Rekreasyon Farkındalığı

KAVRAM Rekreasyon

Rekreasyon kelimesi, Latince kökenli olup yenilenme ve yeniden yaratılma anlamına gelen “recreate” sözcüğünden türemiştir. Özellikle 1900’lü yılların başlarında şehir hayatının karmaşasından uzaklaşma, dinlenme ve oyun oynama ihtiyacı nedeniyle popüler hâle gelmeye başlamıştır. Türkçede ise insanların boş zamanlarında eğlence ve spor amacıyla gönüllü olarak katıldıkları çeşitli etkinlikler olarak tanımlanmaktadır.

Rekreasyonel farkındalık kavramının, belirli bir araştırmacı tarafından ilk kez ortaya atılmış özgün bir kavram olmadığı; rekreasyon ve boş zaman literatüründe bireylerin rekreatif etkinliklerin faydalarına ilişkin bilinç düzeyini açıklamak amacıyla zaman içinde gelişen bir kavramsal çerçeve olarak ele alındığı görülmektedir.

İlk rekreasyon faaliyetleri Antik Yunan’da düzenlenen fiziksel yarışmalar, açık hava etkinlikleri ve oyunlar şeklinde ortaya çıkmıştır. Roma’da ise rekreasyon, toplumun farklı sınıflarında farklı biçimlerde gerçekleştirilmiş; bir kesim tiyatro ve edebiyatla ilgilenirken diğer bir kesim gladyatör dövüşleri ve sirk oyunları gibi rekreasyonun ilk örnekleri sayılabilecek etkinliklere katılmıştır. Orta Çağ’da düzenlenen şölenler ve halk oyunları gibi toplumla birlikte yapılan etkinlikler, toplumsal bağları güçlendirdiği gibi rekreasyon kavramının gelişiminde önemli organizasyonlar olarak değerlendirilebilir. Diğer taraftan Orta Çağ’daki feodal toplum yapısının etkisiyle rekreasyon aktivitelerinin toplumda farklı biçimlerde yaşandığı görülmektedir. Aristokrat sınıflar için şövalye turnuvaları ve şölenler öne çıkarken, köylü sınıflar için dinî festivaller ve panayırlar rekreasyon aktivitelerinin ilk örnekleri arasında gösterilmektedir. Rönesans döneminde ise bireyselcilik ve hümanizm düşüncelerinin artmasıyla birlikte entelektüel tartışma ortamları, sanat galerileri ve tiyatrolar rekreasyon faaliyetleri içinde ön plana çıkmıştır. 19. yüzyılda Sanayi Devrimi ile başlayan makineleşme süreciyle birlikte insanların çalışma zamanları düzenlenmiş ve azalmış, bu sayede bireylerin boş zamanları artmıştır. Böylece bireyler boş zamanlarını kaliteli ve verimli biçimde geçirmenin yollarını aramışlardır. Rekreasyon bu dönemde bir devlet politikası kapsamına girmeye başlamış; çeşitli rekreasyon alanlarının inşası ve düzenlenmesi sağlanmış, toplumun farklı kesimleri çeşitli rekreasyon aktivitelerine katılmaya başlamıştır. Bu süreç, rekreasyon kavramının gelişimini ve değerini artırmıştır. XX. ve XI. yüzyıllarda kitle iletişim araçlarının çoğalması ve yaygınlaşması; televizyon, sinema, cep telefonu ve sosyal medya platformlarına erişimin kolaylaşması; internetin evlerden cep telefonlarına kadar neredeyse sınırsız erişim sağlaması rekreasyon kavramının dönüşümüne neden olmuştur. Bu dönemde rekreasyon küreselleşmiş ve yeni bir boyuta taşınmıştır. Böylece rekreasyonun, her dönem için farklı anlamlar barındıran, neredeyse her yüzyılda bir ihtiyaç olarak görülen; aynı zamanda birey ve toplum yaşamına olumlu etkiler yaratan ve önemi gittikçe artan dinamik bir süreç hâline geldiği söylenebilir.

Rekreasyon ve turizmin birçok ortak noktası bulunmakla birlikte birbirinden farklılaştığı yönler de vardır. Rekreasyon; günlük ya da haftalık olarak iş hayatı, sağlık sorunları ve kentsel yaşamın sıkıntılarından uzaklaşmak, bu nedenlerle kaybedilen enerjiyi yeniden kazanmak amacıyla gerçekleştirilirken; turizm daha uzun aralıklı olarak yapılan ve her zaman aynı amaçlar doğrultusunda gerçekleşmeyen, ancak benzer aktiviteleri de içinde barındırabilen etkinliklerdir. Ekonomik boyuttan karşılaştırıldığında, rekreasyon aktivitelerine katılım için genellikle daha az bütçe ayrılması gerekirken turizm, turistin daha fazla harcama yapmasını sağlayan bir yapıya sahiptir. Ancak “ciddi boş zaman aktiviteleri” gibi rekreasyonel etkinliklerde, etkinliğin türüne bağlı olarak farklı düzeylerde bütçe ayırmak gerekebildiği de bir gerçektir. Rekreasyon ve turizmin yararlandığı ve kullandığı kaynaklar çoğu zaman benzerdir. Bununla birlikte bölge insanı kaynağı rekreatif amaçla kullanırken, bölgeye gelen turist aynı kaynağı turistik amaçla kullanır. Turistik amaçla gelen kişiler çoğunlukla konaklama kapasitesi ile sınırlıyken, rekreasyonel amaçlı katılım sağlayan kişiler genellikle hafta sonu ya da kısa tatillerde bölgeye gelirler. Turizm organizasyonları genel olarak çeşitli büyüklükteki organizatörlerin ve ticari işletmelerin planlayıp gerçekleştirdiği etkinlikler iken; rekreasyon aktiviteleri daha çok amatör, küçük topluluklar veya benzeri kuruluşlar tarafından yürütülür. Burada ortak nokta bir hizmetin bulunması, ayrışan nokta ise bireysel çabanın düzeyidir. Turizme katılan bireylerin çoğu, bir şekilde tasarruf etmiş ya da turizm için özel olarak bütçe ayırmışken; rekreasyon aktivitelerinde çoğu zaman böyle bir birikim ve gelire ihtiyaç duyulmaz. Genel olarak turizm ve rekreasyon, iç içe geçmiş; ancak çeşitli yönlerden birbirinden ayrışan iki kavram olarak değerlendirilebilir. Bu ayrım, bireylerin ve toplumların rekreasyonel farkındalıklarının gelişmesine ve rekreasyonun gündelik yaşam içinde ulaşılması kolay bir ihtiyaç olarak algılanmasına katkı sağlayabilir.

Günlük yaşamın büyük bir parçası olan iş stresi ve yoğunluğu ile monoton yaşam tarzının bireyleri olumsuz yönde etkilediği bilinmektedir. Bu olumsuz etkiler bireyler üzerinde çeşitli fiziksel, sosyal ve psikolojik sorunlar ortaya çıkarabilmektedir. Bireyler bu olumsuz etkilerden bir nebze arınmak, keyif almak ve çeşitli yönlerden doyum sağlamak amacıyla serbest zaman etkinliklerine katılmaktadırlar. Birçok araştırmaya göre bireylerin boş zaman etkinliklerine yönelme isteği, öncelikle mevcut boş zaman seçeneklerini ne kadar iyi tanıdıklarına ve anladıklarına bağlıdır. Yani kişi, kendisi için tatmin edici ve çeşitli boş zaman imkânlarının bulunduğunun farkındaysa boş zamanını değerlendirme konusunda daha istekli olur. Bu nedenle boş zaman deneyiminin niteliği, bireyin kendisine uygun boş zaman fırsatlarını bilmesi ve bunların farkında olmasıyla doğrudan ilişkilidir.

Genel olarak değerlendirildiğinde, bireylerin rekreasyon aktivitelerine katılım sağlamasında çeşitli nedenlerin bulunduğu ve günümüzde bunun bir ihtiyaç hâline geldiği söylenebilir. Bu ihtiyacın ortaya çıkışı ve ihtiyaç giderildiğinde ortaya çıkan faydanın farkında olma durumu “rekreasyonel farkındalık” olarak tanımlanabilir. Rekreasyonel farkındalık, bireyin belirli bir boş zaman etkinliğini yapmasından ziyade; günlük yaşamın zihinsel, bedensel ve ruhsal olarak yarattığı yıpranmayı azaltabilecek ve yenilenmeyi sağlayabilecek faaliyetlerin var olduğunun bilincinde olmasıdır. Kişi bu faaliyetlere fiilen katılmasa bile, böyle imkânların mevcut olduğunu bilmek bireyde bir rahatlama ve tatmin duygusu oluşturabilir. Bireyin hem yaşadığı yıpranmanın farkında olması hem de bunu gidermek için değerlendirebileceği zamana sahip olduğunu bilmesi, rekreasyon bilincini geliştirir. Bu durum, bireyin rekreasyonel farkındalığının yüksek olduğuna; kendini daha dengeli ve başarılı hissetmesine katkı sağladığına işaret edebilir.

Rekreasyonel farkındalık kavramı iki boyutta ele alınabilir: bireysel düzeyde rekreasyonel farkındalık ve toplumsal düzeyde rekreasyonel farkındalık. Rekreasyon faaliyetlerinin yalnızca bireysel yaşam kalitesini değil, aynı zamanda toplumsal iyilik hâlini de desteklediği literatürde vurgulanmaktadır. Rekreatif etkinliklerin bilinçli biçimde seçilmesi ve deneyimlenmesi, bireylerin psikolojik iyi oluşlarını, zihinsel sağlıklarını ve sosyal etkileşimlerini güçlendirmektedir. Bu süreç, toplumsal bütünleşme ve sosyal uyum üzerinde de olumlu etkiler yaratmaktadır. Bireylerin kendi ihtiyaç ve motivasyonlarına uygun boş zaman olanaklarının farkında olmaları, rekreasyona katılımı sınırlayan bireysel ve çevresel etmenlerle başa çıkma kapasitelerini artırmaktadır. Bu bilinç durumu literatürde rekreasyonel farkındalık kavramı kapsamında ele alınmaktadır.

Bireylerde rekreasyonel farkındalığın yüksek olması, hem psikolojik hem de fiziksel iyi oluşu doğrudan etkilemektedir. Literatüre bakıldığında rekreasyonel etkinliğin stres yönetiminde ve yaşam kalitesinin artmasında önemli bir faktör olduğu belirtilmektedir. Bu kapsamda toplumun ve bireylerin rekreasyon faaliyetlerine yönelik farkındalıklarının artırılması, gündelik yaşamdan iş yaşamına kadar pek çok alanda daha etkili ve verimli olmaya katkı sağlayabilir. Hem toplumun hem de bireylerin rekreasyonel faaliyetlere yönelik farkındalıklarını artırmak için çeşitli öneriler geliştirilebilir: Rekreasyonel farkındalığı artırmaya yönelik eğitim ve bilgilendirme çalışmaları yapılmalı, rekreatif etkinliklere katılım teşvik edilmeli, psikososyal destek ve danışmanlık sağlanmalı; sosyal medya ve dijital araçlar ise bilgilendirici çalışmalar için önemli bir kanal olarak kullanılmalıdır. Ayrıca bu etkinliklere katılan kişilerin rol model olarak deneyimlerini paylaşması, diğer bireylerin rekreasyonel farkındalığının artmasına katkı sağlayabilir.

Referanslar

Bandura, A. (1986). Social foundations of thought and action. Englewood Cliffs, NJ: Prentice-Hall; Caldwell, L. L. (2005). Leisure and health: Why is leisure therapeutic?, British Journal of Guidance & Counselling, 33(1), 7–26; Çetin, A. (2019). Serbest zaman faydası ile serbest zaman tatmini arasındaki ilişkinin incelenmesi. İçinde A. Öztürk, E. Karaçar ve O. Yılmaz (Ed.), Spor bilimlerinde güncel araştırmalar (ss. 53–71). Ankara: Çizgi Kitabevi; Dumazedier, J. (1967). Toward a society of leisure. New York: Free Press; Er, Y. (2020). Sağlık ve rekreasyon. İçinde M. Ilkım ve E. Beltekin (Ed.), Sporda Yeni Akademik Çalışmalar-5 (ss. 137–172). Ankara: Akademisyen Kitabevi A.Ş.; Ertuzun, E., Bodur, S. ve Karaküçük, S. (2013). The development of health-belief scale on sportive recreational activities, Procedia – Social and Behavioral Sciences, 89, 509–516; Godbey, G. (2003). Leisure in your life: An exploration. State College, PA: Venture Publishing; Gombrich, E. H. (1995). The story of art (16. bs.). Londra: Phaidon Press; Harris, H. A. (1972). Sport in Greece and Rome. Ithaca, NY: Cornell University Press; Johnson, G. E. (1916). Play and recreation, The Annals of the American Academy of Political and Social Science, 67(1), 107–114; Kaplan, A. M. ve Haenlein, M. (2010). Users of the world, unite, Business Horizons, 53(1), 59–68; Kılıçman, İ. (2020). Rekreasyon farkındalığı ve sosyal medya bağımlılığının yaşam doyumu üzerine etkilerinin incelenmesi: Üniversite öğrencileri üzerine bir araştırma (Basılmamış yüksek lisans tezi). Ankara: Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü; Ortaç, B. (2019). Üniversite personelinin rekreasyon etkinliklerine katılmasının mutluluk ve yaşam kalitesine etkisinin incelenmesi: Batman Üniversitesi örneği (Basılmamış yüksek lisans tezi). Batman: Batman Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü; Özdemir, A. S., Güçer, E. ve Karaküçük, S. (2016). Rekreasyon ve turizm. İçinde S. Karaküçük (Ed.), Rekreasyon Bilimi (1. bs., ss. 317–392). Ankara: Gazi Kitabevi; Rojek, C. (2000). Leisure and culture. Londra: Palgrave Macmillan; Satılmış, S. E., Ekinci, N. E. ve Güler, Y. (2022). Pandemi sürecinde bireylerin rekreasyon farkındalık düzeyleri ile yaşam kalitesi arasındaki ilişki, Mediterranean Journal of Sport Science, 5(4), 769–784; Thompson, E. P. (1967). Time, work-discipline, and industrial capitalism, Past & Present, 38(1), 56–97; Thompson, W. R. (2021). Worldwide survey of fitness trends for 2021, ACSM’s Health & Fitness Journal, 25(1), 10–19; Tütüncü, Ö. (2012). Rekreasyon ve rekreasyon terapisinin yaşam kalitesindeki rolü, Anatolia: Turizm Araştırmaları Dergisi, 23(2), 248–252; Yılmaz, S., Kurtipek, S. ve Güngör, N. (2022). Spor yöneticisi adaylarının boş zaman yönetimlerinin başarı yönelimleri üzerine etkisinin incelenmesi, Journal of Human Sciences, 19(2), 208–220.

Konuyla ilgili diğer maddeler için bkz.: