Giresun Taflanı
ZİRAAT, ORMAN VE SU ÜRÜNLERİ Meyve (İşlenmiş ve İşlenmemiş) TÜRKİYE'NİN İLLERİ Giresun
(Giresun)
-
2026
Taflan (Prunus laurocerasus L.), bir diğer adıyla karayemiş (Artvin’de tçkoo, Ordu’da Gürcü kirazı, Laz kirazı, Laz Üzümü, Laz Yemişi gibi yöresel isimler ile anılmaktadır), gülgiller (Rosaceae) familyasına ait, herdem yeşil bir ağaççıktır. Ortalama beş-altı metre boya ulaşabilen taflanın, kısa saplı, elips ya da dikdörtgensi forma sahip yaprakları 10–15 santimetre uzunluğundadır. Tüysüz olan yaprakların alt yüzeyi açık yeşil, üst yüzeyi ise parlak ve koyu yeşil renktedir. Nisan–Mayıs aylarında, kirli beyaz renkli, salkım şeklinde çiçekler açan taflan, çiçeklenme ve tozlaşma döneminde çevreye hoş bir koku yayarak tozlayıcıları kendine çeker. Yaz sonu, sonbahar başlarında hasat edilen Meyveleri, tek çekirdekli, yuvarlak ya da oval şekilli olup olgunlaştığında koyu mor ile siyaha yakın bir renk almaktadır. Hafif buruk ve tatlımsı bir tada sahiptir.
İlk olarak XVI. yüzyıl ortalarında Fransız doğa bilimci Pierre Belon tarafından Trabzon ve çevresinde yapılan botanik gözlemler sırasında kayıt altına alınarak toplanan taflana “Cerasus trapezuntina” (Trabzon kirazı) adı verilmiştir. Aynı yüzyıl içerisinde Flaman kökenli doğa bilimci Clusius tarafından Viyana'ya getirilmiş ve oradan Fransa ile İngiltere’ye yayılmıştır. Söz konusu ülkelerden Avrupa’nın diğer ülkelerine peyzaj bitkisi olarak kullanılmak üzere dağıldığı bilinmektedir.
Taflanın anavatanının Karadeniz havzası olduğu düşünülmekte olup, doğal yayılış alanı Kuzey İran’dan Kafkasya’ya, Türkiye’den Güneydoğu Avrupa’ya kadar uzanmaktadır. Özellikle Doğu ve Orta Karadeniz’in kıyı kuşağından itibaren 2000 metre yüksekliklere kadar, nemli-ılıman geniş yapraklı ağaç toplulukları ile birlikte bulunmaktadır. Rize–Trabzon hattı, Maçka çevresi, Giresun, Sinop’un Ayancık ilçesi, Zonguldak ve Kastamonu yöreleri ile Bartın ve Bolu çevresindeki ormanlık alanlarda görülür. Yine Karadeniz etkisinin hissedildiği Marmara Bölgesi’nde ise İzmit ve Adapazarı çevresi, İstanbul’un kuzey ormanları, Alemdağ, Uludağ ve kıyıya yakın nemli orman alanları taflanın yayılış gösterdiği başlıca sahalardır.
Toprak seçiciliği düşük olan tür farklı toprak koşullarına uyum sağlayabilmektedir. Özellikle derin profilli, iyi drene olmuş ve havalanması yeterli topraklarda gelişimi daha güçlü olmakta ve verim artışı gözlenmektedir. Nemli, humusça zengin, killi ve kumlu bünyeye sahip topraklarda sağlıklı şekilde yetişebilen tür, bunun yanı sıra taşlı ve kayalık alanlarda da yaşamını sürdürebilmektedir.
Taflanın antik dönemde, özellikle Karadeniz havzasındaki yerel topluluklar tarafından meyvesinden yararlanılan ve sınırlı ölçüde halk hekimliğinde kullanılan bir bitki olduğu, ancak klasik antik botanik kaynaklarda belirgin bir yer tutmadığı düşünülmektedir. Günümüzde ise karayemiş meyvesi ile taflanın yaprakları, içerdiği antioksidan bileşikler nedeniyle dikkat çekmektedir. Lif bakımından zengin olan ve yüksek oranda C vitamini içeren meyvenin, sindirim sisteminin düzenlenmesine katkı sağladığı belirtilmektedir. Ayrıca demir eksikliğine bağlı olarak meydana gelen anemi riskini azaltmaktadır. Yaprakların ise, sinirsel gerginliği azaltarak ruh hâli üzerinde dengeleyici bir etki gösterdiği ve kadınların menstrüel dönemlerinde rahim kaslarını gevşeterek ağrı hafifletici bir özellikte olduğu bilinir.
