Yörük Parkı’nda Geçmişle Gelecek Buluşuyor

Sektörden Haberler

Kemer’de 1982 yılında kurulan Folklorik Yörük Parkı, kültürel kimliği ve doğal dokusu korunarak yenilendi

Kemer’de İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi mezunu Kutsal İyicil tarafından 1982 yılında temelleri atılan Folklorik Yörük Parkı, yenilenen yüzüyle ziyaretçilerini ağırlıyor. Doğayla iç içe konumu, Yörük yaşam kültürünü yansıtan çadırları, geleneksel eşyaları ve yeniden düzenlenen sosyal alanlarıyla park, ziyaretçilerine geçmişten geleceğe uzanan bir kültür yolculuğu sunuyor.

Turizmi çeşitlendirmek ve Anadolu’nun köklü kültürlerinden Yörük yaşamını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla kurulan Folklorik Yörük Parkı, bugün ikinci kuşağın çalışmalarıyla geliştirilmeye devam ediyor.

Kurucu Kutsal İyicil’in ardından işletmenin sorumluluğunu üstlenen Cemal Şahin İyicil, yenileme çalışmalarının parkın özgün karakteri korunarak gerçekleştirildiğini belirtiyor. İyicil, yapılan düzenlemeleri, “Yörük Parkı’nın genel karakteriyle uyumlu ve onu tamamlayan çalışmalar” olarak tanımlıyor.

Doğayla uyumlu yenileme

Milli Park statüsündeki Devlet Ormanı Küçükburun üzerinde, yarımada görünümündeki bir alanda kurulan Folklorik Yörük Parkı, toplam 19 bin metrekarelik alanı kapsıyor.

Parktaki yenileme çalışmalarında doğal çevrenin korunması öncelikli tutuldu. Yaklaşık 600 metre uzunluğunda doğal restorasyon gerçekleştirildiğini belirten İyicil, bütün çalışmaların koruma-kullanma dengesi gözetilerek yürütüldüğünü ifade ediyor.

Parkın 10 bin metrekarelik alt bölümünde uzanan 600 metrelik bantta yeme-içme alanları, hediyelik eşya ve büfe konseptli üniteler ile kır kahvesi bulunuyor. Yenilenen sosyal alanlarla parkın yalnızca ziyaret edilen bir kültür noktası değil, insanların vakit geçirebildiği bir yaşam alanı haline getirilmesi amaçlanıyor.

İyicil, düzenlemelerin hedefini, “Ziyaretçilerin gündelik yaşamlarına anlam, heyecan ve renk katmaya çalıştık.” sözleriyle anlatıyor.

Yörük kültürü çadırlarda yaşatılıyor

Parkın üst bölümünde ise ziyaretçileri Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan Yörük kültürünün farklı dönemlerini yansıtan bir alan karşılıyor.

El emeğiyle dokunmuş kıl ve yün çadırlarda, geleneksel Yörük yaşamına ilişkin çeşitli unsurlar sergileniyor. Ziyaretçiler bu alanlarda Yörüklerin doğayla kurduğu ilişkiyi, günlük yaşam biçimlerini ve kültürel üretimlerini yakından tanıma fırsatı buluyor.

İyicil, Yörük çadırının taşıdığı kültürel anlamı şöyle ifade ediyor:

“Yörük çadırı, Türk insanının zevkinin, doğayı özümsemesinin, mutluluğunun ve güzelliğinin; doğa sevgisi ve saygısıyla yoğrulmuş olmasının ve köklü bir kültürün simgesidir.”

Parkın farklı bölümlerinde kağnılar, değirmenler, bakır eşyalar, ahşap araçlar ve geçmişten günümüze ulaşan çok sayıda geleneksel obje de sergileniyor. Bu eşyalar arasında ilerleyen ziyaretçiler, Yörüklerin gündelik yaşamına ve üretim kültürüne ilişkin izleri gözlemleyebiliyor.

Bey Çadırı’nda Yörük misafirperverliği

Folklorik Yörük Parkı’nın öne çıkan bölümlerinden birini, geçmişte Yörük beylerinin konuklarını ağırladığı geleneği yaşatan Bey Çadırı oluşturuyor.

Parkın en büyük çadırında yerli ve yabancı ziyaretçiler ikramlar eşliğinde dinlenirken Yörük yaşamı ve kültürü hakkında da bilgi ediniyor. Bey Çadırı zaman zaman davetlere, kutlamalara ve yöresel yemek organizasyonlarına ev sahipliği yapıyor.

Bu alan, geleneksel Yörük misafirperverliğinin günümüz ziyaretçi deneyimiyle buluşturulduğu önemli duraklardan biri olarak öne çıkıyor.

Ziyaretçi anıları bilgi bankasına dönüştürülecek

Parkta yıllardır ziyaretçilerin duygu ve düşüncelerini yazabilecekleri anı defterleri tutuluyor. Bu defterlerde yer alan notlar, farklı dönemlerde parkı ziyaret eden insanların deneyimlerini bugüne taşıyor.

Yaklaşık 38 yıllık bir birikime ulaşan anı defterlerinin kendileri için önemli bir kültürel arşiv oluşturduğunu belirten İyicil, bu kayıtları ilerleyen dönemde bir bilgi bankasına dönüştürmeyi amaçladıklarını söylüyor.

Hazırlanması planlanan özel projeyle ziyaretçilerin yıllar boyunca bıraktığı izlerin korunması, düzenlenmesi ve geleceğe aktarılması hedefleniyor.

Koruma-kullanma dengesine uygun ortaklıklara açık

Bugüne kadar çeşitli zorluklara rağmen parkı ayakta tuttuklarını belirten İyicil, bundan sonraki dönemde doğru yatırımcılarla iş birliğine açık olduklarını ifade ediyor. Ancak olası ortaklıklarda parkın kuruluşundan bu yana korunan doğal ve kültürel dengenin temel ölçüt olacağını vurguluyor.

İyicil, “Babamla başlayıp bizlerle devam eden koruma-kullanma dengesi bizim için önemli bir kıstas.” diyerek sürdürülebilirlik yaklaşımını benimseyen yerli ve yabancı girişimcilerle ortak çalışmalar geliştirebileceklerini belirtiyor.

Folklorik Yörük Parkı için hedefin yalnızca yeni alanlar oluşturmak ya da ziyaretçi sayısını artırmak olmadığını dile getiren İyicil, doğayı korurken Yörük kültürünü yaşatmanın ve geçmişten gelen mirası gelecek kuşaklara aktarmanın öncelikleri olduğunu kaydediyor.

Kemer’in doğal dokusu içerisinde yer alan Yörük Parkı, yenilenen sosyal alanları ve korunan kültürel kimliğiyle ziyaretçilerine doğa, tarih ve Yörük yaşam kültürünü bir araya getiren farklı bir deneyim sunuyor.