Noel Baba - Aziz Nikola’nın Kemiklerinin Kaçırılması (1087)
Dinsel ve Kültürel Ritüel DİNSEL KONULAR İlahi Dinler TÜRKİYE'NİN İLLERİ Antalya
(Patara, Kaş, Antalya)
-
2025
Aziz Nikolaos’a ait kemiklerin Myra’dan kaçırılıp Bari’ye götürülmesi, kutsal emanetlerin yer değiştirmesiyle (kaçırılmasıyla) ilgili en çok tartışılan olaylardandır. Tanınmış Hristiyan Relik’lerini- “Relics” çalan Latinler buna Translatio-Nakil, diyerek meşrulaştırmaya çalışmışlar, kutsal değerleri talan edilen Bizanslar ise Furta Sacra-Kutsal gasp yani haydutça bir eylem olduğunu ısrarla belirtmişlerdir.
Aziz Nikolaos, IV. yüzyılda doğduğu Likya bölgesinde Myra’da, piskoposluk yapar; ölümünden sonra mezarı bir ziyaret ve hac merkezi haline gelir. Nikolaos’a mal edilen mucizeler, onun IV.-VII. yüzyıllar arasında, Akdeniz dünyasında çok ünlü bir aziz olarak tanınmasını sağlar. Mezarı Hristiyanlar için adeta bir haç yerine dönüşür. IX.-XI.yüzyıllarda Nikola kültü Batı Avrupa’ya yayılır. Hristiyan dünyasında denizciler, tüccarlar ve çocukların koruyucu azizi olur. Barililer bu ünlü azizin kemiklerinin kendi şehirlerinde bulunmasını isterler. Azizin şehirlerini koruyucağını, şehirlerinin önemini arttıracağını bilen bir grup denizci ve tüccar 1087 yılında Myra’ya gelerek kemikleri taşırlar. Taşıma olayı, Bari’de farklı İstanbul’da farklı anlatılmıştır. Nakilden hemen sonra yazılan “Translatio Sancti Nicolai – Aziz Nikola’nın Nakli” adlı metinde olay ayrıntılı biçimde anlatılır. Yazı, taşımayı yapan grubun sayısını açıkça 47 kişi olarak verir. Metnin Bari’de ve olayın hemen ardından yazılmış olması, anlatının Barililerin bakış açısını yansıtır. Bizans metinleri ise ayrıntıya girmeden, eylemin nasıl gerçekleştiği üzerinde durur; mezarın yerel din adamlarının onayı olmadan açıldığı, kemiklerin aceleyle ve seçilerek alındığını vurgular.
Orta Çağ’da Kutsal Emanet Taşıma: Translatio ve Furta Sacra
Orta Çağ Hristiyan dünyasında kutsal emanetlerin nakli Tanrısal istek olarak görülmüş ve translatio denerek kutsallaştırılmıştır. Buna göre bir azizin kemikleri, daha güvenli, daha saygın bir yere taşındığında, hem azizin yüceliği artmakta hem de yeni merkezin dinsel önemi güçlenmektedir .Anlatıya göre; Türklerin 1071 Malazgirt Zaferi'yle Anadolu’ya yayılmaları, Hristiyan Barilileri endişelendirir. Myra’daki kutsalın tehlike altında bulunduğunu savunarak taşıma “Translatio” kararı alırlar. Aziz Nikolaos’un bu taşınmaya bazı mucizevi işaretlerle onay verdiğini uydururlar. Bunlar:
- Tanrısal onay: Azizin rüyalar, işaretler veya mucizelerle izin verdiği ileri sürülür.
- Tehlike: Kutsalın “barbarlar”, “inançsızlar” tehdidi altında olduğu vurgulanır.
- Yeni merkezin kutsanması: Götürüldüğü yerde mucizelerin ve Tanrısal hoşnutluğun görünmesi
“Furta sacra”, kutsal emanetlerin zorla alınmasını yani kutsalın gaspı olarak tanımlar. Bizanslarda, bir kutsalın bulnduğu mekana köklü biçimde bağlı olduğu düşüncesi vardır. Nikolaos’un kutsallığı Myra ve çevresiyle birlikte oluşmuştur, yerinden edilmemelidir.. Kemiklerin Myra’dan alınması, yalnızca bir yer değiştirme değil, Myra ve çevresinde kutsal düzenin bozulması demektir. Yazar Patrick J. Geary “Bari olayı Orta Çağ’daki kutsal emanet gaspının en açık ve iyi belgelenmiş örneklerinden biridir” der. Bari’de taşımaya yasal dayanak için çok zorlamayla dinsel hikayeler uydurulur; Mezardan kutsal bir sıvı çıktığı, yolculuk sırasında mucizelerin yaşandığı ve Aziz Nikolaos’un Bari’deki yeni mekanını benimsediği yönünde öyküler anlatılır. Bunlarla yapılanı haklı gösteren bir dil oluşturulur. Bu dil, kısa sürede kurumsal adımlarla desteklenir. Papalığın desteğiyle San Nicola Bazilikası inşa edilir (1089) Bari’ye düzenli hac ziyaretleri başlatılır. Bari, Aziz Nikolaos’un Batı’daki ana merkezi haline gelir. Kutsal emanet, yalnızca dinsel bir değer olarak değil kentin ekonomik ve siyasal gücünü de artırır.
Aziz Nikolaos’un kemiklerinin Bari’ye taşınması, yalnızca dinsel değil aynı zamanda:
- Hac ekonomisinin oluşmasına,
- Liman kenti Bari’nin Akdeniz ticaretinde güçlenmesine,
- Kentin bir aziz kültü etrafında yeniden yapılanmasına katkı sağlar.
Bizans metinlerinde Aziz Nikolaos’un gerçek mekanının Myra olduğu açık biçimde ifade edilir. Mezarın zorla açılması ve kemiklerin parçalanarak alınması, kabul edilemez bir davranış olarak değerlendirilir. Olayın, 1054 yılında yaşanan Doğu–Batı ayrılığından (Schism) kısa bir süre sonra gerçekleşmiş olması, tepkiyi daha da sertleştirir. Bu yalnızca dinsel değil, kültürel ve siyasal bir müdahale olarak görülür.
Latinlerin Doğu’daki kutsal alanlara tecavüzleri, Hristiyanlık söyleminin dışında bir güçlülük gösterisi olarak görmek gerekir. Taşıma için belirtilen nedenler temelsizdir:
- Myra XI. yüzyılda terk edilmiş değildir, canlı bir kenttir.
- Aziz Nikolaos Kilisesi ünlü, etkin bir ibadet yeridir. Hastaların, fakirlerin, çocukların umut yeridir.
- Selçuklu yönetiminin Hristiyan kutsal alanlarını yok ettiğine dair hiçbir kanıt yoktur.
Bu veriler ışığında, “koruma amacıyla taşıma” savının tarihsel temeli zayıftır. Olay bir gasptır, kültürel hırsızlıktır. Batı dünyasının 1054 ayrılığı sonrasında Doğu Roma üzerinde bir siyasal kültürel egemenlik kurma girişimi olarak görmek lazımdır.
Aziz Nikolaos’un kemikleri meselesi, günümüzde:
- Kültürel mirasın iadesi,
- Yerinden edilmiş kutsal ve arkeolojik varlıklar,
- Evrensel müze söylemi ile yerel tarih hakkı çerçevesinde tartışılmaktadır.
Myra kazı başkanı Prof. Dr. Nevzat Çevik, Aziz Nikolaos’un kemiklerinin 1087’de zorla alındığını, bu kemiklerin doğduğu ve yaşadığı topraklara, yani günümüz Demre’sine geri getirilmesini talep etmiştir “Aziz Nikolaos’un adının dünyada iki binden fazla kiliseye verildiğine dikkati çeken Çevik, en erken ve orijinal kilisenin ise Demre’de olduğunu, mezarının da bulunması nedeniyle yörenin en az 1500 yıldır ziyaret edilen, hac merkezi olmuş bir yer olduğunu kaydetti. ”Kendi kilisesinde mezar şapeli var. Orada gömülmek istemiş, (1087 yılında Bari’den gelsinler, benim ölümü zorla alıp yurt dışına kaçırsınlar, orada bir kilise yapıp gömsünler) dememiştir” diyen Çevik, Aziz Nikolaos’un doğduğu yere gömülme isteğine saygı gösterilmesi gerektiğini anlattı”. (Habertürk 23.12. 2012)
Notlar:
Dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Aziz Nikolaos’un kemiklerinin iadesi konusunda ”Şu ana kadar resmi bir talepte bulunulmadığını” belirtmiştir. (1087 yılında henüz bölgeye hakim bir Türk devletinin olmadığını da hatırlamak gerekir.)
Bir Söz:
“Schisma’dan sonra Aziz Nikola bile taraf tutmaya zorlandı.”
Referanslar
Geary, P. J. (1978). Furta sacra: Thefts of relics in the central Middle Ages. Princeton, N.J.: Princeton University Press; Jones, C. W. (1988). Saint Nicholas of Myra, Bari, and Manhattan: Biography of a Legend. Chicago: University of Chicago Press.
