Tofaş’ın Hierapolis Kazılarına Desteği 20 Yılı Aştı

Akademi Dünyasından Haberler

Tofaş, Hierapolis Antik Kenti’nde 2005 yılından bu yana kazı ve restorasyon çalışmalarına verdiği desteği sürdürüyor. Antik kentte 2026 yılı kazılarında yeni mermer yapılar ortaya çıkarılırken, anıtsal çeşmenin çevresinde bir açık hava müzesi oluşturulması planlanıyor.

Denizli’de Pamukkale ile birlikte 1988 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Hierapolis Antik Kenti’nde kazı, restorasyon ve koruma çalışmaları devam ediyor. Çalışmalara 2005 yılında destek vermeye başlayan Tofaş’ın katkıları, farklı yapıların araştırılması ve korunmasını kapsayan uzun süreli bir iş birliğine dönüştü.

Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, kültürel mirasın korunmasını gelecek nesillere yapılan bir yatırım olarak değerlendirdiklerini söyledi. Şirketin toplumsal yatırımlarında kalıcı değer oluşturmayı hedeflediğini belirten Eroldu, şu ifadeleri kullandı:

“Kültürel mirasa desteğimizi bir sponsorluk ilişkisi olarak görmüyor; eserlerin korunmasına katkı vermeyi, geleceğe yapılan bir yatırım olarak değerlendiriyoruz.”

Eroldu, çalışmalara katkılarından dolayı Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Denizli Valiliğine teşekkür etti. Hierapolis’te uzun yıllar görev yapan Prof. Dr. Francesco D’Andria’nın, mevcut Kazı Başkanı Prof. Dr. Grazia Semeraro’nun ve kazı ekibinin çalışmalarının önemini vurguladı.

Frontinus Kapısı’ndan Ploutonion’a Uzanan Destek

Şirketin açıklamasına göre Tofaş’ın ilk yıllarda Frontinus Kapısı’ndaki çalışmalara sağladığı destek, ilerleyen dönemde Antik Tiyatro, Nekropol ve Aziz Philippos Martyriumu gibi yapılara yönelik çalışmaları da kapsadı. İş birliği daha sonra “Cehennem Kapısı” olarak bilinen Ploutonion’un kazı ve restorasyonu ile Hades Heykeli’nin korunmasına yönelik uygulamalarla genişledi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Denizli Valiliğinin himayesinde yürütülen kazılarda, başta Türkiye ve İtalya olmak üzere farklı ülkelerden arkeolog, mimar, restoratör ve uzmanların oluşturduğu yaklaşık 40 kişilik uluslararası ekip görev yapıyor.

Ploutonion Bulguları Kutsal Alanın Geçmişine Işık Tuttu

Hierapolis kazılarının dikkat çeken keşiflerinden biri, antik kaynaklarda “Cehennem Kapısı” olarak anılan Ploutonion Kutsal Alanı oldu. Açıklamada, 2013 yılında yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan Arkaik Dönem parçaları ve Friglere ait Kibele kabartmasının, alanın kent kurulmadan önce de kutsal amaçlarla kullanıldığını gösterdiği belirtildi.

MÖ 6. yüzyıla uzanan bulgular, bölgenin dinî geçmişinin ve kullanım tarihinin yeniden değerlendirilmesine katkı sağladı.

Termal suyun çıktığı doğal bir boşluğun çevresinde yer alan Ploutonion, antik dönemde yeraltı dünyasının tanrısı Hades ile ilişkilendiriliyordu. Kazılarda bulunan, Hades’i tahtında otururken betimleyen mermer heykel bugün Denizli Arkeoloji Müzesi’nde korunuyor.

Antik tarihçi ve coğrafyacı Strabon’un bölgedeki ölümcül gazlara ilişkin anlatımları da araştırmalara yol gösterdi. Alanda ortaya çıkarılan kuş kemikleri ve diğer bulgular, bu anlatılarla birlikte değerlendirildi.

