Lütfi Kırdar’ın geleceği tartışılıyor: “İstanbul kongre turizminden vazgeçmemeli”

Sektörden Haberler

Eski Turizm Bakanı Bahattin Yücel, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nın geleceğine ilişkin gelişmelerin İstanbul’un kongre turizmi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. İstanbul’un uluslararası kongre, fuar ve etkinliklerde daha güçlü bir merkez olabileceğini belirten Yücel, “Türkiye bu sektörden vazgeçmemeli” dedi.

Turizm Gazetesi’nin “Turizm Sohbetleri” programında Halim Bulutoğlu’nun konuğu olan Bahattin Yücel, turizm sektörünün güncel sorunlarını ve Türkiye’nin turizm politikalarını değerlendirdi.

Programda Bodrum’daki sezon, Türkiye’nin fiyat rekabetçiliği, uluslararası dijital rezervasyon platformlarına yönelik yasa teklifi, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasındaki tartışmalar ve İstanbul’un kongre turizminin geleceği ele alındı.

Lütfi Kırdar’ın işletmesinde devir süreci

Sohbetin öne çıkan başlıklarından birini Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nın geleceği oluşturdu.

Temeli 1948 yılında atılan ve 1949’da İstanbul Spor ve Sergi Sarayı adıyla açılan yapı, 1996’da Birleşmiş Milletler Habitat II Zirvesi öncesinde uluslararası kongre merkezine dönüştürüldü. Merkezin işletmesi aynı yıldan itibaren Uluslararası Kongre Sarayı Tesisleri İşletmeciliği Ticaret AŞ (UKTAŞ) tarafından yürütüldü.

Halim Bulutoğlu, UKTAŞ’ın yönetiminde TÜRSAB’ın yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanlığının da temsil edildiğini ancak son dönemde merkezin işletmesinin Bakanlığa geçmesine yönelik gelişmeler yaşandığını belirtti.

Turizm Ekonomi’nin 11 Ağustos’ta yayımladığı haberde, UKTAŞ ile Bakanlık arasında uzun süredir devam eden hukuki sürecin Bakanlık lehine sonuçlandığı ve tarafların devir programı üzerinde çalıştığı ileri sürüldü. Kültür ve Turizm Bakanlığından ise merkezin geleceğine ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı.

Bahattin Yücel, Lütfi Kırdar’da yaşanan sürecin Bakanlık ile TÜRSAB arasındaki daha geniş kapsamlı gerilimin bir yansıması olduğunu savundu. Pandemi dönemindeki kira ödemeleri konusunda ortaya çıkan anlaşmazlıkların ardından hukuki sürecin başladığını belirten Yücel, “Şimdi sanıyorum UKTAŞ orasını Bakanlığa devredecek” dedi.

“Türkiye bu sektörden vazgeçmemeli”

Lütfi Kırdar’ın geleceğinin İstanbul’un kongre ve etkinlik turizmi açısından ele alınması gerektiğini belirten Yücel, Türkiye’nin toplantı, teşvik seyahati, kongre ve etkinlik turizmi olarak tanımlanan MICE sektöründe önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.

Türkiye’nin büyük uluslararası toplantılara ev sahipliği yapabilecek tesislere ve hizmet altyapısına sahip olduğunu ifade eden Yücel, İstanbul’daki kongre merkezlerinin konser, festival ve fuarlarla desteklenerek daha güçlü bir etkinlik destinasyonu oluşturulabileceğini dile getirdi.

Yücel, “Türkiye bu sektörden vazgeçmemeli. İstanbul’da ayrıca çok ciddi bir kongre ve etkinlik merkezi olabilirdi” diye konuştu.

Bodrum’da talep düşük, ikinci konut kullanımı artıyor

Programda Bodrum turizminin güncel durumu da değerlendirildi. Yücel, yerli ve yabancı turist talebinin beklentilerin altında kaldığını, buna karşılık ikinci konut kullanımının arttığını söyledi. Bu hareketliliğin bölgedeki esnafa kısmen katkı sağladığını ancak nüfus yoğunluğunun altyapı sorunlarını daha görünür hâle getirdiğini belirtti.

Su ve kanalizasyon altyapısının artan nüfusu karşılamakta zorlandığını ifade eden Yücel; atık yönetimi, çevre kirliliği ve aşırı yapılaşmanın Bodrum açısından önemli sorunlara dönüştüğünü söyledi.

Muğla’nın uzun kıyı şeridine rağmen halkın denize erişiminin giderek zorlaştığına da dikkat çeken Yücel, kıyıların ve plajların kullanımında kamu yararının gözetilmesi gerektiğini vurguladı.

“Türkiye yabancı turist için pahalı hâle geldi”

Yücel’e göre Türkiye turizminin temel sorunlarından biri fiyat rekabetçiliğinin zayıflaması. Türk lirası cinsinden maliyetlerin döviz karşılığının yükselmesiyle Türkiye’nin yabancı ziyaretçiler açısından pahalı bir destinasyona dönüştüğünü belirten Yücel, işletmelerin artan giderlerini fiyatlara yansıtmak zorunda kaldığını söyledi.

Kredi faizleri ile işletme maliyetlerindeki artışın sektörü zorladığını ifade eden Yücel, Türkiye’nin geçmişte sahip olduğu fiyat avantajını büyük ölçüde kaybettiğini savundu.

Türk turistlerin Yunanistan’a yönelik talebindeki artışın Türkiye’de yaşanan talep kaybının temel nedeni olarak gösterilemeyeceğini belirten Yücel, asıl sorunun genel ekonomik koşullar ve yüksek maliyetler olduğunu söyledi.

Booking.com ve Airbnb düzenlemesi

Programın diğer gündem maddesini Booking.com ve Airbnb gibi uluslararası dijital konaklama platformlarına yönelik yeni yasa teklifi oluşturdu.

10 Ağustos 2026’da TBMM Başkanlığına sunulan Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi, yabancı platformların Türkiye’de izin belgesiyle faaliyet göstermesini, ülkede temsilci bulundurmasını ve Türk hukukuna tabi olmasını öngörüyor. Komisyonda bulunan teklifte, platformların konaklama işletmelerinden alacağı toplam komisyon ve hizmet bedelinin satış tutarının yüzde 17’sini aşmaması da düzenleniyor.

Yücel, teklifin Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TÜRSAB arasında uzun süredir devam eden yetki tartışmasının yeni bir aşaması olduğunu savundu. 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu kapsamında rezervasyon hizmetlerinin seyahat acentacılığı mevzuatıyla bağlantılı olduğunu belirten Yücel, uluslararası platformların Türkiye’deki faaliyetlerine ilişkin düzenleme sürecine TÜRSAB’ın da dâhil edilmesi gerektiğini söyledi.