Haho Manastırı (Taş Camii)
DOĞAL VE KÜLTÜREL MİRAS Cami Manastır TÜRKİYE'NİN İLLERİ Erzurum
(Bağbaşı, Tortum, Erzurum, 976-1001)
Maddeye katkıda bulunan yazarlar:
-
2024
Haho Manastırı, Erzurum'un Tortum ilçesine otuz sekiz kilometre mesafede, Tortum Gölü'nün güneybatısında yer alan Bağbaşı (Haho) köyünde bulunmaktadır. X. yüzyılda inşa edilen bu manastır, Gürcü Krallığı dönemine ait önemli bir dini ve kültürel merkezdir.
Haho Manastırı, III. David tarafından 976-1001 yılları arasında inşa edilmiştir. Manastır, yaklaşık 60x50 metre alan kaplayan ve üç metre yüksekliğindeki koruyucu duvarlarla çevrili bir kompleks içinde yer almaktadır. Ana yapısını oluşturan kilisenin yanı sıra üç şapel ve bir vaftiz binası bulunmaktadır. Ayrıca, yemekhanesi, keşiş hücreleri, kütüphane-yazıhane ve çalışma atölyeleri de manastır kompleksinde yer almaktadır.
Kilisenin plan düzenlemesi, haç planı ve bazilikal planın birleştirilmesinden oluşan karma bir yapıdadır. Orta nef yan neflerden daha geniş ve yüksek olup, naos bölümünün üzeri kubbe ile örtülüdür. Kilisenin iç mekânında yer alan freskler, Hristiyan ikonografisinin güzel örneklerini sunar ve İncil'den sahneler ile azizlerin tasvirlerini içerir.
Haho Manastırı, Çoruh Vadisi'nin doğal güzellikleri ile çevrilidir. Çoruh Nehri, Türkiye'nin en hızlı akan nehirlerinden biri olup, manastıra ayrı bir güzellik katar. Bölgenin flora ve faunası, doğa severler için keşfedilmeyi bekleyen bir cennettir. Özellikle, yaban hayatı gözlemcileri ve doğa fotoğrafçıları için ideal bir mekândır.
Manastırın bulunduğu bölge, aynı zamanda Tortum ve Uzundere ilçeleri ile de yakın ilişki içindedir. Tortum Şelalesi, Türkiye'nin en yüksek şelalelerinden biri olup, bölgenin doğal cazibe merkezlerinden biridir. Uzundere ise sakinşehir (Cittaslow) unvanına sahip olup, sürdürülebilir turizm anlayışıyla dikkat çekmektedir.
Haho Manastırı ve çevresi, sürdürülebilir turizm açısından büyük bir potansiyele sahiptir. Sürdürülebilir turizm, doğal ve kültürel kaynakların korunmasını ve gelecek nesillere aktarılmasını hedefler. Bu bağlamda, Haho Manastırı ve çevresindeki doğal ve kültürel peyzajların korunması büyük önem taşır. Turistlerin bölgeyi ziyaret ederken, yerel kültüre ve doğal çevreye saygılı olmaları teşvik edilmektedir.
Haho Manastırı, Çoruh Vadisi, Tortum ve Uzundere ilçeleri ile birlikte düşünüldüğünde, bölgesel turizm potansiyelini artırmaktadır. Çoruh Vadisi, doğa sporları ve macera turizmi için ideal bir mekândır. Rafting, trekking ve dağcılık gibi aktiviteler, bölgeye gelen turistlerin ilgisini çekmektedir. Tortum Şelalesi ve Uzundere'deki doğal güzellikler, doğa turizmi açısından büyük bir çekim merkezi oluşturmaktadır.
Haho Manastırı, tarihî ve kültürel değeri ile öne çıkan önemli bir turistik mekândır. Manastır, Çoruh Vadisi, Tortum ve Uzundere ilçeleri ile birlikte düşünüldüğünde, bölgesel turizm potansiyelini artırmakta ve sürdürülebilir turizm anlayışının güzel bir örneğini sunmaktadır. Doğal ve kültürel peyzajların korunması, turizm faaliyetlerinin uzun vadeli sürdürülebilirliğine katkı sağlamaktadır.
Referanslar
Özkan, H. (2000). Tortum Haho (Hahuli) Manastırı ve Türk Sanatıyla Olan İlişkileri, Güzel Sanatlar Enstitüsü Dergisi, (6): 161-181; Özgeriş, M., Karahan, A., Külekçi, E. A., Demircan, N., Sezen, İ. ve Karahan, F. Somut Kültürel Miras Örneklerinin Sürdürülebilir Turizm İlkeleri ile Değerlendirilmesi: Haho Manastırı (Erzurum), Türkiye Peyzaj Araştırmaları Dergisi, 6(1): 1-14.
-
2025
Haho ya da Hahuli Manastırı, Erzurum ilinin Tortum ilçesine bağlı kırsal bir mahalle olan Bağbaşı Köyü’nde bulunmaktadır. Orta Çağ’da oldukça görkemli ve hareketli bir yaşam alanına sahip olan manastırdan günümüze bir çevre duvarı, bir kilise, iki şapel ve yakın çevredeki diğer kalıntılar ulaşmıştır. Manastırın ana kilisesi Meryem’e adanmıştır.
Manastırın Meryem’e adanan ana kilisenin güney duvarındaki kitabeye göre Tao-Klarceti Krallarından III. David Kuropolates tarafından 976-1001 yılları arasında yaptırılmıştır. Gürcülerin Yaşamı adlı kronikte de yapımı hakkında fikir sahibi olduğumuz manastırın mimarının ve ustalarının kim olduğu bilinmemektedir. Tao-Klarceti bölgesindeki diğer büyük Gürcü manastırları olan Öşki, Şatberdi, Tbeti, Khandzta, Dört Kilise gibi inşa edildiği dönemden, bölgenin zayıflamaya başladığı XVI. yüzyılın ortalarına kadar oldukça önemli bir kültür ve edebiyat merkezi olduğu bilinmektedir. Özellikle XI-XIV. yüzyıllar arasında İoane Hahuleli, David Tbilileli, Giorgi Mtatsmindeli, Birleşik Gürcistan Kralı III. Bagrat’ın (1008-1014) oğlu Prens Basil gibi Orta Çağ’ın siyasi ve kültürel alt yapısına damga vuran isimler bu kültür merkezinde bir dönem faaliyette bulunmuşlardır. Bu sanatsal üretimin en belirgin örneklerinden birisi günümüzde Tiflis Şalva Amiranaşvili Devlet Sanat Müzesi’nde muhafaza edilen Hahuli Triptikonu adlı eserdir. Orta Çağ Gürcü el sanatları içerisinde “Altın Çağ” sanatı diyebileceğimiz değerde estetik değere sahiptir. Manastırın kurulduktan kısa bir süre sonra zengin bir skriptoriuma (yazı atölyesi) ve kütüphaneye sahip olduğu anlaşılmaktadır. Pek çok edebi çevirinin ve özgün eserin de üretildiği bilinmektedir. Manastırda üretildiği kesin olarak bilinen iki el yazması günümüzde Tiflis’te Ulusal El Yazmaları Merkezi’nde muhafaza edilmektedir. Osmanlının bölgeyi ele geçirmesinden sonra XIX. yüzyıla kadar işlevi hakkında elimizde net veriler bulunmamaktadır. Bu nedenle tam olarak ne zaman camiye çevrildiği bilinmemektedir. Yapının kaynaklarda XIX. yüzyılın ikinci yarısında cami çevrildiği düşünülmektedir. Rusların bölgeyi işgal ettiği dönemde ise Albay N. Shugurov tarafından apsise ahşap bir templon ve kubbe üzerine ahşap bir haç dikilmesi sureti ile tekrar kiliseye dönüştürülmüştür. Rusların iki yıl kadar süren işgali sonrasında yeniden cami olarak kullanılmaya devam edilmiştir. Yapı günümüzde halk arasında “Taş Cami” olarak da bilinmektedir.
Bölgedeki diğer Gürcü kiliseleri arasında başka bir örneği olmayan yapının etrafı yer yer üç metreyi bulan bir duvar ile çevrelenmiştir. Orta Çağ’da manastır kurgusunun anlaşılabilmesi için gerekli görülen temel öğelerden biri olan çevre duvarının korunarak günümüze ulaşmış olması manastırı bu açıdan oldukça önemli kılmaktadır. Manastırın ana mekânı olan Meryem Ana Kilisesi, serbest haç planlı olarak düzenlenen yapının batı haç kolunun batısına, kuzeyi ve güneyi ek mekanlar eklenmesi ile yarı serbest haç plan şemasına dönüşmüştür. Diğer Gürcü kiliselerinde de benzer şekilde yapının ana girişi batı haç kolunun güneyine yerleştirilen açıklıktan sağlanmaktadır. Diğerlerinden daha uzun tutulan batı haç kolu, üç sıra paye ile üç nefe ayrılmıştır. Kilisenin merkez noktasında ikisi serbest olmak üzere dört büyük paye tarafından taşınan uzatılmış kasnak üzeri kubbe ile naos vurgulanmıştır. Kubbeye geçişte pandantifler kullanılmıştır. Kubbe konik külah ile örtülmüş, çatısında mor ve açık tonlarda parlak, sırlanmış kiremitler kullanılmıştır. Apsis olarak teşrif edilen doğu haç kolu zeminden yaklaşık 70 santimetre yüksek tutulmuştur. İçten yarım daire planlı olan apsis dıştan düz bir duvar ile sınırlandırılmıştır. Apsisin her iki yanındaki pastophorion hücreleri de apsisle benzer şekilde teşrif edilmiştir. Yapı camiye dönüştürüldükten sonra kuzey haç koluna ahşaptan bir kadınlar mahfili ve güney haç koluna mihrap nişi ile minber eklenmiştir.
Yapının inşasında düzgün kesme taşlar kullanılmıştır. Çift cidarlı arası iri taneli harç dolguyla doldurulan duvar tekniği manastırın genel yapım tekniğini oluşturmaktadır.
Yapı anıtsal görünümünün yanı sıra özgün süslemeleri ile de öne çıkmaktadır. Süsleme gruplarını bitkisel, geometrik, figürlü taş plastik bezemeler ile duvar resimleri oluşturmaktadır. Bunlar arasında en dikkat çekici olanları özgün dokularıyla hiç şüphesiz figürlü taş plastiklerdir. Figürlü bezemelerin en önemli örnekleri güneydeki giriş kapısının her iki yanına üst üste istiflenen alçak kabartma teknikli olanlardır. Burada iki yanda yedi adet figür dikkat çekmektedir. Doğudaki yüzeyde en alttan yukarı doğru hareket halinde bir aslan, madalyan ile boyun kısmı süslenen bir horoz, köpek benzeri fantastik bir yaratık tarafından yutulan Yunus Peygamber ve sağ elinde anahtar betimlemesi ile Göklerin Kapısının Bekçisi Havari Petrus sahneleri; batıdaki yüzeye ise aşağıdan yukarı doğru aslan-boğa mücadelesi, üzeri inci dizilerinden oluşan kuşaklarla süslenmiş grifon ve Aziz Giorgi, Aziz Damien ve Büyük İskender olarak farklı şekillerde yorumlanan başı haleli, sakalsız ve elinde mızrak taşıyan bir insan figürü ile onu taşıyan kartal başlı aslan gövdeli fantastik yaratıklar tarafından çekilen savaş arabası sahnesi dikkat çekmektedir. Oldukça ilgi çekici bu figürlerin yanı sıra kapının hemen alınlığında yer alan Haçın Göğe Yükselişi konulu kompozisyonda üslupsal açıdan önem taşımaktadır.
Referanslar
Amiranaşvili, Ş. (1972). The Khakhuli Triptych. Tbilisi: Khelovneba; Bayram, F. (2006). Erzurum’daki Gürcü mimarisi. İçinde H. Gündoğdu vd. (Editörler), IX. Ortaçağ ve Türk Dönemi Kazıları ve Sanat Tarihi Araştırmaları Sempozyumu (21-23 Nisan 2005, Erzurum) (ss. 99-111). Erzurum: Atatürk Üniversitesi; Bayram, F. (2015). Hahuli Triptiği ve Martha-Maria Alania. OLBA, 23: 435-486; Celep, F. (2018). Haho Manastırı mimarisi (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi). Sivas: Cumhuriyet Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Tarihi Anabilim Dalı; Djobadze, W. (1992). Early medieval Georgian monasteries in historic Tao, Klarjet’i, and Şavşet’i. Stuttgart: F. Steiner; Kadiroğlu, M. ve İşler, B. (2010). Gürcü sanatının ortaçağı. Ankara: Bilgin Kültür Sanat Yayınları; Korkut, T. (2018). Artvin ve Erzurum’daki Gürcü dinî mimarisinde süsleme. İstanbul: Hiperyayın; Ocak, M. T. (2016). Çoruh Vadisi’nde (Tao-Klarceti Bölgesi) bir Gürcü manastırı: Haho Manastır Kilisesi (Taş Cami) ve ek yapıları koruma projesi (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi). İstanbul: İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Mimarlık Anabilim Dalı; Ocak, M. T. (2025). Çoruh Vadisi’nde (Tao-Klarceti Bölgesi) yer alan Orta Çağ manastır kiliseleri ve ek yapıları: Yapım teknikleri ve koruma sorunları (Basılmamış Doktora Tezi). İstanbul: İstanbul Teknik Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Mimarlık Anabilim Dalı; Özkan, H. (2013). Haho Manastırı. Erzurum: Atatürk Üniversitesi Yayınları; Takaişvili, E. (1952). Археологическая экспедиция 1917 г. в Южные провинции Грузии. Тбилиси: Академия наук; Winfield, D. (1968). Some early medieval figure sculpture from North-East Turkey. Journal of the Warburg and Courtauld Institutes, 31: 33-72.
