Ankara Kırklar Mezarlığı
DOĞAL VE KÜLTÜREL MİRAS Mezarlık Alanı TÜRKİYE'NİN İLLERİ Ankara
(Kayabaşı, Ankara)
-
2025
Ankara ili, Selçuklu ve Osmanlı devletlerinin hâkimiyeti altında Türk-İslâm şehir dokusunu kazanmış, çeşitli imar ve bayındırlık faaliyetleriyle yüzyıllar boyunca canlılığını korumuş bir şehirdir. Başta cami, mescit, medrese, türbe, çeşme ve kervansaray gibi sosyal ve dinî yönü ağır basan vakıf eserleri dışında, şehrin hafızasını taşıyan mezarlık ve hazireler de Eski Ankara’da geniş bir yer kaplamaktaydı. Bu geniş alanları, 1924 yılında Harita Komutanlığınca hazırlanan Ankara haritasında görmek mümkündür. Şehir içindeki mezarlıklar arasında tarihî bakımdan en önemli ve en eskisinin Kırklar (Kadılar) Mezarlığı olduğu bilinmektedir.
Ankara Kalesi’nin kuzey yönündeki Kayabaşı Mahallesi’nde bulunan Kırklar Mezarlığı’nın dört yönden yüksek ihata duvarları ile çevrilerek koruma altına alındığı görülmektedir. Doğu–batı doğrultusunda eğimli bir arazi üzerinde konumlanan mezarlık, günümüzde güney yönünde yer alan sokak ve çeşitli konut tipleri arasında sıkışmış durumdadır. Mezarlık alanının yakınında, alçı mihrabındaki bacini uygulamalarıyla önem kazanan ve şehrin önemli ibadetgâhlarından biri olan Molla Büyük Camii (XV. yüzyıl) bulunmaktadır. Söz konusu kadim alanda, mezar ve mezar taşlarının aslî hâlleriyle çeşitli sıralar üzerine yerleştirildiği bilinmektedir. Mübârek Gâlib’in mezarlık duvarında gördüğünü belirttiği, fakat günümüzde bulunmayan “Mezbele altında kalmışlardı bunca zevât / Vâkıf oldu âlem-i mânâda Feyzullah ona” kitâbesinden, mezarlığın bir dönem bakımsızlıktan harabeye döndüğü, sonrasında ise vakıf mütevellisi Feyzullah Efendi (öl. 1854–1855) tarafından düzenlemeye gidildiği anlaşılmaktadır. Bu onarımda hangi müdahalelerin yapıldığı kesin olarak bilinmemekle birlikte avlu duvarları ve mezarların genel bir bakımının gerçekleştirildiği düşünülmektedir. Son dönemde ise 2006 tarihli bakım ve onarım çalışmaları sırasında mezarlığın güneybatı köşesindeki bekçi kulübesi (müştemilât) onarılmış, çevre duvarı düzenlenmiş ve mezarlıktaki yabani otlar temizlenerek burada bulunan tarihî mezar ve mezar taşları yeniden görünür hâle getirilmiştir.
Mevcut durumuyla mezarlık alanı içten içe 18,60 x 20,80 metre ölçülerinde olup kuzey–güney doğrultusunda uzanan dikdörtgen planlıdır. Mezarlıkta Selçuklu dönemi sonlarından Osmanlı dönemi sonlarına kadar kadılar ve onların aile fertlerine ait gömüler bulunmaktadır. Mübârek Gâlib de mezarlıkta gömülü olanların tamamının kadılara ait olduğunu belirtir. Bu nedenle mezarlık alanının halk arasında “Kadılar Mezarlığı” olarak anıldığı tahmin edilmektedir. Kırklar Mezarlığı adıyla zikredilmesi ise Türk kültür ve inancındaki “kırklar” kültü ile ilişkilendirilebilir. Bu açıdan bakıldığında, söz konusu mezarlıkta gömülü olanların kırklara (ululara) karışmış kutlu kişiler arasında değerlendirildiği düşünülebilir. Kur’ân-ı Kerîm ve hadis-i şeriflerde de “olgunluk” anlamında kullanılan kırk rakamı, tasavvuf geleneğinde sıkça karşımıza çıkmaktadır. Türk kültüründe kırk sayısına destanlarda, masallarda, halk hikâyelerinde, deyimlerde ve çeşitli yer ve yapı adlarında rastlanır. Ankara şehir içinde günümüze ulaşmayan Yediler Mezarlığı’nın da varlığı, bu durumu destekler mahiyettedir. Nitekim tasavvufta gayb erenlerinin üçler, yediler ve kırklar olarak karşılandığı ve birçok yerde bunlara atfedilen makam ve ziyaretgâhların bulunduğu bilinmektedir. Milâdî 1871 tarihli Ankara Vilâyeti Salnâmesi’nde “Kırklar Makamı” şeklinde anılan bu eski mezarlıkta, Ahmed Necmeddin ve Kadı Çelebi gibi nam salmış velilerin gömülü olması nedeniyle kabirlerinin ziyaret edildiğinden bahsedilir. Bu açıdan bakıldığında Kırklar Mezarlığı’nı Ankara’nın en eski ziyaretgâhı ve manevî mekânlarından biri olarak nitelendirmek mümkündür. Bazı çalışmalarda ise mezarlıkta yalnızca yaklaşık kırk kadar mezarın ve bunların çoğunluğunun kadılara ait olmasının kabristanın bu adla anılmasına sebep olduğu ileri sürülmektedir.