Anıtsal Çeşmede Koruma ve Restorasyon

Hierapolis’te 2022 yılından bu yana yürütülen çalışmaların önemli odakları arasında Apollon Kutsal Alanı ve Severuslar Nymphaeumu olarak adlandırılan anıtsal çeşme bulunuyor. Program, yapının korunması ve restorasyonunun yanı sıra ziyaretçi güzergâhlarının geliştirilmesini de kapsıyor.

Zeus, Hera, Apollon, Artemis ve Leto’yu betimleyen figürlü alınlıklarla süslenen çeşme, Apollon Kutsal Alanı’nın bir parçasını oluşturuyor.

Kazı ekibinin paylaştığı bulgulara göre yapı, kutsal alan boyunca uzanan büyük bir deprem fayının doğrudan üzerine inşa edildi. Araştırmalarda, termal suların fay hattı boyunca ilerleyerek yüzeye çıktığı ve bu sürece bölgedeki gaz çıkışlarının eşlik ettiği belirlendi.

Yapıda fay hattını aşan taşıyıcı kemerlerin bulunması, antik dönem mimarlarının bölgenin sismik koşullarına karşı geliştirdiği mühendislik çözümlerine ilişkin veriler sunuyor. Anıtsal çeşmenin günümüze ulaşan bazı bölümleri 12 metrenin üzerinde yüksekliğe sahip.

2026 Kazılarında Yeni Mermer Yapılar Bulundu

2026 kazı sezonunda çalışmalar, ziyaretçi güzergâhlarının oluşturulması planlanan anıtsal çeşmenin önündeki alana genişletildi. Kalın bir traverten tabakasının altında yeni mermer yapılar ortaya çıkarıldı.

Kazılarla eş zamanlı olarak çeşmedeki koruma uygulamaları da sürdürülüyor. Yapının kuzey köşesinde 2025 yılında özgün mimari elemanların yeniden bir araya getirilmesine yönelik çalışma gerçekleştirildi. 2026 yılı programında ise üç sütunun daha özgün parçalarıyla ayağa kaldırılması yer alıyor.

Projede, cephede yeniden kullanılması mümkün olmayan mimari elemanların çeşmenin önünde özel tasarlanmış çelik taşıyıcılar üzerinde sergilenmesi hedefleniyor. Bilgilendirme panoları ve multimedya içerikleriyle desteklenecek düzenlemenin bir “Nymphaeum Açık Hava Müzesi”ne dönüştürülmesi öngörülüyor.

Hierapolis Müzesi’nde korunan figürlü mimari frizlerin de bu alanda sergilenmesi planlanıyor. Projeyle antik yapılar ile bölgenin jeotermal ve sismik özellikleri arasındaki ilişkinin ziyaretçilere aktarılması amaçlanıyor.

Araştırmalarda Termal Görüntüleme Kullanılıyor

Antik kentin farklı noktalarında yapıların korunması ve ziyaretçi erişiminin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar da devam ediyor. Apollon Kutsal Alanı, Tiyatro, konut bölgesi, Ploutonion ve Aziz Philippos Kutsal Alanı çevresinde koruma ve güzergâh bakım uygulamaları yürütülüyor. Helenistik-Roma Dönemi Nekropolü’nde ise mermer lahitler ve mezar alanlarının düzeni araştırılıyor.

Kazı ekibi, sismik kırıklardan etkilenen bölgelerdeki sıcaklık değişimlerini belgelemek için drone tabanlı termal görüntülemeden yararlanıyor. Anıtsal çeşmeye ait mimari blokların kataloglanması ve kazı buluntularının belgelenmesi de sürüyor.

İtalyan Arkeoloji Heyetinin Denizli Müzesi ile iş birliğinde yürüttüğü çalışmalara Türkiye ve İtalya’daki üniversitelerden araştırmacılar, konservatörler, mimarlar ve deneyimli yerel çalışanlar katılıyor.