Tokat Mevlevihane Vakıf Müzesi

MÜZE Etnografya Müzesi TÜRKİYE'NİN İLLERİ Tokat

(Tokat, 2004)

Maddeye katkıda bulunan yazarlar:
Yazar: EDİZ GÜRİPEK (2019) (Madde metni için tıklayınız)
Yazar: NAZIM BOY & MURAT HANİLÇE (2021) (Madde metni için tıklayınız)
1 / 2

Muslu Ağa Vakfı'na ait olarak, Tokat il merkezinde saat kulesinin hemen arkasındaki Bey Sokağı’nda yer almaktadır. Müze, Tokat’ta inşa edilen üçüncü Mevlevihane’dir. Mevlevihane (ikinci Mevlevihane) ilk olarak 1638 yılında I. Ahmet’in veziri Sülün Muslu Ağa tarafından yaptırıldı. Sultan Abdülmecit döneminde iki katlı olarak yenilendi ve düzenlendi. Ahşap olan Mevlevihane (üçüncü Mevlevihane) Anadolu’da bulunan XIX. yüzyıl Barok sanatının örneklerindendir. Binanın en gösterişli cephesi, ünlü Bey Sokağı’na bakan ve bütün cephe boyunca balkonu olan cephedir. Bütün cephe ahşap barok motiflerle süslüdür. Diğer cephelerde ise yapının ihtişamına uygun sadelik ön plandadır. 2000-2004 yılları arasında en son aslına uygun olarak restore edilen Mevlevihane müzesinin girişi ücretsizdir.

Tokat, Anadolu’nun en eski yerleşim bölgelerinden biridir. Tokat’ta Mevlâna Celalettin Rûmi’nin hayatta iken Mevleviliğin başlamış olması önemlidir. Selçuklu hükümdarı IV. Kılıçarslan’ın, Pervane unvanıyla görevlendirdiği vezirlerinden Muiniddin Süleyman Pervâne Mevlânâ’nın müritlerindendir. Muineddin Süleyman Pervâne Şeyh Fahreddin Irâkî’yi Tokat’a davet etmiş ve Mevlâna tarafından izin verilerek Mevlevilik Tokat’ta başlamıştır (1260). İlk Mevlevihane, Şeyh Fahreddin Irâkî adına Muiniddin Süleyman Pervâne tarafından yaptırılan hangâhtır. Ancak Şeyh Fahreddin Irâkî’nin Mevlevi şeyhliği yaparak bölgede Mevleviliğin yayılmasına çalışmıştır. İlk Mevlevihane olan bu yapı maalesef henüz tespit edilememiş, ancak Pervane Hamamı ve Pervane Medresesi’nin ortasında yer alan tarihi Taşhan’ın drenaj çalışmalarında kalıntılara rastlanılması nedeniyle bu hanın altında kaldığı tahmin edilmektedir.

Mevlânâ’nın ölümünden sonra da Mevlevi halifeleri tarafından Anadolu’da çeşitli yerlerde tekke ve zaviyeler kurularak Mevlevilik gelişmeye devam etti. Mevleviliğin Tokat’ta yaygınlaşması ise; Mevlevi halifesi Konya’lı Arife-i Hoş-likaa’nın çalışmaları ile oldu. Arife-i Hoş-likaa Sultan Veled kızı Şeref Hatun’un müritlerindendir ve Mevlana’nın torunu Arif Çelebi’nin halifesi olarak Tokat’a görevlendirilen kadın şeyhtir.

Mevlevihane’nin ilk şeyhi Ramazan Dede’den(1048-1638), Abdulhadi Dedeye kadar kimlerin postnişin olduğunu net olarak bilinmemektedir. Ancak 1688 yılına kadar şair olan Talib Mehmet Dede’nin görevde olduğu ifade edilmektedir. 1703 yılında ise harap olan Mevlevihane’yi tekrar onaran ve faaliyete geçiren Şeyh Müderris Mehmet Efendi’nin görev yaptığı belirtilmektedir. Sonraki dönemde Mesnevinin yedinci cildini Türkçe ’ye çeviren Şeyh Hafız Mehmet Efendi (ölümü 1816) vazifeye devam etti. Akabinde Tokat Mevlevihane’sinde sırasıyla 1821 yılında Şeyh Hasan Efendi, 1829 yılında Şeyh Emin Efendi, 1845 yılında kardeşi Ali Rıza Efendi, 1875 yılında onun oğlu Şeyh Mehmed Hadi, son postnişin olarak ise Abdulhadi Dede’nin görev yaptıklarını belirtilmektedir.

