Dedeman Hospitality 60. yılında “Başak Yolu” projesini tanıttı

Sektörden Haberler

Dedeman Hospitality, 60. yılında geliştirdiği “Başak Yolu” projesini Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı’nda ilk kez kamuoyuna tanıttı. Toprak, üretim, zanaat, sanat, araştırma ve konukseverliği aynı çatı altında buluşturmayı amaçlayan proje, Anadolu ve Türk Dünyası’nın kültürel birikimini yaşayan miras ve bilimsel çalışmalar üzerinden geleceğe aktarmayı hedefliyor.

Dedeman Hospitality, 1966’da başlayan konukseverlik yolculuğunun 60. yılında yeni bir kültür ve sürdürülebilirlik projesini hayata geçiriyor.

İstanbul Turizm Fuarı’nda ilk kez tanıtılan Başak Yolu, gastronominin yanı sıra üretim kültürünü, geleneksel zanaatları, sanatı, araştırmayı ve sürdürülebilirliği kapsayan uzun vadeli bir yapı olarak kurgulandı.

Projenin temel yaklaşımında üretici, usta, sanatçı, araştırmacı ve misafirin aynı kültürel hafıza çevresinde buluşturulması yer alıyor.

Çıkış noktası tahıl ve ekmek kültürü

Başak Yolu’nun temelinde, insanlık tarihinin en eski üretim ve paylaşım unsurlarından biri olan tahıl ve ekmek bulunuyor.

Projede referans verilen arkeobotanik araştırmalar, Kuzeydoğu Ürdün’de yaklaşık 14 bin 400 yıl öncesine uzanan ekmek üretimi izlerini ortaya koyarken, DNA araştırmaları da evcil siyez buğdayının kökenini Diyarbakır’daki Karacadağ bölgesiyle ilişkilendiriyor.

Başak Yolu, bu tarihsel birikimi yalnızca geçmişe ait bir miras olarak değil, günümüzün üretim, sofra ve konukseverlik kültürüne taşınabilecek bir bilgi kaynağı olarak ele alıyor.

Bu anlayış doğrultusunda otel, şehir ve sofra arasındaki ilişkinin de yeniden yorumlanması hedefleniyor.

Altı farklı yol, altı farklı kültürel aktarım

Başak Yolu’nun yapısı altı ana başlıktan oluşuyor: İpek Yolu, Kervan Yolu, Başak Yolu, Atalar Yolu, Tokat Yolu ve Dedeman Yolu.

Her başlık farklı bir eylemi ve kültürel aktarım biçimini temsil ediyor.

İpek Yolu “yürümeyi”, Kervan Yolu “konaklamayı”, Başak Yolu “üretmeyi”, Atalar Yolu “aktarmayı”, Tokat Yolu “nakşetmeyi”, Dedeman Yolu ise “ağırlamayı” ifade ediyor.

Bu yapı içerisinde tarımsal üretimden zanaata, kültürel aktarım biçimlerinden konukseverliğe kadar farklı değerlerin aynı sofra çevresinde buluşturulması planlanıyor.

Tokat baskısı da projenin kültürel miras unsurlarından

Başak Yolu’nun zanaat boyutunda Tokat baskı kalıpları da yer alıyor.

Yüzyıllardır sürdürülen bu geleneğin desen, teknik ve ustalık bilgisinin belgelenmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanıyor.

Proje böylece gastronominin yanında el sanatları ve geleneksel üretim bilgisini de yaşayan kültürel mirasın bir parçası olarak değerlendiriyor.

“Ustalık Sofrası” ile geleneksel bilgiler kayıt altına alınacak

Başak Yolu’nun önemli çalışma alanlarından birini ekmek ve tahıl kültürü oluşturuyor.

Bu kapsamda geliştirilen Ustalık Sofrası programıyla ekşi maya, kadim tahıllar ve geleneksel reçete bilgisinin ustalar aracılığıyla belgelenmesi hedefleniyor.

“Ölçünce · Kıvamında” adı verilen yaklaşımda ise malzemenin doğru kullanılması, emeğe saygı ve israfın azaltılması öne çıkıyor.

Dedeman Hospitality bu yaklaşımı, üretim ve sofra kültüründe bütünlüğü koruyan bir anlayış olarak tanımlıyor.

11 şehir, 11 farklı sofra

Başak Yolu’nun İstanbul Turizm Fuarı’ndaki ilk sunumunda 11 şehir, kendilerine özgü ürün ve sofra kültürleriyle temsil edildi.

