Maddeye katkıda bulunan yazarlar:
Yazar: ZEYNEP İREM DEGER (2024) (Madde metni için tıklayınız)
Yazar: BUSE SAPMAZ (2026) (Madde metni için tıklayınız)
1 / 2

Adana Kebabı Türkiye’nin uluslararası alanda tanınan önemli bir lezzetidir. Bu lezzetli et yemeği, Türk ve Adana mutfağının önde gelen ve tanınmış bir temsilcisi olarak dünya çapında ün kazanmıştır. Adana Kebabı, özel eti ve baharatlarıyla Türk mutfağının zenginliğini yansıtan önemli bir kültürel değer haline gelmiştir. Adana Kebabı adını Türkiye’nin Çukurova bölgesinde yer alan Adana şehrinden alır. Adana Kebabı’nın en önemli karakteristik özelliği etin özel baharatlarla yoğrulması ve zırh adı verilen şişlere şekil verilerek kömür ateşinde pişirilmesidir. Kömür ateşinin közünde pişirme yöntemi etin lezzetini korurken, baharatların ete tam olarak işlenmesini ve zengin bir aroma oluşmasını sağlar.

Adana Kebabı, Türkiye’nin mutfak zenginliğini ve gastronomi mirasını temsil eden uluslararası bir lezzettir. Sadece yurtiçinde değil, Türk mutfağının yurtdışında tanınan ve talep gören lezzetleri arasındadır. Özellikle Türk restoranlarında ve yeme-içme mekânlarında sıklıkla sunulur ve yabancı turistlerin de ilgisini çeker. Yurtdışında birçok ülkede, Türk mutfağının önemli bir parçası olarak kabul edilir ve genellikle et severlerin favori tercihlerinden biri olmuştur. Ayrıca Adana Kebap, mahreç işareti olarak coğrafi işaret tescili ile koruma altına alınan bir lezzettir.

Adana Kebabı’nın yapımında en önemli noktalardan biri et seçimine dikkat edilmesidir. Adana Kebabı’nın eti erkek koyunlardan seçilir. Adana Kebabı’nın hazırlanışı: yaylalarda doğal ortamda yetiştirilmiş, en az bir yaşındaki erkek koyundan elde edilen et, iç yağ, sinir, damar ve zarlarından ayıklanır. Ayıklanan et, parçalar halinde bir gün dinlendirilir. Etin yağ durumuna göre ihtiyaç halinde kullanılmak üzere, koyundan elde edilen kuyruk yağı da aynı şekilde ayıklanıp, dinlendirilir. Dinlendirilmiş et, “zırh” tabir edilen, iki elle kullanılan, keskin bıçakla kıyılır. Kıyılmış et miktarının yüzde 15’i kadar dinlenmiş kuyruk yağı, etin yağ durumuna göre ihtiyaç olması halinde, zırh ile ayrıca kıyılır. Kıyılmış et ile kuyruk yağı, binde üç ile binde sekiz arasında (ideali binde beş) toz kırmızı biber ve tuz ilave edilerek yoğrulur. Bu karışım Adana Kebabı’nın ana unsurunu teşkil eder. Farklı olarak, yukarıdaki karışıma kırmızı taze biber doğranarak katılır. Hazırlanan karışım tekrar yoğrularak homojenlik sağlanır. Yoğrulmuş karışım, zırh ile tekrar kıyılır. Kıyma tekrar yoğrulur. Homojen hale gelmiş karışım, 0,5 santimetre kalınlığında, üç santimetre eninde, 90 - 120 santimetre uzunluğunda demir şişlere sıvanır gibi yapıştırılır. Bu işleme, eti şişe saplama adı verilir. Saplanan et, şiş yüzeyine dengeli bir şekilde yayılır. Dengeli sıvama pişmenin önemli şartıdır. Saplama esnasında el suya batırılıp, şiş üzerindeki et sıvazlanır. Bu işlem, etin şişten dökülmemesi için önemlidir. Şişe saplanan et miktarı 120 gramdır. Bir buçuk tabir edilen Adana Kebabı’nın eti ise 180 gramdır.

Pişirme: Hazırlanan şişler, alevsiz, durgun, korlu, kimyasal katkı maddesi içermeyen odun kömürü ateşinde, yeteri miktarda pişirilir. Pişirme derecesi, etin renginin kırmızıdan koyu kahverengiye dönme seviyesidir. Pişirme esnasında şişler sık sık çevrilir. Bu sırada etin üzerinde oluşan yağlar pide ekmeklerle alınır. Yağlanan pide ekmekler, pişmekte olan kebabın üzerinde tutularak, ekmeklerin ısısı korunur. 

Sunum: Pişmiş olan kebap eli yakmayacak kadar ısıtılmış, kuru, geniş ve yayvan porselen veya metal tabakta servis yapılır. Yağlanmış ve soğutulmamış pide ekmek usulüne uygun, keskin bıçakla parçalanır. Büyük parça, kebabın alt kısmına gelecek şekilde tabağın içine serilir. Pişen kebap ekmek parçası yardımı ile şişten parçalanmadan tabaktaki ekmeğin üzerine sıyrılır. Geniş tabağın boş görünen bölümlerine, kebapla aynı anda pişen, domates parçaları, yeşil sivri biber (acı veya tatlı) ile süs biberi ilave edilir. Ayrıca ayrı ayrı küçük tabaklarda; soğan salata (kuru soğan ve maydanoz kıyılarak sumak ve tuz ilave edilerek yanında turunç/limon parçaları ile sunulur); ezme domates salata (kabuğu soyulmuş domates, kuru soğan, ezilmiş görüntüsü verecek şekilde zırh ile kıyılarak, tuz, acı kırmızı toz biber, zeytinyağı, turunç/limon suyu ilave edilir); çoban salata (domates, salatalık, maydanoz, yeşil sivri biber doğranarak, tuz, zeytinyağı, turunç/limon suyu ilave edilir); arzu edilirse maydanoz, tere, yeşil sivri biber, süs biberi, turp, süs biberi turşusu, kesilmiş turunç/limon parçaları hazırlanarak kebapla birlikte sunulur.

Ayrıntılı bilgi için bakınız

Adana Mutfağı

2 / 2

Adana Kebabı, kullanılan etin niteliği, hazırlama tekniği, pişirme yöntemi ve sunum özellikleriyle diğer kebap türlerinden ayrılmaktadır. Yemeğin tarihsel gelişimine ilişkin kesin bir başlangıç tarihi ortaya koymak güç olmakla birlikte, bölgenin hayvancılık faaliyetleri, et tüketim alışkanlıkları ve yerel mutfak kültürüyle ilişkilendirilebilir. Adana mutfağının tanınmış yemeklerinden biri olan kebap, kentin gastronomik kimliğinde önemli bir yere sahiptir.

Adana Kebabı’nın hazırlanmasında koyun eti, toz kırmızı biber ve tuz kullanılmakta; etin yağ durumuna göre gerektiğinde kuyruk yağı eklenmektedir. Tescil belgesinde, bölge yaylalarında doğal koşullarda yetiştirilmiş, en az bir yaşındaki erkek koyunlardan elde edilen etin kullanılması öngörülmektedir. Et, iç yağından, sinirlerinden, damarlarından ve zarlarından temizlenerek parçalar hâlinde bir gün dinlendirilir. Kullanılacak kuyruk yağı da ayrıca ayıklanıp dinlendirilir.

Yemeğin ayırt edici özelliklerinden biri, etin kıyma makinesi yerine zırh adı verilen ve iki elle kullanılan özel bir bıçakla kıyılmasıdır. Hazırlanan ete gerektiğinde ayrıca kıyılmış kuyruk yağı, toz kırmızı biber ve tuz eklenerek karışım yoğrulur. Tescil belgesinde taze kırmızı biberin de kullanılabileceği belirtilmektedir. Karışımın homojenleşmesi için yeniden kıyma ve yoğurma işlemleri uygulanır.

Hazırlanan karışım, uzun ve yassı demir şişlere elle tutturulur. Etin şiş üzerinde dengeli biçimde dağıtılması, pişirme sırasında bütünlüğünü koruması ve eşit pişmesi açısından önemlidir. Eti şişe tutturma işlemi, deneyim ve el becerisi gerektiren üretim aşamalarından biridir.

Adana Kebabı, kimyasal katkı maddesi içermeyen odun kömürünün alevsiz közünde pişirilir. Şişler sık sık çevrilerek dengeli pişme sağlanır. Pişirme süresi; etin miktarına, şiş üzerindeki kalınlığına ve ateşin durumuna göre değişmektedir. Ateşin yönetilmesi, yağın alevlenmesinin kontrol edilmesi ve etin uygun biçimde pişirilmesi, kebap ustalığının önemli bileşenleridir.

Kebap sıcak olarak servis edilir. Tescilde tanımlanan sunumda pide, közlenmiş domates ve biber ile salatalar kullanılmaktadır. Soğan, maydanoz ve sumakla hazırlanan salata, domates ezmesi, çoban salatası ve çeşitli yeşillikler yemeği tamamlamaktadır. Turunç veya limon da sunuma eşlik edebilmektedir. Geleneksel üretim özelliklerinin yanı sıra bu tamamlayıcı unsurlar da ürünün tanımlanan sunumunun parçalarıdır.

Adana Kebabı, gündelik yeme-içme alışkanlıklarında, kebap restoranlarında ve toplu yemeklerde tüketilmektedir. Yerel halkın tüketiminin yanı sıra Adana’yı ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin gastronomik deneyimlerinde de yer almaktadır. Yemeğin hazırlanışının ve pişirilmesinin gözlemlenebildiği işletmeler, yerel mutfak bilgisinin ziyaretçilere aktarılabileceği ortamlar sunmaktadır.
Adana Kebabı, Adana Ticaret Odasının 15 Ağustos 2003 tarihli başvurusu sonucunda sekiz Şubat 2005 tarihinde 65 tescil numarasıyla mahreç işareti olarak tescillenmiştir. Türk Patent ve Marka Kurumunun coğrafi işaret sicilinde “Yemekler ve çorbalar” ürün grubunda bulunmaktadır. Coğrafi sınır Adana ili olarak belirtilmekle birlikte, sicil belgesinde tanımlanan özelliklere bağlı kalınması koşuluyla başka yörelerde de üretilebileceği ifade edilmektedir.

Coğrafi işaret tescili, ürünün Adana ile bağlantısının ve ayırt edici üretim özelliklerinin korunması açısından önem taşımaktadır. Etin seçilmesi, zırhla kıyılması, şişe tutturulması ve kömür ateşinde pişirilmesi, geleneksel ustalık bilgisinin uygulandığı aşamalardır. Bu bilginin kuşaktan kuşağa aktarılması, yemeğin yöresel niteliğinin sürdürülmesine katkı sağlamaktadır.

Adana Kebabı, Türkiye’nin farklı şehirlerinde ve yurt dışındaki Türk mutfağı işletmelerinde de hazırlanmaktadır. Bununla birlikte malzeme bileşimi, etin kıyılma yöntemi, baharat kullanımı, şişin biçimi ve pişirme tekniği bakımından farklı uygulamalar görülebilmektedir. Adana Kebabı adıyla sunulan her ürünün tescilde tanımlanan özellikleri taşıdığı varsayılmamalıdır. Tescilli ürünün değerlendirilmesinde coğrafi işaret sicilindeki ölçütler esas alınmalıdır.

2018 yılında yayımlanan ve Adana’daki 15 restoranın işletme sahipleri, yöneticileri veya ustabaşılarıyla yapılan görüşmelere dayanan bir araştırmada, bazı katılımcıların ürünün coğrafi işaretle korunduğunu bilmedikleri belirlenmiştir. Katılımcıların denetimlere ilişkin ifadeleri de tescil ölçütlerinin uygulanmasının önemine işaret etmektedir. Bu bulgular, araştırmanın gerçekleştirildiği dönem ve incelenen işletmeler çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Adana Kebabı, yerel yemek kültürünün gündelik yaşam içindeki yerini korurken kentin gastronomi turizmi kapsamında tanıtılmasında da kullanılmaktadır. Yöresel salatalar ve diğer tamamlayıcı ürünlerle birlikte sunulması, ziyaretçilere bölgenin mutfak kültürünü deneyimleme olanağı sağlamaktadır. Geleneksel üretim bilgisinin aktarılması ve tescil ölçütlerinin uygulanması, yemeğin kültürel kimliğinin ve ayırt edici özelliklerinin korunmasını desteklemektedir.

Referanslar

Adana Ticaret Borsası (2021). Adana Kebabı, https://adanatb.org.tr/cografi-isaret/adana-kebabi/, (Erişim tarihi: 12 Ekim 2026); Kültür ve Turizm Bakanlığı (t.y.). Adana Kebabı. Kültür Portalı, https://www.kulturportali.gov.tr/portal/adanakebabi-1, (Erişim tarihi: 12 Ekim 2026); Türk Patent ve Marka Kurumu (t.y.). Adana Kebabı: Coğrafi İşaret Tescil Kaydı (Tescil No: 65), https://ci.turkpatent.gov.tr/cografi-isaretler/detay/37930, (Erişim tarihi: 12 Ekim 2026); Yalım Kaya, S. ve Şahin, E. (2018). Tescilden Uygulamaya Coğrafi İşaretler: Adana Kebabı Üzerine Bir İnceleme, Güncel Turizm Araştırmaları Dergisi, 2 (Ek 1): 189–199, https://dergipark.org.tr/tr/pub/guntad/article/447948, (Erişim tarihi: 12 Ekim 2026).