-
2025
Türk tarihinin önemli kadın karakterlerinden birisi olan Kurmancan Datka, Kırgızların tarihinde “Datka/General” unvanı alan tek kadındır. Kurmancan, 1811 yılında bugünkü Kırgızistan’ın Oş şehrine yakın olan Madı köyünde doğmuştur. Bargı kabilesinden olan babası Mamatbay, orta tabakadan bir aileye mensuptur. Çocukluğunda evlerinde misafirin eksik olmadığı bir ortamda büyüyen Kurmancan, babasının tuttuğu özel hocalardan dinî bilgiler de almıştır. O; akıllı, örf ve âdeti bilen, saygılı, fikrini hiç çekinmeden söyleyebilen, düşünmeden konuşmayan ve namusuna düşkün bir kişilik olarak tanınmıştır.
Henüz on yedi yaşındayken babası Mamatbay’ın yakın dostu olan Törökul’un oğlu Kul Seyit ile evlenmiş, ancak bu evliliğinden mutlu olamamış; törelere karşı gelerek bir yıl sonra kocasını terk edip Üç Taş Yaylası’ndaki baba evine geri dönmüştür. 1832 yılında, kendi gibi eşinden ayrılmış olan Altay Kırgızlarının lideri ve Hokand Hanlığı’nın başbakanı ile komutanı olan Alımbek Datka ile evlenmiştir. Bu evlilikten beş oğlu ve iki kızı olmuştur. Mükemmel bir eğitim seviyesine, geniş kültüre ve iyi terbiyeye sahip olan Kurmancan, “Datka” unvanını almış olan Alımbek’in beklentilerini tam olarak karşılayan biriydi. Yeni hayatına adım attığı andan itibaren isabetli fikirleri, yüksek zekâsı ve sağduyulu hareket tarzıyla bölgede hızla ün salmış; Alımbek de her konuda ona danışmaya başlamıştır. Kurmancan, eşi vefat edene kadar onun hem rehberi hem dostu hem de en gizli sırdaşı olarak kalmıştır. Alımbek’in Hokand’a gittiği dönemlerde dahi, onun boşluğunu doldurmayı başarmış; halkının itimat ettiği bir kadın lider ve askerlerin başında duran bir komutan rolünü üstlenmiştir.
Alımbek, Hokand Hanlığı’nda gerek siyasi gerekse askerî alanda üst düzey görevler üstlenmiş ve 1850–1876 yılları arasında hanlığın siyasetinde belirleyici bir etkiye sahip olmuştur. Onun hedefi yalnızca Kırgız Türklerinin değil, tüm Türk unsurlarının birlik ve beraberliğini sağlamaktı. Bu amaçla Oş’ta bir medrese açmış, ülkenin dört bir yanından ün salmış âlimleri davet ederek gençlerin eğitimini desteklemiş; hatta medresenin sürekliliğini temin etmek amacıyla kendi mülklerini vakıf olarak bağışlamıştır.
Eşi Alımbek’in 1862 yılında Hokand Han sarayındaki isyancılar tarafından suikasta kurban gitmesinin ardından Kurmancan Datka, güneydeki Kırgızların başına geçmiş ve kısa süre sonra Güney Kırgızistan’daki Alay bölgesinin idaresini eline almıştır. Otoritesini Buhara ve Hokand hanlıklarına da kabul ettirerek 1876’da Buhara şeyhülislâmının fetvası ile “Datka” unvanını almıştır. O dönemde “Datka” unvanı; vilayetin idare amiri (vali), siyasi ve dinî lider, toplumdaki tüm problemlerin çözücüsü ve askerlerin komutanı anlamına gelen en yüksek yerel otoriteyi ifade etmekteydi.
Eşinin ölümünden sonra beş oğlu ile birlikte özgürlük mücadelesini sürdürmüştür. Kurmancan Datka’nın Alay’ı yönettiği dönem, Rus İmparatorluğu’nun Orta Asya’ya yayıldığı yıllara karşılık gelmektedir. 1877 yılında Rusların Kurmancan’ın yönetimindeki Alay Vadisi’ne ilerlemesi üzerine General Skobelev ile bir anlaşma yaparak halkını güvence altına almıştır. Skobelev ve General İvanov, altmış beş yaşındaki bu kadının duruşuna ve vakarına hayran kalmış, Skobelev Kurmancan’a büyük bir hürmet ve itibar göstermiştir. Skobelev’in çatışmaların sonlandırılması teklifine karşılık olarak Kurmancan, iç işlerine müdahale edilmemesi koşuluyla bu teklifi kabul etmiştir. Söz konusu anlaşma, Kırgız Türklerine otuz bir yıl sürecek bir sükûnet dönemi kazandırmıştır. Ruslar, bu anlaşmanın ardından Kurmancan’ın vefatına dek ona doğrudan müdahale etmemiş ve Alay’daki yönetimini sürdürmesine müsaade etmiştir.
Ancak annesinin imzaladığı anlaşmaya riayet etmeyen oğlu Abdıldabek, kardeşi Mamıtbek ile memleketi terk etmek zorunda kalmıştır. Abdıldabek’in Mekke’ye giderken ölmesinin ardından, Kurmancan’ın en küçük ve sevgili oğlu Kamçıbek yakalanmıştır. 1895 yılında, seksen dört yaşında olan Kurmancan, elleri zincirle bağlı oğlunu darağacına götürürken, askerlerden birinin onu kaçırma ve kurtarma teklifini şiddetle reddetmiş; “Bu bir şehit ölümü” diyerek yoluna devam etmiş ve özgürlük mücadelesi uğruna sevgili oğlunu feda etmekten çekinmemiştir. Kurmancan, oğlunun idamını gözlerinden tek bir damla yaş süzülmeden, metanetle ve gururla izlemiştir.
Tam otuz yıl boyunca Alay halkının başında kalan ve ölünceye kadar “Alay Kraliçesi” olarak her konuda milletinin yanında yer alan Kurmancan Datka, 1 Şubat 1907’de Madı köyünde doksan altı yaşında vefat etmiş, cenazesi Sarı-Mazar’a defnedilmiştir.
Kurmancan Datka’nın hayatını ve yaşadığı dönemi konu alan pek çok akademik ve bilimsel çalışma yapılmıştır. Bişkek’te anıt heykeli dikilmiştir. Bişkek ve Oş başta olmak üzere Kırgızistan’ın birçok şehrinde bazı cadde ve sokaklara Kurmancan Datka’nın adı verilmiştir. Kırgızistan’ın resmî para birimi olan somun ellilik banknotu üzerine Kurmancan Datka’nın resmi basılmıştır. Ayrıca 2014 yılında Kurmancan Datka’nın hayatını anlatan bir film de çekilmiştir.
Referanslar
Aynakulova, G. (2011). Alay dağlarının melikesi Kurmancan Datka (1811–1907), Gazi Türkiyat: Türklük Bilimi Araştırmaları Dergisi, 1(8): 217–230; Köse, N. (2002). Kırgız tarihinde bir kadın general: Kurmancan Datka, Milli Folklor, 14(54): 55–61; Ömürzakova, T. (2002). Kurmancan Datka door insan işmerdüülük, Bişkek: Kırgızistan Basımevi; Saray, M. (1996). Yeni Türk cumhuriyetleri tarihi, Ankara: Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu – Türk Tarih Kurumu Yayınları; Yuvaçev, İ. P. (1991). Kurmancan Datka Alaylık Kara-Kırgızdardın Kanışası / Kırgızdar, Bişkek: Kırgızistan Basımevi.