Abdulhadi dedenin küçük yaşlarda posta geçmesi sebebiyle 1940‘lı yıllara kadar hayatta olduğu, Tekke ve zaviyelerin kapanmasından sonra da Mevlevihane’de cuma akşamları tek başına sema yaptığı mahalle sakinleri tarafından anlatılmaktadır.

Müzenin yapısına bakıldığında, Mevlevihane’nin alt katında bulunan geniş bir sofa ve bu sofanın etrafına yerleşen beş oda günlük kullanım için ayrılmıştır. Sofanın hemen sağında başoda bulunmaktadır. Bu oda şeyhin misafirlerini kabul ettiği ve içinde kitaplık bulunan tavan göbeği süslü bir yapıdadır. Müzede bu odada bugün son dönemlere ait el yazması Kur’an-ı Kerimler, taş baskı kitaplar, kırmızı ipekten el dokuması Kâbe iç örtüsü ve seccadeler sergilenmektedir. Sofanın sol tarafında kalan odada ise XIV. yüzyıldan bu yana kullanılan pirinç ve bakır şamdanlar, Sultan Beyazıd’ın annesi Gülbahar Hatun’un yaptırdığı camiye hediye ettiği şamdanlar bulunmaktadır.

XVI. yüzyıldan günümüze kadar bölgedeki camilerde korunmuş Anadolu’nun farklı yörelerine ait çeşitli halı ve kilimler alt katta yer alan en büyük odada sergilenmektedir. Sofada bulunan dar alanda ise Tokat Ulu Camii’nin XVII. yüzyılda yapılan tavan göbeği ile Muslu ağa döneminde restorasyonda korunan kalem işlemeli levhalar sergilenmektedir.

Diğer küçük odada ise çiniler (XIII. yüzyıl), Sakal-ı Şerif kutuları (XVI. yüzyıl), . saatler (XIX. yüzyıl) ve Yağıbasan Medresesi (Tokat) kazı çalışmaları sırasında ortaya çıkan sırlı seramik parçaları, parfüm şişeleri sergilenmektedir.

Mevlevihane’nin ikinci katında büyük bir balkon bulunmaktadır. Balkona çıkan merdiven kesme taşlar üzerine ahşap ile kaplıdır. Merdivende barok ahşap oymalar görülmektedir. Ayrıca bu oymaların üzerinde birde Mevlevi külahı bulunmaktadır.

Mevlevihane’nin ikinci katı Semahane olarak düzenlenmiş geniş tek bir salondan oluşmaktadır. Salonun bir tarafı kafesle kadınlar için ayrılmıştır. Balkon tarafından kadınlar bölümüne girilmektedir. Balkonda yer alan diğer kapı ile ise L şeklinde olan binanın diğer tarafında bulunan odaya dar bir koridordan geçilmektedir. Bu odada da Malatya, Sivas ve Doğu bölgelerine ait halı ve seccadeler (XVI. XX. yüzyıl) sergilenmektedir.

Semahane olarak düzenlenen salon ahşap sütunlarla desteklenen geniş bir kubbe ile kaplıdır. Girişin karşısında kıble yönünde alçı ile yapılmış mihrap bulunur. Girişin sağında ve solunda sema ayinini izlemeye gelenler için ayrılmış bölümler ve yarım kat şeklinde ahşap direkli balkon bulunmaktadır. Bu balkonda sazendeler için ayrılan mahfil (toplantı yeri) ve mutrıbhane (musiki yapılan yer) bulunmaktadır. Binanın Mevlevihane Müzesi olması nedeniyle Semahane salonunda sema törenini canlandıran semazen maketleri, Mevleviliğe ait sikke, tespih, kudüm, sema tahtası gibi eşyalar sergilenmektedir.

Tokat Mevlevihane Vakıf Müzesi’nin arka tarafında Mevlevi Şeyhi ve ailesinin için ayrılmış bir konak ve Şeyhlerin defnedildiği Hamuşan adı verilen bir mezarlık bulunmaktadır.

Referanslar

Akar, H. (2013). Cumhuriyet Döneminde Tokat Mevlevihânesi’nin Kullanım Alanları, Yapılan Restorasyonlar ve Bugünkü Konumu, Tokat Gazetesi, 26.12.2013; Anaç, E. “Mevlevilikle Hazreti Mevlananın Hakka Yürüyüşünden Evvel Tanışan Kent Tokat’ta Mevlevilik Tarihi”. Günümüzde Yurtiçi Mevlevihanelerinin Durum ve Konumları Sempozyumu, 9-10 Aralık 2013, Selçuk Üniversitesi Mevlana Araştırma Enstitüsü, Konya; Vakıflar Genel Müdürlüğü. (2019). Tokat Mevlevihanesi, www.vgm.gov.tr/faaliyetler/kültürel-faaliyetler/müzeler, (Erişim tarihi: 25.06.2019).

Ayrıntılı bilgi için bakınız

Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi (2019). Tokat Mevlevîhânesi, https://islamansiklopedisi.org.tr/tokat-mevlevihanesi, (Erişim tarihi: 26.07.2019).

2 / 2

Mevlevilik, XIII. yüzyılda, Anadolu Selçuklu döneminde, yaşayan Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin ölümünden (1273) sonra onun tasavvuf düşüncesi temelinde kurulan tarikattır. Tarikatın kurumsal bir kimlik kazanması Mevlânâ’nın ilk halifesi kabul edilen Hüsâmeddin Çelebi ve akabinde Mevlânâ’nın oğlu Sultan Veled döneminde gerçekleşmiştir. Mevlevîliğin merkezi Konya olmakla birlikte zamanla Anadolu’nun birçok şehrinde kurulan mevlevîhâneler aracılığıyla yaygınlık kazanmıştır. Bunlardan biri olan Tokat Mevlevîhânesi, çağdaş kaynaklardan elde edilen bilgilere göre Selçuklu Veziri Muînüddin Süleyman Pervâne’nin daveti ve Mevlânâ’nın izniyle Fahreddîn-i Irâkı’nin Konya’dan Tokat’a gelmesiyle kurulmuştur. Pervane bu dönemde hanikâh inşa ettirmiş ancak bu hanikah günümüze ulaşmamıştır. XIV. yüzyılda Sultan Veled ve Ulu Ârif Çelebi dönemlerinde de Tokat’a halifeler gönderildiği bilinmektedir. Mevleviliğin Tokat’ta Osmanlı döneminde aktif olduğu ve bu tarikata mensup cemaatin varlığını sürdürdüğü Osmanlı Arşivinde yer alan tahrir defterlerindeki mahalle isimlerinden ve Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivindeki vakıf kayıtlarından takip edilebilmektedir.

Evliya Çelebi 1656 yılında Tokat’tan geçtiğinde Mevlevîhâneyi görmüş, buranın Beşiktaş Mevlevîhânesi seviyesinde bir mevlevîhâne olduğunu ve haftada iki gün ayin yapıldığını belirtmiştir. Evliya Çelebi’nin verdiği bilgiler ve Konya Mevlevîhânesi arşiv kayıtlarından bir Yeniçeri ağası olan Tokatlı Sülün Muslu Ağa’nın kendi köşkünün bulunduğu araziye 1638’de mevlevîhâne inşa ettirdiği ve vakıf kurduğu anlaşılmaktadır. Ancak ömrü uzun olmayan bu yapı bir süre sonra yıkılmış ve aynı arazi üzerine Müderris Şeyh Mehmed Efendi tarafından 1703’te yeniden inşa edilmiştir. Tokat’ta 1792 yılında gerçekleşen büyük yangında zarar gördüğü düşünülen mevlevîhânenin plan ve üslup özelliklerinden yola çıkılarak XIX. yüzyılın başında yeniden inşa edildiği değerlendirilmektedir. 1925 yılında tekkeler kaldırılana kadar mevlevîhâne olarak kullanılan bina 1934 yılına kadar boş kalmış, bu tarihten itibaren ise Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilmiştir. 1939’dan itibaren Kadınlar Hapishanesi olarak kullanılmaya başlayan yapı, 1949 yılında selden zarar görmüş ve 1954 yılına kadar onarımı yapıldı. 1954-1996 yılları arasında Kur’an kursu olarak tahsis edilen bina Kültür Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun 11.18.1976 tarih ve 225 sayılı kararıyla Mevlevîhâne Tekkesi ismiyle tescil edilmiştir. 1996 yılından sonra onarım geçiren mevlevîhâne 2006’dan itibaren Tokat Mevlevîhâne Vakıf Müzesi olarak hizmet vermeye başlamıştır.

