Yaratıcı Turizm Deneyimi

KAVRAM Üretim Yönetimi ve Pazarlama Yönetim ve Organizasyon

Maddeye katkıda bulunan yazarlar:
Yazar: EZGİ BAYRAM ÖZ (2025) (Madde metni için tıklayınız)
Yazar: EDİZ GÜRİPEK (2025) (Madde metni için tıklayınız)
1 / 2

Yaratıcı turizm tanımlarındaki ortaklaşan bileşenler, turistlerin yerel halk/kültürleriyle doğrudan temas ederek kendi becerilerini ve yaratıcı potansiyellerini geliştirmeye yönelik öğrenme sürecindeki otantik deneyimler olarak ifade edilmektedir. Bu tanımdan hareketle somut olmayan kültürel miras ögelerinden olan geleneksel el sanatları üretimi, gastronomi atölyesi deneyimleri ve dans (halk oyunları), yaratıcı turizm faaliyetlerine örnek gösterilebilir.

Yaratıcı turizm deneyiminin doğuşu konusunda Richard ve Raymond (2000), turistlerin kişisel deneyimlerine katkı sağlayan daha ilgi çekici ve etkileşimli deneyim arayışlarını vurgular. Benzer şekilde Pine ve Gilmore (2011) tarafından turistlerin ilgi çekici ve benzersiz deneyim aradıkları dile getirilmektedir. Turistlerin bu arayışları “deneyim ekonomisi” fikrinin gelişimine katkı sağlarken öte yandan MacLeod (2012) tarafından turizm sektöründeki deneyimlerin eğitim, eğlence, estetik ve kaçış yoluyla dönüştüğü ileri sürülür. Yaratıcı turizm için yaratıcılık temelini sağlayan kategoriler; kültürel incelik, zanaat, kendini ifade etme yaratıcılığı, gelişmiş medya yaratıcılığı ve kişiler arası yaratıcılık olarak ifade edilir. Daha yaygın olarak kabul gören ve yaratıcılığın temelini sağlayan ögeler 4P ile ifade edilen kişi, süreç, ürün ve yer/ortam olarak sıralanabilir. 

Yaratıcı turizm deneyimini daha iyi anlayabilmek amacıyla bu deneyimi ihtiyaç haline getiren motivasyon kaynaklarına bakmak açıklayıcı olacaktır. Bu amaçtan hareketle deneyim ile ilgili öncelikle üç ihtiyaç kategorisi öne çıkmaktadır. Bunlar temel ihtiyaç, sosyal ihtiyaç ve entelektüel ihtiyaçlar olarak sıralanır. Anderson (2007) yaratıcılığın, ihtiyaçlar hiyerarşisinin üst basamağında yer alan entelektüel ihtiyaçların ‘yenilik, heyecan ve zorluklar’ ile ilgili olduğunu ileri sürer. Yaratıcı deneyimin somut çıktılar sunması, turistlerin, tüketici rollerinin yanında üretici olma potansiyellerine dikkat çekmektedir. Binkhort'a (2007) göre insanlar, yaratıcı deneyimleri sadece katılımcı olarak deneyimlemez; aynı zamanda bu deneyimleri tasarlar, tercih eder ve bu deneyimler üzerinde düşünür, böylece benzersiz deneyimler yaşama olanağına erişir. Buna ek olarak turizmde kapsamlı bir yaratıcı deneyim modeli geliştirme üzerine yapılan araştırma sonucunda yaratıcı deneyimin, ‘dış etkileşimler ve içsel yansımalarla’ birlikte gerçekleştiği savunulmaktadır. Bu araştırmada ifade edilen ‘içsel yansımalar’ bilinç/farkındalık ile etkileşime giren ihtiyaçlar ve yaratıcılığı ifade ederken; ‘dış etkileşimler’ ise çevre, insanlar ve ürün/hizmet ile öğrenme ve etkileşim sürecini ifade etmektedir. Bu sonuçlar, Burleson'un (2005) görüşü olan ‘öğrenme, yaratıcılık, kendini gerçekleştirme ve ihtiyaçlar, sinerjik bir döngü içinde işlenir’ görüşüyle önemli ölçüde uyum sağlamaktadır. Yaratıcı deneyim modelinin turistler perspektifiyle incelenmesi sonucunda ortaya çıkan model, turizmde yaratıcı olanın ne olduğu ve yaratıcı deneyimin nereden geldiğini açıklanabilir kılmıştır. Böylece yaratıcı turizm deneyiminin anlaşılması açısından önemli bir anlayış sağlamaktadır. Yaratıcı turizm deneyiminin kimler tarafından yaratıldığı ve bu deneyimi oluşturanların kimler olduğu burada üzerinde durulması gereken konulara işaret etmektedir. Çünkü yaratıcı turizm deneyimini oluşturanların turistlerin kendilerinin olmaması görüşü, yaratıcı turizm deneyimi için arz oluşturmanın, talep yaratmaktan daha kolay olduğu için eleştirilmektedir.

