Heraion Teikhos Kazısı
ARKEOLOJİK KAZI VE YÜZEY ARAŞTIRMASI TÜRKİYE'NİN İLLERİ Tekirdağ
(Karaevli, Süleymanpaşa, Tekirdağ)
-
2026
Heraion Teikhos, Tekirdağ ilinin Süleymanpaşa ilçesinde, Karaevli Mahallesi yakınlarındaki Karaevlialtı mevkiinde yer almaktadır. İstanbul–Tekirdağ karayolu üzerindeki yerleşim, kent merkezinin yaklaşık 10–15 kilometre doğusunda, Çitlembik Çayı’nın denize döküldüğü alanın doğu yakasında bulunmaktadır. Marmara Denizi kıyısındaki konumu, yerleşimin deniz ulaşımı ve kıyı boyunca gelişen ticari ilişkilerle bağlantısını açıklamaktadır.
Höyük niteliğindeki yerleşimde gerçekleştirilen araştırmalar, en erken iskân izlerinin MÖ III. binyıla uzandığını göstermektedir. Akropolde yürütülen kazılarda özellikle MÖ VI. yüzyıldan MS I. yüzyıla kadar uzanan kültür katları belirlenmiştir. Bu katmanlar, yerleşimin savunma düzeni, dinî yaşamı, üretim faaliyetleri ve gündelik kullanımlarındaki değişimlerin izlenmesine olanak sağlamaktadır. Kazılarda incelenen katmanların tarih aralığı, yerleşimin bütün kullanım tarihini tek başına sınırlandırmamaktadır.
Kentin erken dönem gelişimi, Trak toplulukları ile Ege dünyası arasındaki ilişkiler çerçevesinde değerlendirilmektedir. Samos Adası’ndan gelenlerin yerleşimle bağlantısı MÖ VIII. yüzyıla kadar götürülmektedir. Klasik ve Hellenistik dönemlere ait seramikler, damgalı amphora kulpları ve sikkeler, Heraion Teikhos’un Yunanistan ve Ege adalarıyla ticari ve kültürel ilişkilerini ortaya koymaktadır.
Heraion Teikhos, MÖ IV. yüzyılda Trak ve Makedon krallıkları arasındaki mücadelelerle de ilişkilidir. Trak Kralı Kersobleptes’in yönetimindeki kent, Makedonya Kralı II. Philippos’un bölgedeki askerî faaliyetleri sırasında kuşatılmıştır. Demosthenes’in anlatısıyla ilişkilendirilen bu olay MÖ 352/351 yıllarına tarihlenmektedir. Kentin savunma yapıları ve askerî buluntuları, bölgedeki siyasi mücadelelerin arkeolojik açıdan araştırılmasına katkı sağlamaktadır.
Yerleşimin başlıca mimari unsurlarından biri, akropolü çevreleyen sur sistemidir. Kuzeyde, iki dikdörtgen kuleyle desteklenen bir giriş belirlenmiştir. Kazı buluntuları, savunma sisteminin incelenen evresinin yaklaşık MÖ VI. yüzyılda oluşturulduğunu ve Büyük İskender dönemine kadar kullanıldığını göstermektedir. Kapı çevresinde ele geçen ok uçları, mızrak uçları ve sapan taneleri, savunma yapılarının kullanımına ilişkin veriler sunmaktadır.
Hellenistik dönemde akropolün mekânsal düzeninde değişiklikler meydana gelmiştir. Kuzey kapısının doğu kulesinin tahrip edildiği, sur duvarının doğu bölümünün kaldırıldığı ve bu kesimin tümülüs mezarların bulunduğu bir nekropol alanı olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Savunma hattının güneye yönelen yeni duvarlarla yeniden düzenlendiği değerlendirilmektedir. Bu değişimler, aynı alanların farklı dönemlerde savunma ve gömü amacıyla kullanılabildiğini göstermektedir.
Akropolün yüksek kesiminde bulunan kutsal alan, Hera/Kybele kültüyle ilişkilendirilmektedir. Buradaki dinî kullanımın başlangıcı MÖ VII. yüzyıla uzanmaktadır. Erken evrelerde törenlerin kısmen açık alanlarda, kısmen de anıtsal olmayan yapılarda gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Pişmiş toprak figürinler, kap parçaları ve sunularla ilişkili buluntular, kutsal alanın kullanım biçimlerinin belirlenmesinde önem taşımaktadır.
MÖ II. yüzyılda kutsal alanda daha büyük bir tapınak inşa edilmiştir. Ana mekânı yaklaşık 18 × 11 metre ölçülerindeki yapının iç yüzeyleri fresk ve stuko bezemelerle kaplanmıştır. Yapıda zaman içerisinde gerçekleştirilen eklemeler, tapınağın kullanım sürecinde genişletildiğini göstermektedir. Döşeme altında belirlenen adak çukurlarındaki hayvan kemikleri ve kap parçaları, alanda gerçekleştirilen ritüellerin araştırılmasına kaynak oluşturmaktadır. Ana tanrıça figürinleri de kutsal alanın dinî kimliğinin yorumlanmasında kullanılan buluntular arasındadır.
Akropoldeki araştırmalar, kazı ekibince kült ve tedavi merkezi olarak yorumlanan yapıların ortaya çıkarılmasını da sağlamıştır. Tıbbi alet olarak değerlendirilen nesneler, adak figürinleri ve ilaç hazırlanmasıyla ilişkilendirilen fırınlar, bu yorumun başlıca dayanaklarını oluşturmaktadır. Bulgular, kentte sağlık uygulamaları ile dinî yaşam arasındaki ilişkinin araştırılmasına olanak vermektedir. Ancak bunlar, tek başına düzenli tıp eğitimi veren bir kurumun varlığını göstermemektedir.
Kutsal alanın batısındaki mekânlarda bulunan dokuma tezgâhı ağırlıkları ve ağırşaklar, tekstil üretimiyle ilişkili faaliyetlere işaret etmektedir. Bu nedenle bazı yapıların dokuma atölyeleri olarak kullanıldığı düşünülmektedir. Buluntular, kentteki üretim faaliyetlerinin anlaşılması bakımından önemlidir. Bununla birlikte dokumacılığın örgütlenme biçimi, üretim hacmi ve tapınağın gelirleriyle ilişkisi hakkında kesin değerlendirmeler yapabilmek için ek verilere ihtiyaç bulunmaktadır.
Heraion Teikhos’un küçük buluntuları arasında tunç ve demir ok uçları dikkat çekmektedir. 2017 yılında yayımlanan bir araştırmada, kazılarda bulunan 29 ok ucundan değerlendirmeye uygun durumdaki 23 örnek incelenmiştir. Tunç örnekler çift kanatlı ve saplamalı olanlarla üç kanatlı ve kovanlı olanlar şeklinde gruplandırılmıştır. Demir örnekler ise kare kesitli, çift kanatlı ve üç kanatlı saplamalı tipler altında değerlendirilmiştir. İncelenen örneklerin çoğu MÖ IV. ve II. yüzyıllara tarihlenmektedir. Hellen yerleşimlerindeki örneklerle görülen biçimsel benzerlikler, karşılaştırmalı incelemelere olanak sağlamakla birlikte üretim yerini veya teknik bilgi aktarımını tek başına belirlememektedir.
Kırmızı figürlü kaplar, Kerch üslubundaki vazolar, damgalı amphora kulpları ve sikkeler, yerleşimin dış ilişkilerinin araştırılmasında kullanılan diğer buluntu gruplarıdır. Seramiklerin biçim ve bezeme özellikleri ile amphora damgaları, ürünlerin kökenleri ve dolaşım alanları hakkında bilgi sağlamaktadır. Taş baltalar ve el yapımı pişmiş toprak kaplar ise yerleşimin erken dönemlerinin değerlendirilmesine katkıda bulunmaktadır.
Heraion Teikhos’ta 2000 yılında başlatılan kazılar, Neşe Atik başkanlığında sürdürülmektedir. Araştırmalar; surlar, kutsal alanlar, mezarlar, sağlık uygulamalarıyla ilişkilendirilen yapılar ve üretim mekânları üzerinde yoğunlaşmaktadır. Mimari kalıntıların belgelenmesi ve küçük buluntuların incelenmesi, Trak toplumunun gündelik yaşamına ilişkin bilgilerin geliştirilmesini sağlamaktadır.
Antik kentin korunması ve ziyaretçilere tanıtılması amacıyla Geleceğe Miras Projesi kapsamında ören yeri düzenlemeleri planlanmıştır. Açıklanan çalışmalar arasında karşılama merkezi, dijital anlatımlar ve ziyaret güzergâhı bulunmaktadır. Bu düzenlemelerle kentin tarihinin, dinî yaşamının ve üretim faaliyetlerinin arkeolojik bulgular üzerinden aktarılması amaçlanmaktadır. Heraion Teikhos’un kültür turizmi açısından değerlendirilmesi, kazı ve koruma çalışmalarının sürdürülmesiyle ve ziyaretçi kullanımının arkeolojik dokuyla uyumlu biçimde düzenlenmesiyle ilişkilidir.
Referanslar
Anadolu Ajansı (2023, 11 Eylül). Tekirdağ’da Hera’nın Şehri’nde Kazı Çalışmaları Devam Ediyor, https://www.aa.com.tr/tr/kultur/tekirdagda-heranin-sehrinde-kazi-calismalari-devam-ediyor/3007293; Anadolu Ajansı (2024, 25 Eylül). Heraion Teikhos Antik Kentindeki Yaşam Karşılama Merkeziyle Ziyaretçilere Anlatılacak, https://www.aa.com.tr/tr/kultur/heraion-teikhos-antik-kentindeki-yasam-karsilama-merkeziyle-ziyaretcilere-anlatilacak/3359768; Atik, N. (2017). Heraion Teikhos Kazılarında Bulunan Ok Uçları, MASROP E-Dergi, 11 (16): 57–76, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/835160; Süleymanpaşa Belediyesi (t.y.). Heraion Teikhos Antik Kenti, https://www.suleymanpasa.bel.tr/bilgi/Heraion-Teikhos-Antik-Kenti--147, (Erişim tarihi: 10 Temmuz 2025); T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı (t.y.). Heraion Teikhos Antik Kenti – Tekirdağ, Türkiye Kültür Portalı, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/tekirdag/gezilecekyer/heraion-teikhos-antik-kenti, (Erişim tarihi: 10 Temmuz 2025).
Sanal Gezinti / İnternet Adresi
https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/tekirdag/gezilecekyer/heraion-teikhos-antik-kenti