Tokat İl merkezi Soğukpınar Mahallesi, Behzat Caddesi üzerinde tarihi Bey Sokağı girişinde yer alan ve batısında hamamı, güneyinde Muslu Ağa Köşkü ile bir külliye bütünlüğü içerisinde yer alan mevlevîhânenin güney kısmında dergâhta şeyhlik makamında bulunmuş Hacı Osman, Hâfız Mehmed Emin ve Mehmed Emin Dede Efendi’nin mezarları da yer almaktadır.

Tokat Mevlevîhânesi ahşap karkas arası tuğla dolgu malzeme ile iki katlı olarak inşa edilmiştir. Doğu-batı doğrultusunda kareye yakın dikdörtgen planlı yapının üzeri dıştan kırma çatıyla örtülüdür. Doğu cephesinde herhangi bir açıklık bulunmayan binanın güney cephesinde kat aralığı bir silmeyle vurgulanmış olup, her iki kat seviyesinde de beşer pencere bulunmaktadır. Batı cephede birinci kat zeminden dışarıya taşırılmış olup, bu cephede katlarda beşer pencere yer almaktadır. Yapının hareketli cephesi olan kuzey cephenin zemin katında ortada giriş kapısı ve kapının iki tarafında ikişer pencere görülmektedir. Kuzey cephenin birinci katı batı cephede olduğu gibi dışarıya taşırılmış ve balkon olarak düzenlenmiştir. Bey Sokağına bakan cephe ahşap barok tarzı bezeme unsurlarıyla XIX. yüzyıl özelliği göstermektedir.

Kuzey cephenin ortasında yer alan çift kanatlı ahşap kapı zemin katta orta sofaya açılmaktadır. Orta sofanın iki tarafında ikişer derviş odası bulunmakta olup, kuzeybatı köşede bulunan ve ahşap çıtakari ajurlu ahşap tavan göbeği ile öne çıkan oda muhtemelen şeyhin kabul ve toplantı odası olarak kullanılmaktaydı. Yapının semahane olarak kullanılan birinci katına kuzey cephenin doğu köşesinde yer alan “L” şeklinde bir merdivenle çıkılmakta ve kuzey cephede revaklı kısmın ortasında yer alan kapıdan giriş yapılmaktadır. Oldukça geniş bir alanı kapsayan semahanenin etrafına daire şeklinde 16 ahşap direk yerleştirilmiş olup, bu direklerin üstünde alınlık kısımlarında Allah, Mevlana, Sultan Veled, Ebu Ubeyd b. Cerrah, Abdurrahman b. Avf, Said Bin Zeyd, Sa’d b. Vakkas, Zübeyr b. Avvam, Talha b. Ubeydullah, Hüseyin, Hasan, Ali. Ebu Talib ve Osman Zinnureyn isimleri yer almaktadır. Mekânın kuzeyinde ve batısında sema gösterisini izlemeye gelenler için galeri katı yapılmıştır. Ayrıca semahanenin doğusunda kadınlar için ayrılmış ahşap kafesli bir bölüm yer almaktadır. Güney duvarında mihrap bulunan semahanenin üzeri kubbe ile örtülü olup, kubbenin ortasında ahşap ajur işi tavan göbeği bulunmaktadır.

Günümüzde Vakıflar Genel Müdürlüğü Tokat Mevlevîhâne Vakıf Müzesi olarak kullanılan ve yapı içerisinde şamdan, kandil ve şifa tasları ile halı, kilim, seccade vb. birçok eser sergilenmektedir. Mevlevihane, Tokat şehrini ziyaret edenlerin mutlaka görmeleri gereken mekânların başında gelmektedir.

Referanslar

Akar, H. ve Yılmaz, R. (2018), Tokat Mevlevihanesi ve Son Şeyhi Abdülhâdî Efendi, Ankara; Tanrıkorur, Ş. B. (2004), Mevleviyye, TDV İslam Ansiklopedisi, Cilt-41 (ss. 68-475). İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları; Tanrıkorur, Ş. B. (2004), Türkiye Mevlevîhânelerinin mimari özellikleri (Yayımlanmamış doktora tezi). Konya: Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü; Yüksel, H . (1996). Tokat Mevlevîhanesi, Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi, 2: 61-68.

Ayrıntılı bilgi için bakınız

Akar, H. ve Yılmaz, R. (2018), Tokat Mevlevihanesi ve Son Şeyhi Abdülhâdî Efendi, Ankara; Atılgan, S. (2010). Dünden Bugüne Tokat Mevlevîhânesi, Dini Araştırmalar, 13 (36): 47-68.

Konuyla ilgili diğer maddeler için bkz.: