Tragedya – Komedya

ETKİNLİK Şenlik Anma Töreni

Greklerde hasat zamanı ve bağbozumu sırasında tanrıları hoşnut etmek amacıyla düzenlenen şenlikler, dinsel tören niteliği taşımaktaydı. Bu dönemlerde bütün Hellen dünyası adeta tatile girerdi. Panhellenik şenlikler dışında en önemli kutlamalar, Atina’da düzenlenen Dionysos şenlikleriydi.

Bu şenliklerin başlıcaları şunlardır:

  • Lenaia (Lenea): Ocak ayında düzenlenir; daha çok komedya oyunları sahnelenirdi.
  • Dionysia: İlkbaharda, özellikle nisan ayında kutlanır; tragedya ve komedya yarışmaları yapılırdı.

Bu festivallerde ünlü oyun yazarlarının eserleri sahnelenir ve yarışırdı. Aristoteles (MÖ 384-322), Poetika adlı eserinde tragedya ve komedya hakkında ayrıntılı bilgiler vermektedir.

Tragedya
Tragedya sözcüğü Grekçe tragōidia kelimesinden gelmektedir.

  • Tragos: Keçi
  • Oide / Oidia: Şarkı

Bu nedenle tragedya “keçilerin şarkısı” anlamını taşımaktadır. Kökeni, Dionysos adına söylenen şarkı ve danslara dayanmaktadır.

Aristoteles tragedya için şu değerlendirmeyi yapmaktadır: “Tragedyanın ödevi, uyandırdığı acıma ve korku duygularıyla ruhu tutkulardan temizlemektir.” Bu arınmaya Grek düşüncesinde katharsis adı verilmektedir.

Tragedyanın konu kaynağı efsanelerdir. Efsaneler aracılığıyla önemli gerçekler üzerinde durulmakta; dinsel atmosfer seyirciyi etkilemekteydi. Grek tragedyasının temel özelliklerinden biri, aşırı gurur ve kibir ile bunun sonucunda gelen cezadır. Grekler bu cezayı tanrıça Nemesis ile ilişkilendirmiştir. Nemesis, başarıları ve zenginlikleri nedeniyle tanrıları unutan insanların cezalandırıcısı olarak görülmekteydi.

Özellikleri

  • Konular genellikle mitolojik öykü ve efsanelerden alınırdı.
  • İnsan gururu, kibir ve aşırı hırs önemli temalardı.
  • Kibirlenen insanın tanrılar tarafından cezalandırılması sık işlenen bir konuydu.
  • Bu cezalandırıcı güç Nemesis ile ilişkilendirilirdi.

Bölümleri

  • Prologos: Oyunun giriş bölümüdür. Korodan önce söylenir ve olay hakkında bilgi verir.
  • Epeisodion: Koronun şarkıları arasında geçen konuşmalı bölümlerdir.
  • Eksodos: Oyunun son bölümüdür. İlk dönemlerde koronun çıkışı sırasında söylenen lirik şarkıyı ifade etmekteydi.

Grek tragedyasında koro yalnızca müzik yapan bir topluluk değil; seyircinin duygularını yönlendiren dinsel ve ahlaki bir unsurdu. Koro aracılığıyla seyircide korku ve acıma duyguları oluşturulurdu.

İlk tragedyalarda yalnızca tek oyuncu bulunmaktaydı. Aiskhylos oyuncu sayısını ikiye çıkarmış ve diyaloğu geliştirmiştir. Sophokles üçüncü oyuncuyu ekleyerek sahne dekorlarını kullanmıştır. Euripides ise insan psikolojisini derinleştirdiği için “sahnenin filozofu” olarak anılmıştır.

Başlangıçta yalnızca tragedya oyunları sahnelenirken, sonraki dönemlerde tragedyaların ardından komedya oyunları da oynanmaya başlanmıştır.

En ünlü tragedya yazarları şunlardır:

  • Aiskhylos: 80 eserinden yedisi günümüze ulaşmıştır.
  • Sophokles: 120 eserinden yalnızca yedisi korunabilmiştir.
  • Euripides: Yazdığı 92 eserden 18’i günümüze ulaşmıştır.

Komedya
Komedya sözcüğü Grekçe komoidia kelimesinden gelmektedir.

  • Komos: Şenlik alayı, eğlence
  • Oide: Şarkı

Dionysos adına düzenlenen bağbozumu şenliklerinde şarkılı ve danslı kutlamalar yapılmakta; kaba güldürüler sergilenmekteydi. Ayrıca bolluk ve üremeyi simgeleyen fallos heykelleri geçit törenlerinde taşınırdı. Bu şenliklerin etkisiyle komedya türü gelişmiştir.

Özellikleri

  • Her şey alaya alınabilirdi.
  • Politikacılar, filozoflar ve devlet düzeni eleştirilebilirdi.
  • Özellikle Atina demokrasisinin güçlü dönemlerinde gelişmiştir.
  • Demokrasi zayıfladıkça ifade özgürlüğü daralmış ve komedya gerilemiştir.

Halk, oyuncuları Dionysos’un hizmetkârları olarak görmekteydi. Bu nedenle sanatçılara çeşitli ayrıcalıklar tanınmış; askere alınmamış ve toplumda özel bir konuma sahip olmuşlardır.

En ünlü komedya yazarları şunlardır:

  • Aristophanes: 44 eserinden 11’i günümüze ulaşmıştır.
  • Menandros: 70’ten fazla oyun yazmış; bunlardan biri tam hâlde günümüze ulaşmıştır.
  • Krates: 19 eserinden yalnızca bölümler kalmıştır.

Kostüm ve Maske
Grek tiyatrosunda temel kostüm, khiton adı verilen uzun giysiydi. Ancak tiyatrodaki khitonlar günlük yaşamda kullanılanlardan daha gösterişliydi. Kadın rollerini erkek oyuncular canlandırmaktaydı.

Kostüm Renkleri

  • Koyu renkler: Acı ve yas
  • Açık renkler: Sevinç
  • Mor renk: Krallık ve asalet

Kothornos: Oyuncuların giydiği yüksek tabanlı nalınlardır. Karakterin önemine göre yüksekliği değişmekteydi.

Onkos: Maskelerin üzerine takılan büyük peruk ve başlıklardır. Oyuncuların daha büyük görünmesini sağlamaktaydı.

Kolpoma: Oyuncuların daha iri görünmesi amacıyla kullanılan yastıklı kostümlerdir.

Maskelerin büyük yapılması, arka sıralardan görünürlüğü artırmakta; geniş ağız açıklıkları ise sesi güçlendirmekteydi. Maskeler ahşap, deri, kumaş, metal veya seramikten üretilebilmekteydi.

Referanslar

And, M. (2014). Başlangıcından 1983’e Türk tiyatro tarihi. İstanbul: İletişim Yayınları; Brockett, O. G. (2000). Tiyatro tarihi (History of the Theatre). Ankara: Dost Kitabevi Yayınları; Erhat, A. (2019). Mitoloji sözlüğü. İstanbul: Remzi Kitabevi; Şener, S. (2019). Dünden bugüne tiyatro düşüncesi. Ankara: Dost Kitabevi Yayınları.

Konuyla ilgili diğer maddeler için bkz.: