OECD: Uluslararası Turist Sayısı Rekor Kırdı, Ancak Turizmin Büyümeyi Sürdürebilmesi İçin Yeni Koşullara Uyum Şart

Sektörden Haberler

OECD tarafından yayımlanan OECD Tourism Trends and Policies 2026 raporuna göre, OECD ülkelerine yönelik uluslararası turist sayısı 2025 yılında yaklaşık %3,4 artarak 847 milyona ulaştı ve tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı. Bu artış, 2024 yılında kaydedilen %8,1’lik güçlü büyümenin ardından gerçekleşti.

Rapor, uluslararası turizmin ekonomik büyüme, istihdam ve vergi gelirlerine önemli katkılar sağlamaya devam ettiğini ortaya koyarken, jeopolitik gerilimler, değişen seyahat davranışları ve iklim değişikliğine bağlı aşırı hava olaylarının sektör üzerinde yeni baskılar oluşturduğuna dikkat çekiyor. OECD'ye göre destinasyonların bu belirsizliklere karşı daha dayanıklı hale gelmeleri ve değişen koşullara hızla uyum sağlayabilmeleri gerekiyor.

OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, turizm sektöründeki büyümenin sürdürülebilmesi için kamu ve özel sektörün iş birliğinin önemine vurgu yaptı.

Cormann, “Turizm, OECD ülkelerinde iş fırsatları, istihdam ve kamu gelirleri yaratmaya devam ediyor. Hükümetler ile özel sektörün bu büyümeyi sürdürebilmek ve sektörü daha dayanıklı hale getirebilmek için birlikte çalışması gerekiyor. Pandemi ve Orta Doğu'daki çatışmalardan çıkarılan dersler doğrultusunda krizlere hazırlık güçlendirilmeli; ziyaretçi akışları etkin biçimde yönetilerek turizmin uzun vadeli faydalar sağlaması güvence altına alınmalıdır.” dedi.

Jeopolitik Gelişmeler Seyahat Kararlarını Etkiliyor

Rapora göre, Orta Doğu'da devam eden çatışmalar uluslararası seyahat akışlarını olumsuz etkilerken ulaşım maliyetlerini de artırıyor. Bu durum özellikle bölge ülkelerini ve Körfez ülkeleri üzerinden hava bağlantısına bağımlı destinasyonları olumsuz etkiliyor.

OECD, bu etkilerin kısa vadede devam edeceğini öngörüyor. Güvenlik endişeleri, artan seyahat maliyetleri ve iptal riskleri nedeniyle turistlerin daha tanıdık destinasyonları tercih ettiği, daha kısa süreli tatillere yöneldiği ve daha ekonomik seyahat seçeneklerini değerlendirdiği belirtiliyor.

Bu nedenle havayolu şirketleri, tur operatörleri ve diğer turizm işletmeleri 2027 ve sonrasına yönelik planlamalarını yeniden şekillendirirken, destinasyonların da değişen jeopolitik, ekonomik ve iklim kaynaklı risklere uygun yeni stratejiler geliştirmeleri gerektiği ifade ediliyor.

Finlandiya, Japonya ve Kore Rekor Büyüme Kaydetti

OECD verileri, üye ülkeler arasında turizm performansının önemli farklılıklar gösterdiğini ortaya koyuyor.

2025 yılında dört ülke uluslararası turist sayısında çift haneli büyüme gerçekleştirerek yeni rekorlara ulaştı:

  • Finlandiya: %16,5
  • Japonya: %15,8
  • Güney Kore: %15,7
  • Norveç: %12,5

Japonya ve Güney Kore, 2024 yılında başlayan güçlü toparlanma sürecini 2025'te de sürdürdü. Özellikle uluslararası hava bağlantılarının artması ve Japon yeninin değer kaybetmesi, her iki ülkeye yönelik talebi önemli ölçüde artırdı.

Bazı Ülkelerde Toparlanma Hâlâ Tamamlanmadı

Buna karşılık bazı OECD ülkelerinde uluslararası turist sayısında gerileme yaşandı ve pandemi öncesi seviyelere henüz ulaşılamadı.

2025 yılında turist sayısı azalan ülkeler şunlar oldu:

  • Amerika Birleşik Devletleri: %5,5 azalış
  • İrlanda: %2,8 azalış
  • Almanya: %0,8 azalış
  • Kanada: %0,6 azalış

Orta Doğu'daki çatışmalardan en fazla etkilenen ülkelerden biri olan İsrail'de ise uluslararası turist sayısı pandemi öncesi döneme göre hâlâ %70,8 daha düşük seviyede bulunuyor.

Turizmin Geleceği Dayanıklılığa Bağlı

OECD, uluslararası turizmin yeniden güçlü bir büyüme ivmesi yakaladığını ancak gelecekte başarının yalnızca turist sayısındaki artışla değil, destinasyonların krizlere karşı dayanıklılığıyla ölçüleceğini vurguluyor.

Raporda; kriz yönetimi kapasitesinin artırılması, sürdürülebilir destinasyon yönetimi, ziyaretçi akışlarının dengeli biçimde planlanması ve turizm pazarlarının çeşitlendirilmesi, sektörün uzun vadeli başarısı için temel öncelikler arasında gösteriliyor.

OECD tarafından gerçekleştirilen son ankete göre, üye ülkelerin yaklaşık üçte biri, 2026 yılı sonunda turizm performanslarının 2025 seviyesini aşmasını ve yeni ziyaretçi rekorları kırılmasını bekliyor.

OECD Tourism Trends and Policies 2026 raporu, küresel turizmin yeniden büyüme dönemine girdiğini ortaya koyarken, değişen küresel koşullara uyum sağlayabilen, krizlere hazırlıklı ve sürdürülebilir turizm politikaları geliştiren destinasyonların geleceğin kazananları olacağını ortaya koyuyor.