Jolly, Setur, TatilBudur ve Tatilsepeti yöneticileri, Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı’nda 2026 sezonunu değerlendirerek 2027 yılına ilişkin beklentilerini paylaştı. Panelde erken rezervasyon eğilimleri, fiyat hassasiyeti, değişen tüketici alışkanlıkları, dijital satış kanalları ve yurt dışı seyahat talebindeki artış öne çıkan başlıklar oldu.
Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı (ITF 2026) kapsamında EVENTMAGIX sponsorluğunda düzenlenen acenteler oturumu, Türkiye’nin önde gelen seyahat şirketlerinin yöneticilerini bir araya getirdi.
Jolly Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CEO’su Mert Vardar, Setur Turizm Ürün Yönetimi Direktörü Serhat Günay, TatilBudur Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kemal Çubuk ve Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç’ın katıldığı oturumda, 2026 sezonundaki gelişmeler ile 2027 yılına yönelik beklentiler ele alındı.
Panelde tüketici tercihleri, rezervasyon alışkanlıkları, erken rezervasyon performansı, fiyatlama, hizmet standartları, yurt içi ve yurt dışı talep ile dijital satış kanallarındaki dönüşüm tartışıldı.
Vardar: 2027’ye temkinli ama pozitif bakıyorum
Jolly Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CEO’su Mert Vardar, 2026 yılında iç turizm pazarında büyüme yaşandığını ve Jolly’nin de pazar payını artırdığını söyledi.
Tüketicilerin seyahat kararlarında daha fazla araştırma yaptığını ve daha bilinçli hareket ettiğini belirten Vardar, şirketin son dönemde önceki üç yıla kıyasla yüzde 40 büyüme kaydettiğini ifade etti.
Müşterilerin hem dijital hem de fiziksel satış kanallarından hizmet alabilmesinin önemine dikkat çeken Vardar, erken rezervasyon dönemine güçlü hazırlık yapılması gerektiğini söyledi.
Vardar, 2027’ye “temkinli ama pozitif” baktığını belirterek ürün çeşitliliğini artırmanın ve misafir beklentilerini doğru analiz etmenin öncelikli konular arasında bulunduğunu ifade etti.
Setur: Erken rezervasyonun payı geriledi
Setur Turizm Ürün Yönetimi Direktörü Serhat Günay, pandemi sonrasında seyahat acentelerinin sektördeki büyümeye önemli katkı sağladığını belirtti.
Günay, 2026 sezonunun genel olarak olumlu değerlendirilebileceğini ancak seyahat acentelerinin yıl boyunca üstlendikleri finansal riskleri yönetmek durumunda kaldıklarını söyledi.
Erken rezervasyondaki gelişmelere de değinen Günay, bu kanaldaki paylarının yüzde 40 seviyesinden yüzde 19’a gerilediğini ifade etti.
Söz konusu gerilemenin acentelerin finansman ve risk yönetimi üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekti.
TatilBudur maliyet ve hizmet standartlarına dikkat çekti
TatilBudur Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kemal Çubuk ise yakın coğrafyada yaşanan çatışmaların seyahat tercihlerine etkisine değindi.
Bu gelişmelerle birlikte iç pazarın büyüdüğünü belirten Çubuk, artan maliyetlerin turizm işletmelerindeki hizmet standartları üzerinde baskı oluşturabildiğini söyledi.
Çubuk, fiyat, maliyet ve hizmet kalitesi arasındaki dengenin önümüzdeki dönem açısından önemli başlıklardan biri olacağını ifade etti.
Yurt dışı seyahat talebinin artması bekleniyor
Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, Türkiye’den yurt dışına çıkan ziyaretçi sayısının yaklaşık 8 milyona ulaştığına dikkat çekerek 2027 yılında da yurt dışı seyahat talebindeki artışın devam etmesini beklediğini söyledi.
Turizmde geleceğe yönelik tahminlerin hızla değişebildiğini belirten Kılıç, çok uzun vadeli ve kesin öngörüler yerine tüketici davranışlarındaki güncel değişimlerin yakından izlenmesi gerektiğini ifade etti.
Kılıç, seyahat alışkanlıklarında uzun tatillerin yanı sıra yıl içine yayılan daha kısa ve daha sık seyahatlerin öne çıktığını belirterek turizm ürünlerinin bu eğilime göre geliştirilmesinin önemine işaret etti.
Fiyat hassasiyeti ve esneklik 2027’nin ana başlıkları arasında
Panelde yapılan değerlendirmeler, 2027 sezonunda fiyat hassasiyetinin seyahat kararlarında belirleyici olmaya devam edeceğine işaret etti.
Yurt içi ve yurt dışı talebin yönü, destinasyon tercihlerindeki değişim, erken rezervasyon modelleri, dijital satış kanallarının gelişimi ve ürün çeşitliliği sektörün önündeki temel başlıklar arasında gösterildi.
Seyahat acentelerinin değişen tüketici beklentilerine daha hızlı yanıt verebilmek amacıyla kişiselleştirilmiş ürünler, esnek rezervasyon seçenekleri ve güçlü dijital deneyimler geliştirmeye odaklandığı belirtildi.
ITF 2026’daki oturumda ortaya çıkan ortak değerlendirme ise 2027’de seyahat talebinin devam edeceği, ancak tüketicinin fiyat, esneklik, hizmet kalitesi ve satın alma deneyimi konusunda daha seçici davranacağı yönünde oldu.