Tokat bağ yaprağı, Kastamonu çekme helvası, Şanlıurfa içli köftesi, Erzurum kadayıfı, Kayseri mantısı, Gaziantep fıstık ezmesi, Trabzon Akçaabat köftesi, Konya kenevir helvası, Kars peynirleri, Eskişehir Küllüoba ekmeği ve Midyat Süryani çöreği seçkide yer aldı.

Bu yaklaşımda şehirlerin yalnızca turistik destinasyon olarak değil; üretim biçimleri, yerel ürünleri, ustaları ve kültürel miraslarıyla birlikte ele alınması amaçlanıyor.

Küllüoba’nın 5 bin yıllık ekmeği yeniden yorumlandı

Fuardaki dikkat çekici örneklerden biri de Eskişehir Küllüoba Höyüğü’nde bulunan yaklaşık 5 bin yıllık ekmekten esinlenerek hazırlanan Küllüoba ekmeği oldu.

Gernik buğdayı ve ekşi maya kullanılarak yeniden üretilen ekmek, Başak Yolu’nun geçmişten gelen üretim bilgisini günümüz sofrasıyla buluşturma yaklaşımının örneklerinden biri olarak sunuldu.

Proje önce kurum içinde uygulanmaya başladı

Başak Yolu’nun kamuoyuna tanıtılmasından önce Dedeman Hospitality bünyesinde de bir uygulama süreci başlatıldı.

7 Eylül’de otel genel müdürleri ve merkez yöneticilerinin katılımıyla başlayan 12 oturumluk programın, sorumluları ve uygulama takvimleri belirlenen 36 somut aksiyonla 9 Ekim’de tamamlanması planlanıyor.

Böylece projenin yalnızca iletişim faaliyeti olarak kalmaması, şirketin operasyonlarına ve hizmet anlayışına da yansıması hedefleniyor.

Yol haritası 2053’e uzanıyor

Başak Yolu’nun yol haritası 2026’dan 2053’e uzanan dört aşamadan oluşuyor: Ekim, Filizlenme, Büyüme ve Hasat.

İlk aşama olan ve 2026–2028 dönemini kapsayan “Ekim” sürecinde ustaların ve zanaatkârların belgelenmesi, pilot sofraların oluşturulması ve bilimsel bir envanter hazırlanması planlanıyor.

Sanat çalışmaları ise Başak Yolu Sanat başlığı altında “duvar”, “sofra” ve “tarla” olmak üzere üç ayrı program üzerinden geliştirilecek.

COP31 için iklim ve kültür çalışması planlanıyor

Başak Yolu kapsamında Kasım 2026’da Antalya’da düzenlenmesi planlanan COP31 için iklim ve kültür ekseninde bir çalışma hazırlanması da hedefleniyor.

Proje, geleneksel üretim bilgisini yalnızca kültürel bir miras olarak değil, sürdürülebilirlik politikalarına katkı sağlayabilecek bir kaynak olarak değerlendirmeyi amaçlıyor.

“Sofrayı kuran, hikâyeyi de taşımak zorundadır”

Dedeman Hospitality yöneticileri Başak Yolu’nun uzun vadeli yaklaşımını, otelciliği yalnızca konaklama hizmetiyle sınırlamayan bir anlayış üzerinden tanımlıyor.

Şirket tarafından yapılan açıklamada, “Otelcilik yüz yıldır odayı anlattı. Biz odanın dışında kalanı anlatmak istiyoruz: şehrin sofrasını, sofranın arkasındaki toprağı, toprağın arkasındaki insanı” ifadelerine yer verildi.

Başak Yolu’nun geçici bir kampanya değil, 2053’e kadar uzanan bir kültür ve üretim programı olarak tasarlandığı vurgulandı.

60 yıllık konukseverlik mirasına yeni bir alan

İlk otelini 6 Haziran 1966’da açan Dedeman Hospitality, bugün Türkiye’de ve farklı uluslararası pazarlarda faaliyetlerini sürdürüyor.

Şirket, 60. yılında hayata geçirdiği Başak Yolu ile konukseverlik mirasını gastronomi, üretim, zanaat, sanat ve sürdürülebilirlik başlıklarıyla genişletmeyi; toprağın, üreticinin, ustanın ve misafirin hikâyesini ortak bir kültürel hafıza içinde geleceğe taşımayı amaçlıyor.