-
2025
Kadeş Savaşı tüm ayrıntıları ile yazılı olarak günümüze ulaşmış en eski savaştır. Mısır tapınak duvarlarında hem yazılı hem de resimli olarak bu savaşın tüm ayrıntısı vardır. Hititler ve müttefikleriyle ilgili bilgiler, katılan devletler –birkaç eksikle- teker teker sayılır. Hitit Büyük Krallığı o dönemde 21 büyük ülkeyi kapsıyordu. Hitit Ordusu Kral Muvattali’nin büyük bir siyasi başarısı ile çok çeşitli devletlerin bir araya gelmesinden oluşmuş o zamana göre en modern orduydu. Hititlerin çağın devrimci denecek yepyeni bir silahı vardı: “Hitit savaş arabaları”. Bu da Hititler’in at yetiştiriciliğinde çok ileri bir düzeyde olduklarını gösterir.
O zamanlarda da Suriye ve Filistin toprakları durmadan yakılıp yıkılıyor şehirler ve kaleler yerle bir ediliyor insanlar kılıçtan geçiriliyordu. Amarna mektuplarında Suriye ve Filistin’deki site krallarının bu konulardaki şikayetleri günümüze ulaşmıştır. Yardım için Firavuna yalvarmaktadırlar. Mısır’da Firavun Birinci Sethos-Seti (MÖ XIII. yüzyıl), Şam’a kadar olan bölgenin güvenliğini sağlar ama bu kez karşısında savaşmayı göze alamayacağı bir düşman vardır: Hitit Kralı Muvattalis. Birinci Srthos’un Oğlu İkinci Ramses (MÖ 1290-1224), tahta çıkınca Mısır’da hem ekonomik hem de askeri atılımlara girişir. Suriye sınırını da yeniden düzenlemek için harekete geçer. Hititlerde Kral İkinci Mursilis’in ölümünden sonra yerine gelen oğlu Muvatallis de babasının bıraktığı mirası korumak zorundaydı.
İkinci Ramses Krallığı'nın beşinci yılında (MÖ1285) Hititler Filistin’e girerler. Muvattalis komutasındaki Hititlerin Kadeş Kalesi’ne yerleştiklerini haber alan Ramses saldırmaya karar verir. Eskiçağın iki süper gücü hesaplaşmak için karşılaşacaklardır. (Üçüncü güç Akkadlardı) Muvattalis birçok ulusların birlikleriyle ordusunu güçlendirmiş, Likyalı korkunç korsanlardan meydana gelen bir birliği de vardır, Ordusu 20.000 kişiye yaklaşıyordu. Ayrıca kendi icatları olan 3500-5000 kadar da atlı savaş arabaları vardır. Şimdiye kadar hiçbir firavun bu kadar çok sayıda savaşçıyı karşısında görmemişti. (Mısırlılar bu sayıyı daha da abartırlar. Düşman sayısı ne kadar çok olursa, kazanılacak şan da o kadar büyüktür.)
Ramses Ordusunu dört kısma ayırmıştı. Bunlar Amon, Re, Ptah ve Sutekh diye Mısır’ın büyük tanrılarının adlarını taşıyordu. Bahar ayında Kadeş’e yaklaşır ve şehrin karşısında ordugahını kurar. Muvattalis çok sağlam bir plan uygulamaya koyulur. Taktik tuzağı olarak iki bedeviyi Ramses’e gönderir. Bunlar asker kaçağı rolü oynarlar. Hitit Ordusu hakkında yanıltıcı bilgi verirler. Hitit Kralı'nın, “Tanrının oğlu olan Yüce Firavun’un ününü ve eşsiz gücünü duyunca Halep’e doğru geri çekildiğini” söylerler. Ramses bunlara inanır. Amon bölüğünün başına geçerek ilerlemeye başlar. Bu sıra Hititler oldukları yerden çıkıp Asi Nehrinin karşı tarafına geçerler. Ramses Hititlerin kaçmadığını aksine şehrin arkasında büyük bir orduyla beklediklerini duyunca tehlikenin büyüklüğünü anlar. Hititler’in savaş arabalarında sürücüden başka iki savaşçı, Mısırlıları'nkinde ise sadece bir savaşçı vardır. Muvattalis bu orduyu darmadağın eder. Bir Mısır yazıtı der ki: “Yürüyüş kolundaki RE Ordusu'nun tam orta kesimine saldırdılar. Ordu savaşa hazır değildi. Bu yüzden majestelerinin askeri de, savaş arabaları da onların karşısında yenildi.”
Ordular aşağı yukarı aynı güçteydi. İki tarafta da 20.000 kadar savaşçı vardı. Muvattalis Mısırlıların Re Ordusu'nu yok edince zaten Firavun’un ordusunun dörtte birini yok etmiş oluyordu. Diğer ordular Asi Nehri kıyısında bekliyorlardı. Muvattalis geniş bir harekatla Firavunu ve Amon Ordusu'nu çember içine alır. Artık Mısırlıları kesin yenilgiye uğratmaları an meselesidir. İşte bu arada bir mucize olur. Savaş tam sonuçlanmadan iki ordu karşılıklı olarak geri çekilirler.
Kadeş savaşından 10 veya15 yıl sonra Hitit ve Mısır bir antlaşma ile bu düşmanlığı sonlandırırlar. Muvattalıs’in ömrü antlaşmayı yapmaya yetmez. Bunu Üçüncü Hattusilis yapar. Bu antlaşma büyük bir politik antlaşmanın ilk model örneği olarak kabul edilir. Ramses’in kurtuluşunu saray yazarı ayrıntısıyla ama çok abartılı anlatır. Sonunda “Majesteleri Hititler’in sözüne kulak vermeye yanaştı ve ordusuyla güneye giderken onlara barış için elini uzattı” der. Kadeş Savaşı Dünya tarihini etkileyen en önemli savaşlardan biridir. Buralar o zamanlar bütün dünya demekti. Nil ile Fırat-Dicle arasındaki ulusların alın yazısını etkilemiştir.
Mısır tapınaklarında, duvar yazıtlarında abartılı bir şekilde Firavun Ramses’in yüceliği ve Hititleri nasıl bozguna uğrattığı, savaşı kendilerinin kazandığı yazılıdır. Bunlarda Ramses için “Tanrının oğlu, gerçeğin sevgilisi, güçlü boğa, Hatti Ülkesinin ışığını söndürmüş, Hatti ülkesini çiğnemiş korkusuz kahraman , görkemli tanrısal şahin” diye yazar.
Notlar:
- Kadeş Suriye’de Halep ile Şam arasında Humus (Homs) şehrinin 25 kilometre güneyinde, Asi Nehri (Orontes) kıyısında idi.
- Tarihin en büyük savaş arabalarıyla yapılan savaşıdır. Sümerlerde de bir çeşit savaş arabası vardı. Bunlar Hitit arabalarına göre çok ağır ve hantal taşıtlardı.
- Tarihlerde 10-15 yıl sapma olabiliyor.
- Modern araştırmacılar Mısır yazıtlarındaki abartılara uzun süre inandılar. Bunun nedeni
- Firavun’un düşmanlarının sınır boylarında oturan basit kabileler sanılmış olmasındandır.
- Hiç kimse Ramses’in Kadeş’te Hitit gibi büyük bir siyasal güce karşı dövüşmüş olabileceğini düşünememişti. Hititlerin keşfedilmesi, Boğazköy kazıları ve bulunan binlerce tablet hikayenin bu tarafını, Anadolu tarafını açığa çıkarır.
- Sınırlarımızda süregelen savaş vahşetinin ilki, başlangıcı Kadeş Savaşıdır. Ne acıdır ki aynı topraklarda 3300 yıldır benzer savaşlar devam ediyor.
Referanslar
Ceram, C. W. (2008). Tanrıların Vatanı Anadolu. İstanbul: Remzi Kitabevi; Desti, M. (1998). Anadolu Uygarlıkları. Ankara: Dost Yayınları; Diakov, V. ve Kovalev, S. (1987). İlkçağ Tarihi. Ankara: Yordam Kitap; İnan, Af. (1987). Eski Mısır Tarihi ve Medeniyeti. Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları; Kuhrt, A. (2010). Eski Çağ’da Yakındoğu, Cilt I. İstanbul: İş Bankası Yayınları.
