Mem-u Zin Türbesi

DOĞAL VE KÜLTÜREL MİRAS Türbe TÜRKİYE'NİN İLLERİ Şırnak

(Dağkapı, Cizre, Şırnak)

Türkiye’nin güneydoğusunda, Şırnak ilinin Cizre ilçesine bağlı tarihî Dağkapı semtinde yer alan Mem û Zîn Türbesi, bölgenin zengin folklorik belleğini ve mimari mirasını yansıtan etkileyici bir kültürel simgedir. Dicle Nehri’ne hâkim, Suriye ve Irak sınırlarına yakın konumuyla dikkat çeken bu mekân, yüzyıllar boyunca sözlü ve yazılı geleneklerle yaşatılan; birbirine âşık olan fakat kavuşamayan Mem ile Zîn’in trajik aşk efsanesini keşfetmek isteyen ziyaretçileri kendine çeker. XV. yüzyılın ortalarında inşa edilen türbe, bu efsanevi âşıkların son dinlenme yeri olarak kabul edilir; bu yönüyle Yukarı Mezopotamya’nın tarihsel-kültürel anlatılarıyla ilgilenenler için önemli bir odak noktası oluşturmaktadır. Ulu Camii ve Kızıl Medrese gibi çevresindeki tarihî yapılarla kurduğu bütüncül ilişki, türbeyi daha geniş bir kültür ve turizm rotasının parçası hâline getirir; böylece ziyaretçilere tarihin katmanlı izlerini deneyimleme imkânı sunar.

Yaklaşık olarak 1450–1451 yıllarına, Botan Emirliği’nin hüküm sürdüğü ve Emir Zeynuddin’in yönetimde bulunduğu döneme tarihlenen türbe, kökenini halk anlatılarından alan ve Ahmedi Hani’nin XVII. yüzyılda kaleme aldığı Mem û Zîn adlı epik mesnevisiyle edebî ölümsüzlüğe kavuşan trajik aşk hikâyesini anıtsallaştırır. Hikâye, asil bir genç olan Mem ile hükümdarın kızı Zîn’in Newroz (Nevruz) bayramında kılık değiştirerek karşılaşmalarıyla başlar; ancak kıskanç Beko’nun entrikaları bu aşkı felakete sürükler. Beko’nun iftiraları, Mem’in hapsedilmesine ve ölümüne neden olur; Zîn ise sevdiğinin ardından kederinden hayata veda eder. Efsaneye göre Beko’nun mezarı sevgililerin yakınına yapılmış; onun kanından filizlenen dikenli bir çalı, köklerini Mem ile Zîn’in mezarları arasına uzatarak kötülüğün aşk üzerindeki kalıcı gölgesini simgelemiştir. Dengbêj (sözlü kültür aktarıcıları) geleneği aracılığıyla kuşaktan kuşağa aktarılan; içinde aşk, ihanet, manevi derinlik ve ilahî aşk temalarını barındıran bu anlatı, sinema, tiyatro ve edebiyatta çok sayıda uyarlamaya ilham vererek kültürel etkisini günümüze taşımıştır.

Mimari açıdan geç ortaçağ İslam mimarisinin sade ve işlevsel anlayışını yansıtan, mütevazı bir tasarıma sahip olan türbe; doğu-batı doğrultusunda uzanan dikdörtgen planlı bir yapıdadır. Yapı, mekâna zarif bir bütünlük kazandıran sivri beşik tonozla örtülüdür. Çeşitli ziyaretlere elverişli bir iç hacme sahip olan ve içinde üç mezar bulunan türbe, özel bir girişle ulaşılan mezar odası ile tefekkür için düzenlenmiş bitişik bir bahçe alanından oluşur. Üst avludan dokuz basamaklı bir merdivenle inilen giriş kısmı, ziyaretçide dünyevi mekândan kutsal alana geçiş hissini güçlendirir. Yerel taştan inşa edilen yapı; kemerli açıklıklar, temel geometrik motifler ve sınırlı süslemelerle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine özgü Anadolu etkilerini yansıtır. Türbe, Abdaliye Medresesi’nin altında yer alır ve medresenin idarî mekânları ile kentin antik surlarıyla bağlantılıdır. Medresenin doğu ve batı kanatları zamanla kaybolmuş olsa da mevcut kalıntılar, alanın tarihsel eğitim ve dinî işlevini vurgulamayı sürdürür.

Türbenin korunması, bölgesel koşullar nedeniyle zorlu ancak hayati restorasyon süreçlerini gerekli kılmıştır. İlk kapsamlı restorasyon, 2002 yılında Cizre Belediyesi ile Çevre ve Kültür Mirasını Koruma ve Geliştirme Vakfı (ÇEKÜL) iş birliğinde yürütülen bir projeyle gerçekleştirilmiştir. 2000’li yılların ortalarında; duvarlar, medrese ve çevresindeki unsurlarda kazı, söküm ve özgün malzemelerle yeniden inşa çalışmalarına devam edilmiştir. En son olarak 2025 yılında Abdaliye Medresesi’nin kısmen çöken tarihî duvarları, geleneksel yapım teknikleri kullanılarak ve özgün tasarıma sadık kalınarak yeniden inşa edilmiştir. Cizre İnanç Parkı Projesi gibi daha geniş ölçekli girişimlerin parçası olan bu çalışmalar, modern erişilebilirlik unsurlarını da kapsayarak alanın bütüncül korunmasını sağlamıştır.

Mezar odasında Mem, Zîn ve Beko’ya atfedilen üç mezar bulunmaktadır. Beko’nun mezarının ortada konumlanması, Mem ile Zîn’in mezarlarını sembolik olarak ayırarak efsanenin çatışma ve müdahale temasını mekânsal düzeyde görünür kılar. Mezar taşlarından birinde, Hicrî 854 (Miladî 1450–1451) yılında vefat eden bir kişi için yazılmış dua niteliğinde bir kitabe yer alır. Mezar odasının tavanındaki küçük açıklık, yağmur suyunun içeri süzülmesine olanak tanıyarak mekâna şiirsel ve sembolik bir atmosfer kazandırır.

Cizre halkı, Mem û Zîn Türbesi’ni gündelik kültürel pratiklerinin ayrılmaz bir parçası olarak benimsemiştir. Türbe, romantik bağlılık ve sadakatin simgesi olarak görülmekte; düğünler, yıl dönümleri ve benzeri kişisel dönüm noktalarında sıkça ziyaret edilmektedir. Ziyaretçiler mezarlara kurdeleler, notlar ya da şiirler bırakırken Dengbêj sanatçıları özellikle Newroz (Nevruz) gibi bayramlarda destanı seslendirerek anlatının kuşaklar arası sürekliliğini sağlamaktadır. Halkın bakım, etkinlik ve eğitim programlarına aktif katılımı, mekâna yönelik güçlü bir aidiyet ve koruma bilincini yansıtır.

Turistik açıdan Mem û Zîn Türbesi, Türkiye’nin güneydoğusundaki kültürel mirası yakından tanıma fırsatı sunar. Yıl boyunca ücretsiz olarak ziyaret edilebilen yapı, efsane ve mimariyi merkeze alan rehberli turlarla desteklenmektedir. Cizre’deki konaklama imkânları ve Dicle Vadisi’ne yakınlık, ziyaret deneyimini zenginleştirir. Son dönemde eklenen bilgilendirici panolar ve düzenlemeler, sürdürülebilir turizm hedefleriyle uyumlu biçimde dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçileri bu kalıcı aşk anlatısını ve ince zanaatkârlığın simgesini keşfetmeye davet etmektedir.

Referanslar

Ayğan, A. (2023). Cizre Anıtları ve Kitâbeleri. Ankara: Eskiyeni Yayınları. Bianet. (2013). The mausoleums of Mem and Zin are Restored. Erişim tarihi: 6 Ocak 2026, https://bianet.org/haber/the-mausoleums-of-mem-and-zin-are-restored-12071 Bozdemir, A. (2014). Mem-u Zin Tomb - Garden. Erişim tarihi: 6 Ocak 2026, https://www.360tr.com/mem-u-zin-tomb-garden-panorama-virtual-tour_b53a31b11_en.html Chyet, M. L. (1991). “And a Thornbush Sprang up between them”: Studies on “Mem u Zin”, a Kurdish Romance (Cilt I-II) (Yayımlanmamış Doktora Tezi). Berkeley: University of California, Berkeley. Cizre Kaymakamlığı. (t.y.). Mem u Zin. Erişim tarihi: 6 Ocak 2026, https://www.cizre.gov.tr/mem-u-zin Kültür ve Turizm Bakanlığı. (t.y.). Abdaliye Medresesi. Erişim tarihi: 7 Ocak 2026, https://sirnak.ktb.gov.tr/TR-372120/abdaliye-medresesi.html NYKCC. (2023). “Mem û Zîn,” the Kurdish epic. Erişim tarihi: 7 Ocak 2026, https://nykcc.org/mem-u-zin/ PostSeyyah. (t.y.). Mem û Zîn, Cizre. Erişim tarihi: 7 Ocak 2026, https://www.postseyyah.com/spbgallery/mem-u-zin-cizre/ Sâbân, S. (2013). Tarih ve medeniyet bağlamında Cizre (Çev. H. Güneş), Şırnak Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 4(7): 154-162. Türkiye Kültür Portalı. (t.y.). Mem U Zin Türbesi - Şırnak. Erişim tarihi: 6 Ocak 2026, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/sirnak/gezilecekyer/mem-u-zn-turbes Urhan, H. C. (2025). Mem û Zin Türbesi. Küre Ansiklopedisi. Erişim tarihi: 7 Ocak 2026, https://kureansiklopedi.com/tr/cocuk-detay/mem-u-zin-turbesi-09fc9 Wheree. (t.y.). Mem-u Zin Türbesi. Erişim tarihi: 7 Ocak 2026, https://mem-u-zin-t-rbesi.wheree.com/ Wikipedia. (t.y.). Mem and Zin. Erişim tarihi: 7 Ocak 2026, https://en.wikipedia.org/wiki/Mem_and_Zin Xanî, E. (2020). Mem û Zîn (Çev. J. Dost). İstanbul: Avesta Yayınları. Xanî, E. (2024). Mem ile Zîn (Çev. S. Temo). Diyarbakır: Dara Yayınları.

Konuyla ilgili diğer maddeler için bkz.: