzincan 2005. Erzincan: Gemi Ofset.

2 / 2

Sultan Melik Türbesi, Erzincan ilinin Kemah ilçesinde bulunmaktadır. Kemah ilçe merkezinin kuzeybatısında konumlanan bu yapı, Mengücekliler dönemine tarihlenen önemli bir Türk-İslam anıt mezarıdır. Ayrıca “Melik Gazi” ve “Mengücek Gazi” adlarıyla da anılan ve Anadolu Türk mimarisinin özgün mezar yapılarından biri olan kümbet, güneyinde bulunan Behram Şah Türbesi ile birlikte Fırat Nehri’nin bir kolunu oluşturan Karasu’nun batı yamacında yer almaktadır. Kemah Kalesi yakınındaki kayalık bir platform üzerine inşa edilen türbe, Anadolu’nun erken dönem Türk mimarisinin seçkin örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Türbe, Sultan Melik’in ruhunun melekî bir hayat yaşadığı ve yeryüzünde dolaşarak insanlara yardım etmeyi sürdürdüğü inancıyla ilişkilendirilmiş; bu nedenle halk arasında “Sultan Melek Türbesi” adıyla da anılmıştır.

Sultan Melik Türbesi, Türklerin 1071 yılında gerçekleşen Malazgirt Meydan Muharebesi’nde kazandıkları zaferin ardından Anadolu’nun fethine katılan ve kaynaklarda Mengücekli Beyliği’nin önde gelen hükümdarlarından biri olarak gösterilen Sultan Melik Mengücek Ahmet Gazi ile ilişkilendirilmektedir. Rivayetlere göre Sultan Melik, Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan tarafından bölgenin fethiyle görevlendirilmiştir. Böylelikle Kemah, Divriği ve Şarkikarahisar çevresinde hâkimiyet kurmuştur. Bu süreçte bölgede kurulan Mengücekli Beyliği, 1228 yılına kadar varlığını sürdürmüştür. Sultan Melik Türbesi de bu beyliğin mimari mirası içerisinde yer almaktadır. Yapının inşa tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, tarihî bağlamı ve mimari özellikleri doğrultusunda XII. yüzyıla tarihlendirilmektedir. Türbe, Selçuklu dönemi Türk sanatının günümüze ulaşan önemli eserlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Sultan Melik Türbesi, sekizgen planlı ve iki katlı bir yapı olarak inşa edilmiştir. Bu yönüyle türbe, tipik Selçuklu Türk mimarisinin özelliklerini yansıtmaktadır. Selçukluların Türkistan’daki köşeli mimari anlayışı Anadolu’ya taşımış olmaları, özellikle kümbet ve minarelerde belirgin biçimde görülmektedir. Tuğla malzeme kullanılarak inşa edilen türbenin alt katı mezar odası, üst katı ise ziyaret ve ibadet mekânı olarak düzenlenmiştir. Alt kattaki mezar odasının merkezinde, üst yapıyı taşıyan sekizgen planlı bir sütun bulunmaktadır. Türbenin tavanı dâhil olmak üzere silmeleri ve taşıyıcı sistemi tamamen tuğla örgü tekniğiyle oluşturulmuştur. Yapının mimari açıdan en dikkat çekici özelliklerinden biri, mezar odasının özgün yapısını büyük ölçüde korumuş olmasıdır. Türbenin yanında bulunan ve zaviye olduğu düşünülen dikdörtgen planlı ek yapı ise küçük bir külliye görünümü sergilemektedir.

Yöredeki halk inanışına göre türbede Sultan Melik’in mumyasıyla birlikte beş mezar daha bulunmaktadır. Mumyalanmış naaşın varlığı, türbeyi Anadolu’daki diğer bazı Selçuklu ve Beylikler dönemi türbeleriyle benzer bir konuma taşımaktadır. Ancak mezarların kimlikleri hakkında kesin bilgiler bulunmamaktadır. Tarihî kaynaklar da bu konuda yeterli veri sunmamaktadır. Bununla birlikte türbe içerisindeki kümbette bulunan mumyanın Sultan Melik’e ait olduğu kabul edilmektedir. Nitekim Sultan Melik adına anlatılan çeşitli efsaneler de sözlü gelenekte yaşamaya devam etmektedir. Bu anlatılar literatürde “Sultan Melik Efsaneleri” olarak adlandırılmıştır. Söz konusu efsaneler çoğunlukla gezgin efsane (uçan efsane) veya memorat niteliğindedir. Başka bir ifadeyle, yöre halkının yakından tanıdığı kişilerin yaşadığı olağanüstü tecrübeler çerçevesinde anlatılmaktadır.

Sultan Melik Türbesi, Salur ve Bayındır başta olmak üzere çeşitli Oğuz boylarından oluşan Mengücekli Beyliği’nin Erzincan ve çevresindeki siyasi hâkimiyetini günümüze ulaştıran en önemli sembollerden biridir. Türbe, Kemah Kalesi ile birlikte değerlendirildiğinde bölgenin Türk fetihleri sonrasındaki tarihî gelişimini belgeleyen başlıca anıtsal yapılar arasında gösterilmektedir. Günümüzde Erzincan’ın önde gelen kültür turizmi çekim merkezlerinden biri durumundadır. Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması sürecinde önemli roller üstlenen Sultan Melik’in hatırası, adına yaptırılan bu türbe aracılığıyla somutlaşmaktadır. Türk sözlü kültür geleneğinde anlatılan Sultan Melik’e ilişkin rivayetler ve efsaneler ise bu tarihî mirasın halk kültüründeki yansımalarını oluşturmaktadır. Bu yönüyle Sultan Melik Türbesi, kutsal mekân etrafında şekillenen halk anlatılarının yerel düzeydeki önemli örneklerinden birini temsil etmektedir.

Referanslar

Aslanapa, O. (1989). Türk sanatı. İstanbul: Remzi Kitabevi; Kara, R. (1993). Erzincan efsaneleri üzerine bir araştırma. Erzincan: Erzincan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Yayınları; Şahin, İ. (2022). Kemah. İçinde; O. Okay, A. Özel ve M. Tuncel (Editörler) Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 25. Cilt (ss. 219-220). İstanbul: İslam Araştırmaları Merkezi; Sümer, F. (2004). Mengücüklüler. İçinde; İ. K. Dönmez (Editör) Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, 29. Cilt (ss. 142-143). İstanbul: İslam Araştırmaları Merkezi; Türkiye Kültür Portalı (t.y.). Sultan Melik Türbesi – Erzincan. Erişim Tarihi: 25.05.2026; Erzincan Valiliği (t.y.). Sultan Melik Türbesi. Erişim Tarihi: 27.05.2026; Erzincan Belediyesi (t.y.). Kemah Kalesi ve Sultan Melik Türbesi. Erişim Tarihi: 29.05.2026; Erzincan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü (t.y.). Erzincan Efsaneleri. Erişim Tarihi: 31.05.2026; Erzincan İl Özel İdaresi (t.y.). Sultan Melik Türbesi. Erişim Tarihi: 03.06.2026; Parla, C. (2010). Kemah Mengücek Gazi Kümbeti’ne ikonografik yaklaşım, Erdem, 58: 269-290.

Konuyla ilgili diğer maddeler için bkz.: