Mart Kırma Geleneği
ETKİNLİK Somut Olmayan Kültürel Miras Giresun
(Giresun)
-
2025
Giresun, Türkiye’nin Karadeniz Bölgesi’nde yer alan, zengin tarihi geçmişi ve özgün coğrafi yapısıyla dikkat çeken bir ildir. Antik çağlarda 'Kerasus' olarak bilinen şehir, adını bölgedeki kiraz ağaçlarından almıştır. Giresun, tarih boyunca çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış, özellikle Osmanlı döneminde 'Vilayet-i Çepni' olarak anılmıştır. Coğrafi olarak, Aksu ve Batlama vadileri arasında, denize doğru uzanan bir yarımada üzerine kurulmuştur. Yaklaşık 6.934 kilometrekarelik yüzölçümüyle Türkiye topraklarının yüzde 0,85’ini kaplayan Giresun, Karadeniz’in tek yaşanabilir adası olan Giresun Adası’na da ev sahipliği yapmaktadır. İlin ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayalıdır. Fındık üretimi, hem yerel halkın geçim kaynağı hem de Türkiye’nin ihracatında önemli bir yer tutmaktadır.
Dünyanın birçok yerinde mevsim değişikliklerinde, bilhassa kıştan bahara ve sonbahardan kışa geçişte törenler yapıldığını bilinmektedir. İnsanlık tarihinin kökeni çok eskilere dayanan ve günümüzde de dünyada değişik adlarla tanımlanan bu törenlerden biri de Giresun’da gerçekleştirilmektedir. Giresun halk takviminde yılın ilk ayı ocak değil, mart ayıdır. 14 Mart, yerel takvime göre yılbaşı olarak kabul edilmektedir. Giresun’un kırsal bölgelerinde her yıl bu tarihte gerçekleştirilen Mart Kırma geleneği, bölge halkı için özel anlam taşıyan bir yeni yıl törenidir. Kışın soğuk ve sert hava koşullarının ardından doğanın uyanışını simgeleyen gelenek, bir çeşit temizlik ve yenilenme anlamı taşımaktadır. Yerel halk arasında hem bir sosyal etkinlik olarak hem de toplumsal dayanışmayı pekiştiren bir fırsat olarak görülmektedir. Halk arasında 'Mart Bozma' olarak da bilinen gelenek, doğanın döngüsüne saygı göstererek insanın yaşamını doğanın ritmine uyumlu hale getirme çabasını simgelemektedir.
Mart kırma geleneği, Giresunlu yerel halkın aktardığı bilgilere dayalı olarak şu şekilde gerçekleştirilmektedir:
Ayın 1’i gecesinden önce akan suyun altına tas koyardık. O tasa su değil, altın aktığı söylenirdi. Sabah gün doğmadan kalkardık, çeşmeye su altına koyduğu tası almaya ilk kim varırsa o yıl boyunca bereket onun evine girer diye düşünülürdü. Elimize tasa dolan suyu alıp eve getirirdik, o su odaların köşelerine serpilirdi. Ahıra da gidilirdi, ineklerin başına da o sudan serpilir, eğer ineğin yavrusu varsa içeri alınıp evde dolaştırılırdı. Kısmet, bolluk gelsin diyeydi hepsi. Isırgan çorbası pişerdi, içine boncuk atılırdı. Kimin ağzına denk gelirse o sene ilk mısırı tarlaya o dikerdi. Yani herkesin içinde bir heyecan olurdu. Evde bir hazırlık, bir koşuşturma. Ekmekler yapılırdı, börekler, erişteler açılırdı. En önemlisi de Mart’ı kimin kıracağıydı. Sınanmış, uğurlu bilinen biri eve çağırılırdı. Kapıdan içeri hemen girmez, eşik altına balta konurdu, işler keskin gitsin diye. Sonra “Martınızı bozuyorum.” diyerek eve girer, üç defa İhlas Suresi’ni okuyarak evin içini dolaşırdı. Ev halkı da ona yağda yumurta hazırlar, yedirirdi. Kısaca o gün herkes dikkatli olurdu, sözüne, davranışına. Çünkü inanılırdı ki o gün ne yaşanırsa bütün yıl ona göre gider. Köyde herkes mart kırardı. Annem, babam, nenemler ve dedemler bu geleneği çok önemserlerdi. Rumların bayramı olduğunu söyleyenler de var. Bize onlardan geçmiş. Gençler bu geleneğe eskisi kadar ilgi göstermiyor. Eskiden köyde herkes Mart Kırma yapar, kutlardı ama şimdi daha yapılmıyor sanırım, yani biz yapmıyoruz. Kıran olsa bile eskisi gibi bu ritüellere uyulmuyor. Gençlere sorsan bilmiyorum derler, pek önemsemezler. Sadece gençler de değil, çoğu insan bunun ne olduğunu bile bilmiyordur artık. Eskiden mart kıran çocuklar şimdi büyükler olmaya başladı. Onlarla birlikte Mart Kırma da yavaş yavaş kayboluyor. Giresun’un kültürünü yaşatan böyle geleneklerin kaybolması, aslında bizim kimliğimizi de kaybetmek demek.
UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde Giresun’dan yalnızca ıslık dili yer almasına karşın, Mart Kırma geleneği de benzer şekilde kültürel değerleri ve toplumsal belleği yansıtan bir uygulama olarak değerlendirilebilir. Mart Kırma geleneği, Giresun’un mevsimsel döngülere dayalı tarımsal ve kültürel yaşam biçimini yansıtan, halk arasında güçlü bir aidiyet ve topluluk bilinci oluşturan özgün bir uygulamadır. Dolayısıyla bu geleneğin somut olmayan kültürel miras unsuru olarak kabulü için yapılacak çalışmalar, yerel kimliğin sürdürülebilirliğini güvence altına almak ve kültürel çeşitliliğin tanınması ile desteklenmesi açısından önemli bir adım teşkil edecektir.
Referanslar
Bekci, M. (2025, Mayıs 16-18). Mart Kırma geleneği: Somut olmayan kültürel mirasın bir unsuru olarak değerlendirilebilir mi? 6th International Travel and Tourism Dynamics Congress, Karabakh: Azerbaijan. Giresun Kültür ve Turizm Müdürlüğü. (2025). Giresun kent tarihi. https://giresun.ktb.gov.tr/TR-57975/kent-tarihi.html (Erişim tarihi: 17.12.2025). Karadeniz Kültür Envanteri. (2025). Giresun halk kültürü. https://karadeniz.gov.tr/halk-takvimi-ve-meteorolojisi-6, (Erişim tarihi: 17.12.2025).
