Smyrna Antik Kenti
ARKEOLOJİK KAZI VE YÜZEY ARAŞTIRMASI DOĞAL VE KÜLTÜREL MİRAS SİT ALANI Yerleşim Kazısı Antik Kent
-
2025
Ünlü ozan Homeros’un memleketi olduğu değerlendirilen Antik Smyrna kenti, ilk olarak, İzmir'in Bayraklı İlçesi’nde yer alan küçük bir tepe üzerinde kurulmuştur. Batıdan ve güneyden denize açık olan Smyrna, kuzeyde dağlarla, doğuda ova ile çevrelenmiştir. Antik Çağ yazarlarına göre, “Smyrna” adı bir Amazon prensesinden gelmektedir.
Erken Tunç Çağı’nda iskan edilmeye başlanan bir tepecikte yer alan Smyrna’da, MÖ XI. yüzyılda Aioller yaşamıştır. MÖ 650-545 yılları, diğer İonia şehirleri gibi, Antik Smyrna’nın da en parlak devri olmuştur. Bu dönemde, bir İon şehri olarak Smyrna, mimarlık alanında büyük bir atılım gerçekleştirmiş; Urartu ve Kappadokia’nın bronz eserlerini, Attika’nın seramiklerini, Fenike’nin fildişini, Mısır’ın altın takılarını ithal edebilen bir zenginliğe ulaşmış; Hellen coğrafyasının olimpiyat gibi büyük ve önemli organizasyonlarına düzenli olarak katılan, söz sahibi bir kente dönüşmüştür. MÖ VII. ve VI. yüzyıllarda Lydia Krallığı’nın baskısı, Smyrna’nın savunma yapıları inşa etmesine neden olmuş; ancak Kral Gyges’in başlattığı saldırılar, Kral Alyattes döneminde karşılığını bulmuş, böylece, Smyrna MÖ 600 yıllarında Lidya Krallığı’nın egemenliği altına girmiş, kent ve Aiol mimarisinin en önemli örneklerinden biri olan Athena Tapınağı tahrip edilmiştir. MÖ 546’da, Smyrna Persler tarafından işgal edilmiştir. Bundan sonra, Smyrna’da yaşantı devam etmekle birlikte, kentin eski parlak günleri geride kalmış, bir zamanların görkemli ve zengin şehri adeta unutulmuş, önemini yitirmiş ve İskender’in fethine kadar köy statüsünde küçük bir yerleşme olarak kalmıştır.
MÖ 334’de, Makedonyalı Büyük İskender’in Persleri yenmesiyle, şehir Pers işgalinden kurtulmuş, ardından, Pagos Dağı’nın (Kadifekale) eteklerinde yeni bir kent kurulmuştur. Pausanias’ın bildirdiğine göre, Büyük İskender, Pagos Dağı’nın eteklerinde avlanırken yorgun düşüp bir çınar ağacının altında uykuya dalmış, rüyasında, tanrıçalar ona burada bir kent kurmasını öğütlemişlerdir. Bu rüyadan sonra, İskender Pagos’un eteklerinde yeni bir şehir inşa ettirmiş, eski şehrin sakinleri de buraya taşınmıştır. İskender’in valilerinden biri olan Lysimakhos, yeni kurulan bu şehrin etrafını surlarla çevirmiştir. İskender’den sonra Apameia Barışı’na (MÖ 188) kadar bölgede siyasi karışıklıklar devam etmiş, yeni kurulan Helenistik kentin korunması için mevcut kaleler inşa edilmiş ve çevredeki stratejik noktalara yeni bir savunma sistemi kurulmuştur. Strabon’a göre, MÖ I. yüzyılda bu yeni şehir bölgedeki en güzel kentlerden biri olmuştur. İskender’den sonra Seleukoslar’ın, ardından Bergama Krallığı’nın egemenliği altına giren kent, Roma döneminde imparatorların ilgisini çekmiş, Tiberius ve Hadrianus şehrin gelişimine büyük önem vermiştir. 178’de, Smyrna’da büyük bir deprem meydana gelmiş ve pek çok yapı yıkılmıştır. Depremden sonra, Marcus Aurelius’un yardımı ile şehir yeniden ayağa kaldırılmıştır. IV. ve V. yüzyıllarda gelişmesini sürdüren ve piskoposluk merkezi olarak yaşantısını sürdüren Yeni Smyrna, VII. yüzyıldan sonra Arap akınlarıyla gerileyerek önemini yitirmiştir.
Geçmişte, Batı Anadolu’nun en önemli kentlerinden biri olan Smyrna, zenginliğini, çok çeşitli ve ürün fazlası sağlayan verimli tarım alanlarından elde edilen gelirlerin yanı sıra, kendi ürünlerinin ve diğer şehirlerden gelen malların limandan tüm Akdeniz coğrafyasına ihraç edilmesinden elde etmiştir.
Kadifekale eteklerinde kurulan, Helenistik ve Roma dönemlerinde zengin bir kent olan Yeni Smyrna tarih boyunca hafızalarda yer almış, ancak, Eski Smyrna Roma İmparatorluğu döneminden sonra unutulmuştur. XV. yüzyılda Avrupalı gezginler Smyrna hakkında bilgiler yayınlamaya başlamış, XVII. yüzyılda Yeni Smyrna’ya ait kalıntılar gezi notlarında tanımlanmaya başlamıştır. XVIII. yüzyılda, Pausanias ve Strabon gibi antik yazarların sunduğu bilgileri yorumlayan bazı Avrupalı gezginler, efsanevi kral Tantalos’un kentini ve mezarını bulmak için Yamanlar Dağı’nın eteklerinde araştırmalar yapmış, böylece, Eski Smyrna’nın mezarları ve kaleleri keşfedilmiştir. XVIII. ve XIX. yüzyılda, araştırmacıların çoğu Tantalos’un Mezarı olarak ünlenen anıt ve çevresindeki kalıntılarla ilgilenmiştir. Bornova Ovası’nın Yamanlar Dağı’na dayandığı noktada yükselen tepecik ise, ilk defa Fransız diplomat ve eski eser avcısı L. F. S. Fauvel’in mektuplarında yer almıştır. 1930’da, F. Miltner’in Hacı Muço tepeciğinde yürüttüğü arkeolojik kazı sonucunda Eski Smyrna’nın asıl yerleşim yerinin burası olduğu ortaya çıkmıştır.
1945 yılında, Ekrem Akurgal Smyrna hakkında araştırmalar yapmış, yazılarında Eski Smyrna’nın Hacı Muço Tepesi’nde yer aldığını, büyük tümülüsün Tantalos’un Mezarı olarak adlandırılan anıt olabileceğini, Yamanlar’daki Büyük Kale ile Küçük Kale’nin Eski Smyrna’nın savunmasında rol oynamış kaleler olduğunu belirtmiştir. 1948 yılında, Eski Smyrna kentine ilişkin ilk sistematik kazılar Ekrem Akurgal ve John Cook tarafından başlatılmıştır. 1948-1951 yılları arasında, Türk-İngiliz ortak kazılarında elde edilen veriler Erken Tunç Çağı’ndan itibaren iskan edilen Hacı Muço Tepesi’nin Smyrna’nın ilk kurulduğu yer olduğunu kesin bir şekilde ortaya koymuştur. Ayrıca, bu kazılarda, bölgede yerleşimin MÖ 3000’de başladığı, Eski Smyrna’nın ilk olarak MÖ XI. yüzyılda Aioller tarafından kurulduğu, sonrasında İonialılar tarafından iskan edildiği tespit edilmiş; çok sayıda sivil yapı kalıntısı, Athena Tapınağı ve kent suru gibi buluntular ortaya çıkarılmıştır. Eski Smyrna’da 1948’den itibaren aralıklarla kazılara devam edilmiş olup, bu kazılar uzun bir süre Prof. Dr. Ekrem Akurgal başkanlığında yürütülmüş, ardından Prof. Dr. Meral Akurgal tarafından devam ettirilmiştir.
Yirminci yüzyılda Eski Smyrna’da başlatılan ilk sistematik kazıların yanı sıra, Yeni Smyrna’da da çalışmalar gerçekleştirilmiştir. 1932-1941 yılları arasında, Yeni Smyrna’da yürütülen kazılarda Pagos’un eteklerine yaslanan Smyrna Agorası açığa çıkarılmıştır. Zengin bir duvar gravürü koleksiyonu ile dünyanın en önemli arkeolojik alanlarından biri olarak kabul edilen bu agora, 120 x 80 metre ölçülerinde bir avluya sahiptir. Avlunun doğu ve batı kısmında, 17,5 metre genişliğinde, iki katlı, iki sütun sırasıyla üç bölüme ayrılan iki adet stoa bulunmaktadır. Ayrıca, agoranın kuzey kısmında iki katlı, 161 x 29 metre ölçülerinde bir bazilika yer almaktadır. Son yıllarda yapılan kazılarda Bouleuterion, Bouleuterion Caddesi, Agora Roma Hamamı ve Smyrna Tiyatrosu çalışılmıştır. 2016 yılında keşfedilen Erken Roma Dönemi Bouleuterionu, 2018 yılında bütün yapı bölümleriyle ortaya çıkarılmıştır.
Günümüzde, Smyrna Antik Kenti’ne yönelik çalışmalar ve araştırmalar devam etmektedir. Sit alanı olan antik kent, 2020 yılında, “Tarihi Liman Kenti İzmir” çerçevesinde Türkiye’nin UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne eklenmiştir.
Referanslar
Akar Tanrıver, D. (2017). Eski Smyrna’nın Keşfi, Süleyman Demirel Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, 42: 67-78; Akşit, İ. (2008). Anadolu Uygarlıkları ve Türkiye’nin Antik Kentleri. İstanbul: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, Sanat Eserleri Dizisi: 473; Erşen, D. (2013). Türkiye’nin Antik Kentleri - Ege. İstanbul: Ekin Grubu,; Ersoy, A., Göncü, H. ve Akar Tanrıver, D.S. (2019). Smyrna-İzmir Kazı ve Araştırmaları III (Smyrna/İzmir Excavation and Research III). İstanbul: Ege Yayınları; Ertüzün, B. (2021). Yeni Araştırmalar Işığında Eski Smyrna Arkaik Dönem Sivil Mimarisinin Değerlendirilmesi, TÜBA-AR Türkiye Bilimler Akademisi Arkeoloji Dergisi, 28: 187-210; Göncü, H. (2019). Smyrna Antik Kenti Erken Roma Dönemi Bouleuterionu Mimarisi Üzerine Bir Değerlendirme, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, 2 (2): 180-203; Öz, A. K. (2019). Antik Smyrna’nın Güneyindeki Savunma Yapıları Üzerine Mimari Belgeleme Çalışması, TÜBA-KED Türkiye Bilimler Akademisi Kültür Envanteri Dergisi, 20: 95-109; Türkiye Kültür Portalı (2025). Bayraklı-Tepekule / Smyrna-İzmir. https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/izmir/gezilecekyer/bayrakli-tepekule-smyrna, Erişim tarihi: 01.02.2025); UNESCO (2020). The Historical Port City of Izmir. https://whc.unesco.org/en/tentativelists/6471/, Erişim tarihi: 01.02.2025.