Gastronomi ile sinemayı aynı platformda buluşturan Uluslararası Gastronomi Film Festivali'nin (UGFF) Kars edisyonu başladı. 12 Temmuz'a kadar devam edecek festival, söyleşilerden belgesel gösterimlerine, gastronomi panellerinden açık hava sinemasına uzanan zengin programıyla Kars'ın kültürel ve gastronomik mirasını uluslararası bir perspektifle tanıtmayı hedefliyor.
Festivalin açılışında konuşan Uluslararası Gastronomi Film Festivali Kurucu Direktörü Gülper Ergün, Anadolu'nun zengin kültürel mirasını gastronomi ekseninde sinemanın anlatım gücüyle dünyaya taşımayı amaçladıklarını belirterek, Kars'ın festival için özel bir yere sahip olduğunu söyledi. Ergün, "Kars katman katman bir kültüre ve kültürel mirasa sahip. Bu nedenle festivalimizin en önemli duraklarından biri oldu. Buradan edindiğimiz değerleri, geçtiğimiz nisan ayında Londra'da olduğu gibi farklı uluslararası platformlarda da tanıtmayı hedefliyoruz." dedi.
Gastronomi ve sürdürülebilirlik ele alındı
Festivalin ilk gününde düzenlenen "Gastro Sınıf: Mutfağın Vicdanı: Gastronomide Etik ve Sürdürülebilirlik" oturumunda şef Efe Çetin ile gastronomi araştırmacısı Yalçın İnam katılımcılarla buluştu.
Efe Çetin, Kars mutfağının yalnızca kaz eti ve gravyer peynirinden ibaret olmadığını belirterek, yöresel ürünlerin gerçek değerinin doğru hikâyelerle anlatılması gerektiğini vurguladı. Çetin, Kars gastronomisinin temelinde üreticilerin uzun yıllara yayılan emeği ve özverisinin bulunduğunu ifade etti.
Yalçın İnam ise dört yıl önce gündeme gelen festival fikrine ilk andan itibaren destek verdiğini belirterek, Kars'ta böyle bir organizasyonun hayata geçirilmesinin bölgenin kültürel değerlerinin tanıtımı açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Program kapsamında ayrıca UGFF Uluslararası Yarışma Kısa Belgesel Seçkisi kapsamında Salyangozun Yolculuğu, The Table ve Agop'un Kazı adlı belgeseller izleyiciyle buluştu.
Yemeğin hikâyesi masaya yatırıldı
Festivalin ilgi gören etkinliklerinden biri olan "Ustalık, Zanaat ve Hikâye: Bir Yemeği Kültüre Dönüştüren Nedir?" başlıklı söyleşide, Derya Oruçoğlu moderatörlüğünde Cüneyt Asan, Hazer Amani, Suat Yılmaz ve Süleyman Tarakçı gastronominin kültürel boyutunu değerlendirdi.
Katılımcılar, yerel mutfakların yalnızca lezzet değil, aynı zamanda tarih, emek ve kimlik taşıdığına dikkat çekerek, gastronomi turizminin sürdürülebilir kalkınmadaki rolünü ele aldı.
Kars'ın kültürel hafızası sinema ile buluştu
Festival kapsamında düzenlenen söyleşilerde Kars'ın kültürel mirası, mimarisi ve sinemadaki yeri de masaya yatırıldı.
Singapurlu mimar Kay Ngee Tan, "Hikâyeler Anlatan Mekânlar Tasarlamak" başlıklı sunumunda Kars'ın tarihi dokusundan etkilendiğini ifade ederken, gazeteci Deniz Zeyrek, "Bir şehri tanımak istiyorsanız önce mutfağına, sonra yemeklerinin hikâyelerine bakın." sözleriyle gastronomi ile sinema arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çekti.
Festivalin "Kars Filmleri Üzerine" başlıklı oturumunda ise yönetmenler Reis Çelik, Faruk Hacıhafızoğlu ve Ertuğrul Karslıoğlu, Kars'ın sinema açısından taşıdığı kültürel zenginliği değerlendirdi. Yönetmen Rıza Sönmez de Orhan Pamuk'a Söylemeyin Kars'ta Çektiğim Filmde Kar Romanı da Var filminin gösteriminin ardından izleyicilerin sorularını yanıtladı.
Festivalin ilk günü, Stephen Chbosky'nin yönettiği Nonnas (Büyükanneler Restoranı) filminin açık hava gösterimiyle sona erdi.
Festival Boğatepe ve Ani'de devam edecek
Uluslararası Gastronomi Film Festivali'nin ikinci gün programı Boğatepe'de gerçekleştirilecek. Müze açılışları, belgesel gösterimleri, yönetmen söyleşileri ve eğitim panellerinin yer alacağı etkinlikler, Kars'ın kültürel mirasını farklı yönleriyle ele alacak.
Festival, son gününde UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Ani Ören Yeri'ne düzenlenecek kültürel geziyle tamamlanacak. Program kapsamında katılımcılar, Kars'ın tarihini, gastronomisini ve sinema kültürünü bir araya getiren bütüncül bir deneyim yaşama fırsatı bulacak.