Referanslar

Richards, G. (2014). Creativity and Tourism in The City, Current Issues in Tourism, 17: 2, 119-144, DOI: 10.1080/13683500.2013.783794;Richards, G. ve Wilson, J. (2006). Developing Creativity in Tourist Experiences: A Solution To The Serial Reproduction of Culture? Tourism Management, 27(6): 1209-1223. https://doi.org/10.1016/j.tourman, (Erişim tarihi: 2005.06.002); Richards, G. (2019). Creative Tourism: Opportunities For Smaller Places? Tourism And Management Studies, 15: 7-10.https://doi.org/10.18089/tms.2019.15SI01; Tan, S. K., Kung, S. F. Ve Luh, D. B. (2013). A model of ‘creative experience’in creative tourism, Annals of tourism research, 41: 153-174. https://doi.org/10.1016/j.annals.2012.12.002;Rhodes, M. (1961). An Analysis of Creativity, Phi Delta Kappan, 42 (7): 305-310. https://www.jstor.org/stable/20342603.

Ayrıntılı bilgi için bakınız

Horwath, Z. (2013). Cultural Value Perception In The Memorable Tourism Experience. Smith, M. ve Richadrs, G.(Editör), in The Routledge Handbook of Cultural Tourism (s.396-403). Routledge;Richards, G. and Marques, L.(2012). Exploring Creative Tourism: Editors Introduction, Journal of Tourism Consumption and Practice, 4(2): 1-11. http://hdl.handle.net/10026.1/11687; Richards, G. (2014). Creativity and Tourism in The City, Current Issues in Tourism, 17: 2, 119-144, DOI: 10.1080/13683500.2013.783794.

2 / 2

Yaratıcı turizm deneyimi, turizm alanında katılımcı, üretken ve etkileşimli öğrenmeyi merkeze alan bir yaklaşım olarak tanımlanır. Kavramın etimolojik kökeni Latince creare (yaratmak) sözcüğüne dayanır. Bir turizm türü olarak yaratıcı turizm kavramının literatürdeki ilk kullanımının Pearce ve Butler (1993) tarafından gerçekleştirildiği kabul edilmektedir. Kültür turizminin sunduğu pasif gözlem temelli deneyimin ötesine geçerek turistlere daha derinlikli, etkileşimli ve öğrenme merkezli bir seyahat süreci sunma amacıyla gelişen yaratıcı turizm, kavramsal çerçevesine 2000’li yıllarda kavuşmuştur.

Richards ve Raymond, kavramı ilk kez sistematik bir biçimde ele alarak kültürel ürünlerin seri ve standart üretim biçimleriyle tekdüze hâle getirilmesini engellemeye çalışan; bunun yerine turistin kültürel üretime bizzat katıldığı, kendini geliştirme ve yaratıcı beceri edinme süreçlerinin ön plana çıktığı yeni bir turizm türü olarak tanımlamıştır. İlerleyen dönemlerde Richards ve Wilson’ın çalışmaları bu yaklaşımı daha da genişleterek yaratıcı turizmin bireysel yaratıcılığı teşvik eden, ziyaretçiyi kültürel üretimin öznesi hâline getiren ve destinasyonların kültürel sürdürülebilirliğine katkı sunan özgün bir deneyim modeli olduğunu vurgulamıştır. Bu çerçevede yaratıcı turizm, hem akademik literatürde hem de uygulamada kültür turizminin dönüşen bir formu olarak değerlendirilmekte; katılım, üretim, etkileşim ve yerel bilgi paylaşımı temelindeki yapısıyla çağdaş turizm araştırmalarında önemli bir konum edinmektedir. Yaratıcı turizm deneyiminin içeriği, katılımcının bir destinasyonda yalnızca gözlemci değil aynı zamanda kültürel üretimin bir parçası hâline gelmesini sağlayan etkinliklere dayanır. Bu deneyimler; el sanatları atölyeleri, gastronomi uygulamaları, sahne sanatları çalışmaları, yerel müzik veya dans dersleri, geleneksel üretim biçimlerinin öğretildiği pratikler ve yaratıcı tasarım süreçleri gibi geniş bir etkinlik yelpazesini kapsar. Bu açıdan yaratıcı turizm deneyimi, öğrenmeye, yaparak keşfetmeye ve kültürel anlam üretimine odaklanan bir yapı sunar.

Literatürde yaratıcı turizmin tanımı ve kapsamı üzerine çeşitli tartışmalar bulunmaktadır. Bazı araştırmacılar kavramı kültür turizminin bir alt alanı olarak değerlendirmekte, bazıları ise bağımsız bir turizm paradigması olarak ele almaktadır. Tartışmaların merkezinde, ziyaretçinin deneyim üzerindeki aktif rolü ve yerel toplulukların bilgi ve beceri aktarımındaki konumu yer alır. Yaratıcı turizm deneyimi, yerel halkın kültürel bilgi üreticisi ve eğitici rol üstlenmesi nedeniyle topluluk temelli turizmin güçlendirilmesine katkıda bulunan bir model olarak da görülmektedir.

Yaratıcı turizm deneyimi, destinasyon markalaşması, kültürel sürdürülebilirlik ve ekonomik çeşitlilik açısından stratejik bir araç hâline gelmiştir. Özellikle tek boyutlu kültürel sunumlardan uzaklaşmak isteyen destinasyonlar, yaratıcı deneyimler aracılığıyla özgün kimliklerini öne çıkarmakta ve ziyaretçilerin destinasyonla duygusal bağ kurmasını teşvik etmektedir. Deneyimin bireysel düzeydeki etkileri arasında yaratıcılık motivasyonunun artması, kültürlerarası etkileşimin güçlenmesi ve bireyin kendine özgü bir üretim sürecinin parçası olarak anlam yaratması yer almaktadır.

Bu yaklaşım, turizmin ticarileştirici baskılarına karşı kültürel değerlerin daha korunaklı ve katılımcı bir biçimde aktarılmasına imkân tanıdığı için literatürde sürdürülebilirlik boyutlarıyla da ele alınmaktadır. Yerel toplulukların bilgi ve becerilerinin ekonomik bir gelir kaynağına dönüşmesi, yaratıcı endüstrilerin gelişmesine destek vermesi ve ziyaretçilerin otantik üretim ortamlarına erişim sağlaması kavramın uygulamadaki güçlü yönleri arasında görülür. Bununla birlikte, yaratıcı deneyimlerin fazlasıyla ticarileştirilerek özgün içeriklerini kaybetme riski de araştırmacılar tarafından tartışılan bir diğer konudur.

Yaratıcı turizm deneyimi günümüzde, kültürel çeşitliliğin korunmasını önemseyen, üretime katılmayı tercih eden ve standardize edilmiş turistik ürünlerden uzaklaşmak isteyen ziyaretçiler tarafından giderek daha fazla talep edilmekte; bu yönüyle modern turizm yaklaşımları içinde öncü bir konum edinmektedir.

Etiketler:
Referanslar

Akdu, S. (2019). Sürdürülebilir turizm gelişimi ve yaratıcı turizm. Gümüşhane Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 10: 132–139.; Pearce, D. G. ve Butler, R. W. (1993). Tourism research: Critiques and challenges. London: Routledge.; Richards, G. (2011). Creativity and tourism: The state of the art. Annals of Tourism Research, 38(4): 1225–1253.; Richards, G. ve Raymond, C. (2000). Creative tourism. ATLAS News, 23: 16–20.; Richards, G. ve Wilson, J. (2006). Developing creativity in tourist experiences: A solution to the serial reproduction of culture? Tourism Management, 27: 1408–1413.; Richards, G. ve Wilson, J. (2007). Tourism development trajectories: From culture to creativity? İçinde Tourism, creativity and development (ss. 23–56). Routledge.

Konuyla ilgili diğer maddeler için bkz.: