Kızılören Han (Yazıönü Han)

DOĞAL VE KÜLTÜREL MİRAS Kervansaray Han

Maddeye katkıda bulunan yazarlar:
Yazar: ESRA TOKAT (2020) (Madde metni için tıklayınız)
Yazar: EMİNE DİKMEN (2020) (Madde metni için tıklayınız)
1 / 2

Konya–Beyşehir güzergâhı üzerinde inşa edilmiş XIII. yüzyıl Selçuklu kervansarayıdır. Halk arasında Kızılhan ya da Kızılviran adlarıyla da bilinen han, bazı kaynaklarda Emir Kandemir Hanı olarak da geçmektedir. Yapının kitabesi günümüze ulaşamamıştır ancak eski fotoğraflarından okunduğu kadarıyla, orijinal kitabenin de tarihsiz olduğu bilinmektedir. Bununla birlikte; kitabeye göre Han, Selçuklu hükümdarı I. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde inşa edilmiş olup, banisi Emir Kutluğ bin Muhammed’dir. Emir Kandemir adıyla nam salmış olan vezir, 1207 yılında sultana hizmet ettiği için, yapının inşa tarihi 1207 olarak kabul edilmektedir.

Yapının planı, avlu ve kapalı konaklama bölümünü bir arada bünyesinde barındıran kompleks hanlar sınıfına dâhildir. Avlu bölümü, kapalı olan barınak bölümünden daha büyük bir alanı kaplamaktadır. Avluya giriş, iki katlı düzenlemesiyle anıtsal bir görüntü sergiler ve cephede yapı kütlesinden öne doğru çıkıntı yapan giriş kısmıyla bu anıtsallık iyice vurgulanmaktadır. Dışa taşkın giriş kısmıyla dikkat çeken yapıda söz konusu anıtsallığın yanı sıra, eyvanlı giriş bölümünün sol yanındaki baldakenli birimin içine su sisteminin yerleştirilmesi de yapıya diğer hanlara göre farklılık katmaktadır. Aynı zamanda nöbet yeri olarak kullanılan bölüm, avluya kapalıdır. Girişin iki yanında yer alan birimlerin her birinden üst katlara uzanan merdivenler bulunmaktadır. Kuzey merdiveninden çıkılınca ulaşılan mekânın mescit olarak kullanıldığı, mihrap kalıntılarından da sabittir. Çapraz tonozla örtülü mescidin konumu ve düzeni, Anadolu’da inşa edilmiş dönem kervansaraylarında gözlenen köşk mescit uygulamasının farklı bir yorumu olarak ayrıca dikkat çekmektedir. Diğer taraftaki merdivenle ulaşılan alanda ise iç içe iki odadan oluşmaktadır. Bu bölüme ise günümüzde halk Kral kızının odası şeklinde hitap etmektedir.

Cephedeki yuvarlak kemerli girişin ardından ulaşılan alanda, sol ve sağda dörder adet olmak üzere toplam sekiz eyvanın simetrik olarak dizildiği bir avlu şemasıyla karşılaşılmaktadır. Ahır yerleri olarak kullanılan eyvanların üzerleri beşik tonozlarla örtülüdür.

Han’ın konaklama için kullanılan kapalı bölümüne ise yine yapı kütlesinden öne doğru çıkma yapan taç kapı ile giriş sağlanmaktadır. Girişin ardında, iki sıra halinde dizilmiş 10 adet serbest paye ile üç nefe ayrılmış bir ana mekân bulunmaktadır. Orta nef, yan neflere göre daha yüksek ve geniştir. Payeleri birbirlerine ve duvarlara bağlayan kemerler, Türk mimarisi için klasikleşmiş olan sivri kemerler şeklindedir.