Maddenin konusunu oluşturan Giresun yöresinde, taflanın yerel halk tarafından çeşitli amaçlarla kullanıldığı bilinmektedir. Görele ilçesinde, eski taş evlerin yatak odalarına ait pencerelerinin yakınına dikilen taflan ağaçlarının, soğuğu kesmek ve rüzgâra karşı koruma sağlamak amacıyla tercih edildiği düşünülmektedir. Yine ayrıca taflan bir çit bitkisi olarak tarlalarda ve bahçelerde de yer almaktadır.
İlçenin yerlilerinden edinilen bilgiler doğrultusunda taflanın meyveleri ve yaprakları şifa amacı ile kullanılmaktadır. Bunlardan en bilineni meyvelerden yapılan taflan turşusudur (tuzlama). Doğu Karadeniz Bölgesi’nde, birçok sebze ve meyvenin yanı sıra bazı balık türlerinin de tuzlama yoluyla saklandığı görülmektedir. Besinlerin bu saklama yöntemine tabi tutulmasının nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, yıl boyunca etkili olan yüksek nemin ve yoğun yağışın, besinlerin kurutularak muhafaza edilmesini zorlaştırması nedeniyle bu yöntemin tercih edildiği düşünülmektedir.
Taflan turşusunun tarifi şu şekildedir: Olgunlaşan meyveler daldan toplandıktan sonra iyice yıkanarak temizlenir. Daha sonra miktarına uygun bidonlara konulur ve üzerine, yöre ağzıyla bir goşama (bir avuç) kaya tuzu ilave edilir. Ardından bidonun ağız kısmına kadar soğuk su eklenir. Yaklaşık bir ay sonunda turşu tüketilmeye hazır hâle gelir.
Genellikle yerel halk, taflan turşusunu kavurarak tüketmeyi tercih etmektedir. Kavurma yapımında, çekirdekleri ayıklanan taflanlar bir süre suda bekletilerek tuz oranının azalması sağlanır. Daha sonra bir tencerede yağ eritilir, ince doğranmış soğanlar eklenerek kavrulur. Kavrulan soğanların üzerine suda bekletilen taflan meyveleri ilave edilir ve birlikte kavrulması beklenir. Bu aşamadan sonra yemek servise hazır hâle gelir.
Bir başka edinilen bilgiye göre, yöre ağzıyla keyfanılar (yaşlı kadınlar), diz ağrılarında taflan yapraklarını kullanmaktadır. Kuzine üzerinde ısıtılan yapraklar, koyun yününe veya tülbente sarılarak diz üzerine bağlanır. Taflan, yörede sadece sağlık amaçlı değil, yaşlıların deyimlerine de konu olan bir bitki olarak kültürel bir yer edinmiştir. Örneğin bir durum veya olayın asla gerçekleşmeyeceğini belirtmek için “taflan yaprağını döktüğünde” ifadesi kullanılmaktadır. Bunun nedeni, taflanın hastalığı olmadığı sürece yaprağını dökmeyen bir tür olmasıdır; bu özellik, deyimde bir tür imkânsızlığı simgelemektedir.
Hem botanik açıdan hem de yöresel kültürde önemli bir yer tutan Giresun Taflanı için, coğrafi işaret alma çalışmaları devam etmekte olup, ekolojik, kültürel ve mutfak mirası açısından değerini korumaktadır.
Referanslar
Atalay, İ (2015). Türkiye Vejetasyon Coğrafyası. İzmir: Meta Basım ve Matbaacılık Hizmetleri; Günal, N. (2002). Türkiye doğal bitki örtüsünde bir çalı türü Taflan (Laurocerasus officinalis), Türk Coğrafya Dergisi, 38: 1-18; https://www.turkishagrinews.com/dr-muhammet-angin-geographical-indication-works-speed-up-in-giresun-province/ (Erişim tarihi: 27/12/2025); https://arastirma.tarimorman.gov.tr/findik/Sayfalar/Detay.aspx?SayfaId=52, (Erişim tarihi: 31/12/2025).
Ayrıntılı bilgi için bakınız
Günal, N. (2002). Türkiye doğal bitki örtüsünde bir çalı türü Taflan (Laurocerasus officinalis), Türk Coğrafya Dergisi, 38: 1-18