Cumhuriyet’in ilânıyla birlikte Ankara’da yürütülen yoğun imar faaliyetleri sonucunda, eski şehir haritaları ve kaynaklardan da görüldüğü üzere pek çok mezarlık ve hazire kaldırılmıştır. Bu mezarlık ve hazirelerden kaldırılan mezar taşlarının büyük bir kısmının Kırklar (Kadılar) Mezarlığı’na taşındığı bilinmektedir. Böylelikle Kırklar Mezarlığı, Selçuklu döneminden Osmanlı’ya uzanan ve toplumun hafıza kaydını tutan yüzlerce farklı mezar ve şahide tipiyle Anadolu coğrafyasının karakteristik bir mezarlık alanına dönüşmüştür. Ankara Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün desteğiyle 2020 yılında gerçekleştirilen proje kapsamında kabristanda 285 şahide, 28 sanduka ve 40 adet çeşitli mimari parça tespit edilerek kayıt altına alınmıştır. Yapılan bu çalışma ile form, malzeme, teknik ve bezeme bakımından aynı özellikleri taşıyan kırık taşlar belirlenmiş ve tek vücut olacak şekilde birleştirilmiştir. Günümüzde bu taşların bir bölümü Ankara Roma Hamamı Açık Hava Müzesi’ne nakledilmiştir.
Kırklar Mezarlığı’nda yer alan sanduka ve şahidelerin büyük bölümü, Selçuklu mezar geleneğinin devamı niteliğinde olup XIV. ve XV. yüzyıllara tarihlenmektedir. Sandukaların gövdeleri dikdörtgen prizma biçiminde düzenlenmiş; kapak kısımları yarım daire, düz, dilimli ve üçgen prizma formunda tasarlanmıştır. Mezarlıkta erken döneme ait, gövdesi dikdörtgen formlu baş ve ayak taşları da önemli bir yer tutmaktadır. Bu taşları genel olarak düz formlu ve sivri kemerli olmak üzere sınıflandırmak mümkündür. Geç Osmanlı dönemi mezar taşlarında ise yaygın biçimde başlıklı erkek baş taşları kullanılmıştır. Bu tür başlıklarda, kişilerin mesleğine, sosyal statüsüne veya bağlı oldukları tarikata göre fes, sarık, kavuk gibi çeşitler tercih edilmiştir. Başlıklı taşların yanında sivri kemerli, bitkisel ve üçgen tepelikli baş ve ayak taşları ile şahideli mezar örnekleri de görülmektedir.
Kabristanda yer alan sandukalar mermerden oyulmuş olmakla birlikte kaide kısımlarında mermerle birlikte andezit malzemeye de rastlanmaktadır. Bu kaideler arasında devşirme malzemeden oyulduğu tespit edilen örnekler de bulunmaktadır. Şahidelerin tamamına yakını mermer malzemeden yapılmıştır. Kabristanda bulunan şahide ve sandukalar, yüzeye oyulmuş geometrik, nesnel ve bitkisel motifler ile çoğunlukla celî sülüs karakterinde yazılmış kitâbeleri sayesinde yüksek bir sanat değeri taşımaktadır. Mübârek Gâlib, bu mezarlıktaki taşlar hakkında şu değerlendirmeyi yapar: “Hicrî yedi, sekiz ve dokuz, XIII, XV ve XIV. yüzyıllara ait mezarlar Kırklar veyahut Kadılar Mezarlığı’nda toplu bir hâlde bulunmaktadır. Bu mezarlığın bir özelliği daha vardır ki o da taşlarının süslemeleri, kazınmış hatlarının güzelliği itibarıyla büyük bir tarih ve sanat değerine sahip olmasıdır. Halk arasında bu mezarlığa Kırklar veya Kadılar adı verilmiştir. Burada gerçekten yaklaşık kırk kadar ve çoğunluğu kadılara ait mezar vardır. Kırklar Mezarlığı’nın bir özelliği de buradaki mezarların hepsinin Selçuklu mezarı tarzında olmasıdır. Ankara’da rastlanan Selçuklu mezarları toplu olarak yalnız burada bulunmaktadır.”
Bu tarihî mezar ve mezar taşlarında Arapça dua metinleri, ayetler, hadis-i şerifler, Farsça beyitler ve Osmanlı Türkçesiyle yazılmış edebî metinler ağırlıktadır. Süsleme bakımından, özellikle erken dönem sandukalarının uzun ve yan cephelerinde rûmî, palmet ve lotus tarzında stilize edilmiş bitkisel tezyinat; terazi biçiminde nesnel motifler; şahidelerin ön ve arka cephelerindeki kemer alınlıkları ile bu alınlıkları kuşatan dış bordürlerde rûmî, palmet ve soyut yapraklar yer alır. Bazı taşların arka cephelerinde soyut kıvrık dallı rûmîler, arslan figürü, çarkıfelek, kandil ve şamdan gibi motifler görülmektedir. Geç dönem mezar taşı süslemelerinde ise özellikle ayak taşlarında rastlanan natüralist üslupta bitkisel kompozisyonlar dikkat çekmektedir.
Kabristanı önemli kılan hususlardan biri, Ahi Elvan ve Ahi reislerine, Halep Kadısı’na, Gazze Müftüsü’ne ve Ankara’daki tek Dergâh-ı Âlî Yeniçeri Ağası’na ait mezar taşlarının burada yer almasıdır. Uzmanlarca sanatın zirvesi örneklerinden biri olarak kabul edilen Yegen Bey kızı Hunad Hatun’un mezar taşı da bu kabristanda bulunmaktadır. Bunların dışında, XIX. yüzyılda söz konusu mezarlığı onarıp düzenleyen Feyzullah Efendi; Molla Büyük Camii vakfiyesinde (XV. yüzyıl) adı geçen mütevelli ve şahitler; isim listesi oldukça kabarık olan Ankara’nın en eski manevî şahsiyetleri, tüccarları, siyasî kişileri, askerleri ve önde gelen ailelerine ait mezar taşlarının da Kırklar Mezarlığı’nda bulunduğu bilinmektedir. Önde gelen ailelerden Sakallızâde, Müderriszâde gibi isimlerin varlığı, Ankara coğrafyasının kimlik gelişimine dair önemli veriler sunmaktadır.
Ankara’nın en eski mezarlığı olan Kırklar (Kadılar) Mezarlığı, hem Ankara hem de şehrin tarihî kimliği açısından son derece önemli bir yere sahiptir. Mezarlıkta yer alan sanduka ve şahideler, sanatsal bakımdan zengin veriler sunmakla kalmamakta; aynı zamanda dönemin Ankara’sının dinî, kültürel ve sosyal dokusunu aydınlatan birer belge niteliği taşımaktadır.
Referanslar
Dağ, N. ve İnan, A. S. (2015). Ankara vakıf eserleri, Ankara: Ankara Kalkınma Ajansı; Erdoğan, A. (2013). Ankara erenleri II, Ankara: Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı; Günel, G. ve Kılcı, A. Ankara şehri 1924 haritası: eski bir haritada Ankara’yı tanımak, Ankara Araştırmaları Dergisi, 3(1): 78–104; Kılcı, A. Kırklar Mezarlığı, 1921–2021 Asırlık çınar – Anadolu Medeniyetleri Müzesi 100 yaşında I, Ankara: Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, 479–490; Mübârek Gâlib (1925). Anadolu Türk âsâr ve mahkûkâtı tetebbuatına esas: Ankara (kabristanlar, mescidler, camiler), Birinci Kısım, İstanbul: Matbaa-i Amire; Mübârek Gâlib (1928). Anadolu Türk âsâr ve mahkûkâtı tetebbuatına esas: Ankara (kitabeler), İkinci Kısım, İstanbul: Devlet Matbaası; Mübarek Gâlib (1996). Ankara: mescidler, camiler, mezarlıklar, kitâbeler, haz. S. Erşahin ve H. Çınar, Ankara: Altındağ Belediyesi Kültür Yayınları; Özkan, M. (2020). Ankara-Altındağ Kadılar (Kırklar) Mezarlığı restitüsyon raporu, Ankara: Vakıflar Genel Müdürlüğü; Pala, İ. (2022). Kırk, TDV İslâm Ansiklopedisi, C. 25: 465–466, Ankara: Türk Diyanet Vakfı; Solmaz, S. (haz.) (2014). Ankara Vilayeti Salnamesi / 1288 [Ankara-Kayseri-Kırşehir-Yozgat-Çorum], çev. S. Kıcır, C. I, Ankara: Ankara Büyükşehir Belediyesi Yayınları; Yazıcı, H. (2024). Kırklar inancının somut izlerine dair bazı gözlemler, Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi, 111: 399–408.