Mescit olarak kullanılan üst kat odasının güney duvarında bulunan mihrabın istiridye motifli nişi geometrik bordürlerle süslüdür ve niş köşelerinde sütunceler bulunmaktadır. Yine üst kattaki diğer odanın kapı sövelerinde de yer yer süsleme izlerine rastlanmaktadır. İnşasında ise, yoğun olarak kesme taş malzeme kullanılmaktadır. Cephe ve yan duvarlarda kullanılan sarı ve kırmızı renkli taş malzeme de yine süslemeye hizmet eder niteliktedir. Kızılören Hanı’nda gözlenen tezyini ögeler, Anadolu’da inşa edilmiş Selçuklu kervansarayları için istisnai bir durum olarak dikkat çekmektedir. Yapıya dâhil olarak görülen, avlu ve kapalı bölümün birleştiği hizada bulunan ve avludaki eyvanlara geçit veren iki adet dikdörtgen mekân, plan açısından alışılmışın dışında bir görünümdür. Her iki odanın da geleneksel kervansaray planına aykırı konumu yanı sıra işçiliklerinin yapıyla uyuşmaması, bu odacıkların muhdes olduğu fikrini pekiştirmektedir.

Uzun yıllar metruk kalan ve harap hâle gelen yapı, çevre halkınca küçükbaş hayvanların barınması için kullanılmıştır. 2009 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kapsamlı çalışmaları sonucunda restore edilen eser, günümüzde restoran ve binicilik kulübü olarak hizmet vermektedir.

Referanslar

Aslanapa, O. (1984). Türk Sanatı I-II. İstanbul: Kervan Yayınları; Baş, A. (1998). Anadolu Selçuklu Dönemi Konya Kervansarayları, Sanatsal Mozaik, 33: 60-69; Karpuz, H., Bozkurt, T. ve Mimiroğlu, İ.M. (2008). Konya-Kızılören’deki Tarihi Yapılar Üzerine Bir Araştırma. İçinde; Prof. Dr. Abdülselam Uluçam Armağanı (ss. 157-176). Ankara: Van Çevre ve Kültür Derneği Yayınları; https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/konya/gezilecekyer/kiziloren-han, (Erişim tarihi: 10.05.2020); https:// http://www.turkishhan.org/kiziloren.htm, (Erişim tarihi: 09.05.2020).

2 / 2

Günümüz Konya-Beyşehir karayolunun hemen yanı başında Kızılören Köyü yakınlarında inşa edilmiş olup, XIII. yüzyılda bölgede süre giden ticaretin durak noktalarından biri konumuna gelmiştir. Kızılören Hanı olarak da bilinmektedir. Han’ın 1980’li yıllarda barınak kısmının taç kapısında bulunduğu ifade edilen mermerden yapılı sülüs yazılı dört satırlık kitabesi günümüzde mevcut değildir. Ancak 1960’lı yıllarda kayda geçirilmiş bilgilerden elde edilenlere göre kitabede, Sultan I. Gıyaseddin Keyhüsrev saltanatının ikinci döneminde Emir Şah adı ile ünlenmiş Muhammed oğlu Emir Kutluh tarafından 1206 senesinin Ağustos/Eylül ayında yaptırıldığı bildirilmektedir.

Kuzey-batı güney-doğu doğrultusunda dikdörtgen bir planlama yapılmış, giriş cephesi ise batı yönündedir. Bölgeye adını veren kızıl taşların (tüf) Han’ın inşası sırasında yakın ocaklardan temin edildiği anlaşılmaktadır. Yapı dıştan 27,88x54,11 metre boyutlarında olmakla birlikte avlu ve barınak bölümlü iki yapı kütlesi halinde meydana getirilmiştir. Avlu kısmı barınak kısmına göre daha geniştir. Kışlık kısım olarak nitelendirilen barınak 17,50x25,0 metre avlu ise 25x24,50 metre ölçüsünde büyükçe bir yapıdır (1960’lı yıllarda yapılan ölçümlere göre). Hemen hemen her noktasında kullanılan kesme taş işçiliği çevresindeki hanlara göre daha özenlidir. Giriş cephesi iki katlı ve ortadan öne doğru çıkıntılı olacak şekilde planlanmıştır. İki katlı olan bu cephenin kuzey kısmı iki ayaklı bir revaktır. Yapının üst katına ise giriş kısmının güney-doğu duvarındaki basık kemerli kapı açıklığıyla dâhil olunan avludan ve bahsedilen duvarın diğer yüzündeki tek kollu, ara sahanlıklı iki merdivenle (sağlı-sollu) ulaşılmaktadır. Merdivenlerden kuzeydeki, bağımsız olarak dikdörtgen şeklinde planlanmış ve haç tonozla örtülü olan mescide, diğer merdiven ise iç içe iki oda olarak tasarlanmış bölüme geçit sağlamaktadır.

Avlu birbirine benzer karşılıklı dört adet eyvana sahip olmakla birlikte bu eyvanların üzerleri sivri beşik tonozla kaplıdır. Avlu ile barınak bölümünün birleştiği köşelere simetrik vaziyette avlu eyvanlarına doğru açılan iki dikdörtgen biçimli oda inşa edilmiştir. Her iki odanın da penceresi mevcut değildir bu sebeple buranın kiler vazifesi görmüş olabileceği düşünülmektedir.

Yapının cephe inşasında kullanılan çoklu köşe kuleleri diğer kervansaraylardan farklılık göstermektedir. Süslemeli ögesi olarak sadece mihrap bulunmaktadır. Mihrap kavsarası istiridye motifi şeklinde düzenlenmiştir. Barınak kısmının taç kapısı dikdörtgen işlenmeden sade olarak bırakılmış taç kapı nişi ile sivri kemer gözünden ibarettir. Bir zamanlar kemer içindeki alanın ortasında kitabesi bulunmaktaydı. Dikdörtgen planlı olarak planlanan barınak kısmı, doğu-batı doğrultusunda duvar bedenlerine sivri kemerlerle birbirine bağlanmaktadır. Toplamda 10 ayak vasıtasıyla üç sahına ayrılan barınakta sahınlardan ortadaki daha yüksek ve geniştir. Yan sahınların tonozları ikişer adet takviye kemerine sahiptir. Barınak kısmının güney ve kuzey cephelerinde ikişer adet mazgal pencere mevcuttur. Ayrıca bu kısmın yan duvarlarında kandil konulmak üzere konsollar bulunmaktadır. Han’ın hemen yakınında 25 metre derinliğinde ağzı dilimli mermer bilezikli bir kuyu ve 300 metre doğusunda Küçük Han-posta menzil hanı bulunmaktadır.

Han, 2008 senesine kadar oldukça atıl durumdayken bu yıllarda tekrar ayağa kaldırma çalışmaları başlatılmış, 2011 senesinde ise, Konya Belediyesi tarafından bir kere daha yenileme yapılarak bugünkü kullanımına kazandırıldı. Günümüzde kafe, restoran olarak kullanılmaya devam etmektedir.

Referanslar

Baş, A. (1998). Anadolu Selçuklu dönemi Konya Kervansarayları, Sanatsal Mozaik Dergisi, 33: 68–69; İlter, İ. (1969). Tarihi Türk Hanları. Ankara: Kara Yolları Genel Müdürlüğü; Karpuz, H. (2007). Anadolu Selçuklu Dönemi Kervansarayları: Konya Kızılören Hanı. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı; Karpuz, H., Bozkurt, T. ve Mirmiroğlu, İ. M. (2008). Konya-Kızılören’deki Tarihi Yapılar Üzerine Bir Araştırma. Ankara: Van Çevre ve Kültür Derneği Uluçam Armağanı; http://www.selcuklumirasi.com/architecture-detail/kiziloren-hani, (Erişim tarihi: 04.05.2020); https://www.konya.bel.tr/haberayrinti.php?haberID=3068, (Erişim tarihi: 04.05.2020).